Sarp kayalıkların üzerine kurulmuş rengârenk evler, denize açılan dar sokaklar, üzüm bağları ve küçük limanlar… Monterosso, Vernazza, Corniglia, Manarola ve Riomaggiore’den oluşan Cinque Terre, İtalyan Rivierası’nın en özel kıyılarından biri. Birbirinden birkaç dakikalık tren yolculuğuyla ayrılan beş durak, beş farklı karakter ve hepsinin ortak noktası Ligurya Denizi.
Cinque Terre’de mesafeler kısa, manzara ise neredeyse her virajda değişiyor. Birkaç dakikalık tren yolculuğuyla birinden diğerine geçebileceğiniz bu beş köy; sizi kimi zaman deniz kıyısında küçük bir meydana, kimi zaman yüzlerce basamak yukarıdaki bir terasa, kimi zaman da kayalıkların arasına sıkışmış rengârenk evlere çıkarıyor.Cinque Terre’yi özel kılan şeylerin başında coğrafyası geliyor. Dağların neredeyse dimdik denize indiği bu kıyı şeridinde yerleşimler yüzyıllar boyunca sarp araziye uyum sağlayarak gelişmiş. Evler kayalıklara kurulmuş, yamaçlar tarım yapabilmek için teraslara dönüştürülmüş. Bugün gördüğümüz Cinque Terre manzarası da büyük ölçüde bu coğrafyanın ve burada yaşayanların ona uyum sağlama biçiminin sonucu.Kayalıklara tutunmuş pastel renkli evler ise Cinque Terre’nin simgesi. Renkli cephelerle ilgili en yaygın anlatılardan biri, geçmişte denize açılan balıkçıların evlerini uzaktan ayırt edebilmesine yardımcı oldukları yönünde. Bugün Manarola’dan Riomaggiore’ye, Vernazza’dan Monterosso’ya uzanan renkli cepheler bölgenin en karakteristik görüntüsünü oluşturuyor.Kayalıkların şekillendirdiği hayat Bu sarp coğrafyada tarım yapabilmek de başlı başına bir ustalık gerektirmiş. Yerel halk yüzyıllar boyunca yamaçları, harç kullanılmadan taşların üst üste yerleştirildiği muretti a secco adı verilen kuru taş duvarlarla teraslara dönüştürmüş. Böylece neredeyse tarıma elverişsiz görünen yamaçlarda üzüm ve zeytin yetiştirmeyi başarmışlar.Cinque Terre’nin bugünkü yerleşim dokusunun geçmişi Orta Çağ’a kadar uzanıyor. O dönemde kıyıdan gelebilecek saldırılara karşı savunma önemliydi; bugün bölgede görülen kuleler, kaleler ve tahkimatlar da bu geçmişin izlerini taşıyor. Vernazza’daki Doria Kalesi ile Monterosso çevresindeki savunma yapıları bunlardan bazıları.Yüzyıllar boyunca dış dünyayla bağlantı ağırlıklı olarak denizden ve dağların arasından geçen patikalardan sağlanmış. Cinque Terre için asıl değişim 19. yüzyılın ikinci yarısında demiryolunun gelmesiyle başlamış. Kayalıkları tünellerle aşan hat, beş köyü hem birbirine hem de çevredeki kentlere bağlamış. Bugün hâlâ ulaşımın belkemiğini oluşturan tren, bölgeyi dolaşmanın da en kolay yolu. 1997’de Cinque Terre, Portovenere ile Palmaria, Tino ve Tinetto adalarıyla birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı.5 durak, 5 farklı Cinque Terre Kuzeyden güneye sıralanan Monterosso, Vernazza, Corniglia, Manarola ve Riomaggiore birbirine çok yakın olsa da her birinin havası farklı. Birinde denize girmek için uzun bir plaj, diğerinde küçücük bir liman, bir başkasında ise ulaşmak için yüzlerce basamak çıkmanız gereken sokaklar var.Denize girmek için Monterosso Cinque Terre’nin en büyük ve en düz yerleşimi Monterosso al Mare. Plaj keyfi yapmak isteyenler için en uygun adres burası. Yerleşim bir tünelle tarihi merkez ve Fegina olarak ikiye ayrılıyor. Fegina Plajı’nın sonunda yer alan dev Neptün heykeli Il Gigante ile San Giovanni Battista Kilisesi görülmesi gereken yerler arasında. Monterosso aynı zamanda hamsileriyle ünlü; menüde acciughe di Monterosso görürseniz denemeden geçmeyin.Vernazza: Limanın çevresinde Cinque Terre’nin en çok fotoğraflanan noktalarından biri Vernazza. Renkli evler yamaçlardan küçük ve korunaklı limana doğru