">"> "> &lang=en"> ">
← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 07.08.2026 00:00 👁 1 görüntülenme

Turizmin en dinamik çarkının durma riski

Ağustos sıcağında turizmdeki ekonomik durgunluk yakıp geçiyor. Yılın ilk altı ayına ait turizm verileri önümüze geldiğinde, dolar bazında geçen yıla aşağı yukarı aynı seviyede duran bir gelir tablosu görüyorduk. Ziyaretçi sayısında ise yüzde 5,1'lik bir gerileme var. Yakın coğrafyamızdaki savaşların ve jeopolitik gerilimlerin gölgesinde bu düşüş ilk bakışta "makul" ya da "öngör

Turizmin en dinamik çarkının durma riski
Ancak resme masanın diğer tarafından, yeme-içme sektörünün penceresinden baktığımızda tablo hiç de öyle durmuyor.Genel verilere göre yüzde 5,1'lik kayıp; sahada, restoranda, masada çok daha derin bir daralma olarak hissettiriyor kendini. İşletmeler kesat. Bodrum ve Çeşme başta olmak üzere en gözde tatil beldelerimizde plajlar, restoranlar, oteller zorlanıyor. İşin daha da düşündürücü tarafı; aynı dönemde tatilini yurt dışında geçirmeyi tercih edenlerin oranında yüzde 16,5'lik bir artış var.Gelenin azaldığı, gidenin ise belirgin şekilde arttığı; bilançosu doğrudan işletmeciye ve sektöre kesilen çifte taraflı bir sıkışmayla karşı karşıyayız.Üstelik gelirler aynı gözükse de maliyetler geçen yıla oranla artmaya devam ediyor. “Oh size iyi oldu” diyenleri duymuyorum ve sıfır destek, milyon köstekle gelinen bu noktada yıl sonuna kadar birçok işletmenin veda edeceğini biliyorum. Çok yazık. Tam da bu noktada, sektörün ayakta kalması için ihtiyaç duyulan destek mekanizmaları gündeme geliyor; ancak orada da tablo pek iç açıcı değil.Son çıkan turizm teşvik yasasına baktığımızda, kapsamın yine son derece dar tutulduğunu görüyoruz. Turizm işletme belgeli restoranlar dahi bu teşviklerin tamamen dışında bırakılmış durumda, destekler yalnızca konaklama tesisleriyle sınırlı kalıyor. Oysa gastronomi ve yeme-içme sektörü, istihdam başta olmak üzere, turizm ekosisteminin ve ülke ekonomisinin en temel taşıyıcı sütunlarından biri.Ağırlaşan maliyetler ve düşen talep karşısında restoranların bu tür teşviklerden mahrum bırakılması, sahadaki yangını söndürmek bir yana, sektörün yükünü daha da ağırlaştırıyor.Hal böyleyken tavsiyeler, gurme buluşlar, öne çıkan destinasyonlar, şefin dokunuşları anlamını yitiriyor. İşletmelerin üzerindeki ağır yükü hafifletecek somut adımlar atılması artık bir zorunluluk. Yüksek KDV oranları, giderek ağırlaşan istihdam giderleri ve kontrolsüzce tırmanan girdi maliyetleri arasında sıkışan yeme-içme sektörü, tek başına bu yükü taşıyamayacak noktaya geldi.Madem doğrudan bir teşvik şemsiyesi sunulmuyor; o halde hiç değilse vergi düzenlemeleri ve istihdam kolaylıklarıyla işletmelerin nefes alması sağlanmalıdır. Aksi halde, turizmin en dinamik çarkını kendi ellerimizle durdurma riskiyle yüzleşeceğiz.Akşam üzeri arayınca bile akşama yer bulunuyorİngiltere'de yeni açıklanan kararla, pub'ların ve canlı müzik mekânlarının üzerindeki maliyet baskısını azaltmak amacıyla işletme vergilerinde yüzde 20 oranında indirime gidildi. Yaklaşık 32 bin işletmeyi kapsayan bu kararla hükümet, yerel sosyalleşme alanlarını korumayı hedeflediğini belirtti.Tıpkı bizdeki son teşvik düzenlemesinde olduğu gibi, İngiltere hükümeti de bu yüzde 20'lik vergi indirimini sadece pub ve müzik mekânlarıyla sınırlayıp restoran ve otelleri dışarıda bıraktı. İki Michelin yıldızlı şef Sat Bains öncülüğünde şefler bu duruma sert tepki gösterdi; artan gıda, enerji ve işçilik maliyetlerinin tüm sektörü vurduğunu vurgulayarak yüzde 20 KDV indiriminin derhal restoranlara da uygulanması çağrısında bulundular.Şef Sat Bains İngiltere’de yüksek yaşam maliyetlerinin insanları daha temkinli hale getirdiğini, ortalama üç ay olan rezervasyon bekleme süresinin iki haftaya indiğini söylüyor. Bizde iki hafta bekleyen müşteri kalmadı. Akşam üzeri arayın, aynı akşam için bulunamayacağınız yer yok!Sezon bitiyor, ağustos sıcağında turizm de ekonomik kriz yakıp geçiyor.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in