Yargıtay: Yıllık İzin Dönemindeki Hafta Tatilleri İzin Süresinden Sayılmaz
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, milyonlarca işçiyi etkileyecek bir karara imza atarak yıllık izin döneminde denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresi hesabından çıkarılması gerektiğine hükmetti. Karara göre işçinin kullanmadığı yıllık izin günleri için işveren tarafından ücret ödenmesi zorunludur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin kullanılan dönemlerde gerçekleşen hafta tatili günlerinin izin süresi hesabından sayılmayacağına dair önemli bir karar verdi. Bu emsal karar, milyonlarca işçinin haklarını etkileyebilecek nitelikte olmuştur.
Dava, İstanbul'da yaşayan bir işçinin haksız fesih nedeniyle açtığı tazminat davasından kaynaklandı. Davacı, haftanın 6 günü günde 12 saat çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de mesai yaptığını belirtti. Son 6 ayda hafta sonu da çalıştığını ve yıllık izin hakkını kullanmadığını ileri süren işçi, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacağının tahsiline karar verilmesini talep etti.
İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi, işçinin 24 günlük yıllık izin kullandığını ve bakiye izin alacağının bulunmadığını tespit ederek davanın kısmen kabulüne hükmetti. Ancak Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına temyiz başvurusunda bulundu.
Yargıtay, temyiz başvurusunu yerinde bularak yerel mahkemenin kararını bozdu. Kararında, davacının 28 gün yıllık ücretli izin kullandığı ancak bu tarihler arasında toplamda 4 hafta tatili günü bulunduğuna işaret etti. Buna göre davacının kullanmadığı 4 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 56/5 maddesine göre, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. İş sözleşmesinin sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık ücretli izin sürelerine ait ücretler, son ücret üzerinden ödenmek zorundadır. Bu kararla işçilerin yıllık izin hakları daha net bir şekilde tanımlanmış ve korunmuştur.