iniyor; hayat ise büyük ölçüde denizin hemen kıyısındaki Piazza Marconi çevresinde dönüyor. Meydanın etrafında restoranlar ve kafeler sıralanıyor. Biraz yukarı çıkmayı göze alanlar Doria Kalesi’nden Vernazza’ya tepeden bakabilir. Deniz kıyısındaki Santa Margherita d’Antiochia Kilisesi de yerleşimin simge yapılarından.Corniglia: 382 basamak yukarıda Corniglia’nın diğer dört yerleşimden önemli bir farkı var: Doğrudan deniz kıyısında değil, yaklaşık 100 metre yüksekte bir kayanın üzerinde bulunuyor. Tren istasyonundan merkeze ulaşmak için ünlü Lardarina merdiveninin 382 basamağını çıkmanız gerekiyor. Merdivenle uğraşmak istemeyenler için servis araçları da var. Ulaşımının biraz daha zahmetli olması Corniglia’yı diğerlerine göre nispeten sakin tutuyor. Dar sokaklarda dolaştıktan sonra Santa Maria seyir noktasına çıkıp kıyıyı yukarıdan izlemek burada yapılabilecek en güzel şeylerden biri.Manarola: Gün batımı için Cinque Terre denildiğinde akla gelen o klasik renkli evler ve kayalık kıyı görüntüsünün en bilinen adreslerinden biri Manarola. Evler dik yamaç boyunca denize doğru inerken küçük limanın çevresi özellikle gün batımına doğru hareketleniyor. San Lorenzo Kilisesi’ni gördükten sonra kıyı boyunca uzanan yürüyüş yoluna çıkabilirsiniz. Manzaraya karşı bir şeyler yemek isteyenler için en iyi rotalardan biri ise terasıyla ünlenen Nessun Dorma.La Spezia yönünden geliyorsanız Cinque Terre’de karşınıza ilk Riomaggiore çıkıyor. Dik yamaca üst üste yerleşmiş renkli evleri, merdivenli geçitleri ve dar sokaklarıyla en hareketli görünümlerden birine sahip. Sokaklardan aşağı doğru indiğinizde küçük marina ve balıkçı tekneleri karşınıza çıkıyor. San Giovanni Battista Kilisesi’ni gördükten sonra yeniden limana dönüp külah ya da kese kâğıdında servis edilen kızarmış deniz ürünlerinden, yani fritto mistodan almak bir Cinque Terre klasiği.Cinque Terre’yi böyle keşfedin Cinque Terre’nin renkli evleri, dar sokakları ve küçük limanları elbette görülmeye değer. Ama buraya kadar gelmişken yalnızca bunlarla yetinmek olmaz. Bölgeyi biraz daha yakından tanımak, Ligurya’nın havasına daha fazla karışmak isteyenler için liste burada bitmiyor. Cinque Terre’de yapılacak daha çok şey var.Patikalara çıkın Cinque Terre’yi yalnızca trenle dolaşmak yetmez. Yerleşimleri birbirine bağlayan yürüyüş yolları, bölgenin kıyı manzaralarını görmenin en güzel yollarından biri. Sentiero Azzurro, yani Mavi Patika bunların en bilineni. Özellikle Monterosso-Vernazza ve Vernazza-Corniglia arasındaki bölümler oldukça popüler. Riomaggiore ile Manarola’yı birbirine bağlayan ünlü Via dell’Amore, yani Aşıklar Yolu ise kayalıkların kıyısından ilerleyen daha kısa ve kolay bir seçenek. Yola çıkmadan önce parkurların açık olup olmadığını ve hangi bölümler için Cinque Terre Card gerektiğini kontrol etmekte fayda var.Ligurya’dayken pesto yememek olmaz. Fesleğen, çam fıstığı, sarımsak, peynir ve zeytinyağıyla hazırlanan pesto Genovese, bölge mutfağının en bilinen lezzeti. Özellikle kısa ve burgu biçimindeki trofie makarnayla servis ediliyor. Focaccia, hamsi, midye ve kızarmış deniz ürünleri de Cinque Terre’de sık sık karşınıza çıkacak.Bir de denizden bakın Tren Cinque Terre’yi dolaşmanın en pratik yolu, ancak kıyının nasıl bir coğrafyaya kurulduğunu görmek için tekneye binmek gerekiyor. La Spezia, Portovenere ve Monterosso’dan hareket eden teknelerden bakıldığında karadan fark edilmeyen manzara ortaya çıkıyor: Denize dimdik inen dağlar, yamaçlara açılmış teraslar ve kayalıkların üzerine kurulmuş renkli yerleşimler. Cinque Terre’nin neden bu kadar farklı olduğunu belki de en iyi denizden bakınca anlıyorsunuz.