Yeni yatırımlarla yüksek katma değerli üretime odaklanıyor
Temel faaliyet alanını polistiren esaslı petrokimya ürünlerinin üretimi ve satışı oluşturan Dioki Petrokimya, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025” sonuçlarında 468’inci sırada yer aldı. Aynı listede bir önceki yıl 488’inci sırada bulunan şirket, böylece 20 basamak yükseldi. Şirketin üretimden net satışları da aynı dönemde
İSO 500’deki konumlarını her yıl daha ileriye taşımayı önemli bir motivasyon kaynağı olarak gördüklerini belirten Dioki Petrokimya CEO’su Ali Sefa Küçükboyacı, bir yılda gerçekleştirilen yaklaşık yüzde 34’lük nominal artışın üretim kapasitesinin etkin kullanımı, ürünlere yönelik talep ve ihracat pazarlarındaki çalışmaların sonucu olduğunu ifade etti.Şirketin büyüme stratejisinin üç temel başlık üzerine kurulduğunu vurgulayan Küçükboyacı; bunları Türkiye’nin ithalata bağımlı olduğu petrokimya ürünlerinde yerli üretim kapasitesinin artırılması, üretim teknolojisi ve proses yetkinliğinin sürekli geliştirilmesi ile Türkiye pazarının yanı sıra ihracat pazarlarında da rekabet edebilecek esnek ve kaliteli üretim yapısının oluşturulması olarak sıraladı.“İhracat, üretimin uluslararası rekabet edebilirliğini gösteriyor”2025 yılı İSO 500 verilerine göre şirketin ihracatının 36,564 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Küçükboyacı, 2026 yılı için ihracat hedefinin 50 milyon dolar olduğunu açıkladı. İhracatın yalnızca bir satış kanalı olarak değerlendirilmediğini vurgulayan Küçükboyacı, ihracat performansının aynı zamanda üretimin uluslararası standartlarda rekabet edebilirliğinin önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydetti. Avrupa başta olmak üzere farklı dış pazarlarda faaliyet gösterdiklerini belirten Küçükboyacı, petrokimya sektöründe ihracat rekabetinin yalnızca ürün kalitesiyle belirlenmediğine dikkat çekti.Hammadde, enerji, finansman ve lojistik maliyetlerinin de rekabet gücü üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti. Türk Malı petrokimya ürünlerinin kalite açısından küresel pazarda rekabet edebileceğini belirten Küçükboyacı, Türkiye’nin Avrupa, Balkanlar, Akdeniz ve yakın coğrafyalara olan yakınlığının önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Buna karşılık lojistik ve enerji maliyetleri açısından Avrupa’daki üreticilerle rekabet edebilmek için daha güçlü bir sanayi altyapısına ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.Şirketin son beş yıldaki önemli yatırımları arasında yaklaşık 40 milyon dolarlık yeni Genel Kullanım Amaçlı Polistiren (GPPS) tesisinin bulunduğunu belirten Küçükboyacı, yatırımın üretim kapasitesinde önemli artış sağladığını söyledi.Yeni tesisin yalnızca kapasite artışı sağlamadığını ürün çeşitliliği, üretim verimliliği ve ihracat kabiliyeti açısından da şirkete katkı sunduğunu ifade eden Küçükboyacı, önümüzdeki dönemde yeni ürün yatırımları üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Bu yatırımların başında ABS, SBS ve SBR gibi Türkiye’de henüz üretimi bulunmayan ürünlerin geldiğini belirten Küçükboyacı, önemli ölçüde ithalatla karşılanan bu ürünlerde yerli üretim kapasitesi oluşturmayı hedeflediklerini bildirdi.Bu yatırımların hayata geçirilmesiyle Dioki’nin ürün portföyünü polistiren ürünlerinin ötesine taşımayı arzuladıklarını kaydeden Küçükboyacı; mevcut portföyü daha yüksek katma değerli mühendislik plastiklerine doğru genişletmek ve çeşitlendirmek istediklerini ifade etti. Özellikle ABS yatırımının stratejik önem taşıdığının altını çizen Küçükboyacı; ABS’nin otomotiv, elektronik, küçük ev aletleri, oyuncak, bavul ve çeşitli teknik uygulamalarda kullanılan önemli bir mühendislik plastiği olduğunu belirtti. Küçükboyacı, Türkiye’de önemli ölçüde ithalata dayalı olan bu üründe yerli üretim kapasitesi oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.“Dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz”Ürün gamında beyaz eşya, elektronik, ambalaj, gıda ambalajı, yalıtım, oyuncak ve çeşitli teknik uygulamalarda hammadde olarak kullanılan Genel Kullanım Amaçlı Polistiren (GPPS), Yüksek Darbe Dayanımlı Polistiren (HIPS) ve Genleşebilir Polistiren (EPS) bulunduğunu söyleyen Ali Sefa Küçükboyacı, Dioki Petrokimya’nın kapasite artışıyla birlikte ihracat kabiliyetini de geliştirdiğini belirtti. Şirket açısından yalnızca mevcut ürünlerde kapasite oluşturmanın yeterli olmadığına değinen Küçükboyacı, Türkiye’de üretimi bulunmayan veya büyük ölçüde ithalata dayalı ürünlerin de yerli üretime kazandırılmasının hedeflendiğini ifade etti.