Türkiye ve Suudi Arabistan Körfez-Avrupa Demiryolu Koridoru İçin Anlaştı
Türkiye ve Suudi Arabistan, Körfez bölgesini Avrupa'ya bağlayacak stratejik bir demiryolu projesi için mutabakat zaptı imzaladı. Proje, Ürdün ve Suriye üzerinden geçerek nakliye süresini 15 günden 6 güne indirirken, maliyetleri yüzde 20-30 oranında düşürecek. Başarılı uygulama halinde Türkiye-Suriye ticaret hacmi 3 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkması hedefleniyor.
Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanlığı, Körfez bölgesini Avrupa kıtasına bağlayacak demiryolu projesi için mutabakat zaptı imzaladı. Uluslararası ticaret rotalarını yeniden şekillendirecek bu anlaşma, kesintisiz bir kara koridoru oluşturmayı hedefliyor.
Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, imzaların yeni bir dönemi başlattığını belirtmiş, iki ülkenin teknoloji, altyapı ve insan kaynakları alanlarında teknik işbirliğini geliştirmeyi amaçladığını ifade etmiştir. Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanı Saleh bin Nasser Al-Jasser ise, Ürdün ve Suriye üzerinden geçecek demiryolu projesi çalışmalarının yıl sonundan önce tamamlanacağını bildirmiştir.
Proje, Suudi Arabistan ulusal demiryolu ağının El-Haditha sınır kapısından başlayarak Ürdün sınırına uzandığı mevcut altyapıya dayandırılmaktadır. Komşu ülkelerdeki hasarlı sistemlerin onarılması için dört ila beş yıllık teknik yol haritası hazırlanmıştır.
Planlanan lojistik koridor Türkiye ağlarından başlayarak Halep ve Şam üzerinden 350 kilometre boyunca Suriye topraklarını geçmektedir. Hat, Amman ve Akabe limanına ulaştıktan sonra Suudi Arabistan ağına entegre olmaktadır. Yeni demiryolu projesi ticari nakliye süresini 15 günden 6 güne indireceği gibi, nakliye maliyetlerini yüzde 20 ile 30 arasında azaltacaktır. Sistem doğrudan Avrupa merkezlerine konteyner taşıyabilecek kapasitede tasarlanmıştır.
Yeni ulaşım hattı, tedarik zincirleri için Hürmüz Boğazı ve Babülmendep gibi gerilimli su yollarının önemi azaltacaktır. Ankara ve Şam yönetimleri, demiryolu projesi ekseninde kuzey koridorlarını güvence altına almayı planlamaktadırlar. Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İslahiye demiryolu kapısını açma hazırlıklarını tamamladıklarını duyurmuş, Nusaybin sınır kapısının da ticarete açılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtmiştir.
Türk bankalarının ve ticari kurumlarının Suriye şehirlerinde şube açmasına izin verecek mevzuat çalışmaları hızlandırılmıştır. Ticaret Bakanlığı yetkilileri, iki ülke arasındaki ticaret hacmini mevcut 3 milyar dolar seviyesinden kısa vadede 5 milyar dolara, 2030 yılına kadar 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Mohammad Nedal Alchaar, demiryolu projesi ekseninde uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurmak istediklerini belirtmiştir.
Suriye, devasa sanayi fırsatları sunan gelişmekte olan bir pazar olarak değerlendirilmektedir. Birçok Türk şirketi, tarihi sanayi merkezi Halep vilayetinde lisanslarını alarak faaliyetlerine başlamıştır. Türkiye Büyükelçisi Nuh Yılmaz, demiryolu projesi modelinin kazan-kazan ilkesiyle bölgesel entegrasyonu hızlandırdığını ve Körfez pazarlarına uzandığını vurgulamıştır. Uzmanlar, kalıcı siyasi istikrarın ancak ekonomik toparlanma ile sağlanabileceğini öngörmektedir.