← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 19.08.2026 11:44

Piyasaların korktuğu senaryo fiyatlanmaya başladı: Üç kıtada aynı hareket

Orta Doğu'da yükselen tansiyonla petrolün 90 doların üzerine çıkması, küresel piyasalarda enflasyon hesaplarını yeniden değiştirdi. Yatırımcıların uzun vadeli borçlanma araçlarından çıkışı hızlanırken ABD'de 30 yıllık tahvil faizi 2007'den, Almanya'da 10 yıllık faiz 2011'den, Japonya'da ise 1996'dan bu yana görülmeyen seviyelere ulaştı.

Piyasaların korktuğu senaryo fiyatlanmaya başladı: Üç kıtada aynı hareket
Orta Doğu'da yeniden yükselen gerilimle petrol fiyatlarının 90 doların üzerine çıkması, enflasyonun yeniden güçlenebileceği endişesini artırırken küresel tahvil piyasalarında satış baskısı hızlandı. Büyük ekonomilerin yüksek kamu borçları, bütçe açıkları ve artan finansman ihtiyacı da yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri elde tutmak için daha yüksek getiri talep etmesine yol açtı.30 yıllık faizde 19 yılın en yüksek seviyesiSatış dalgasının en dikkat çekici etkilerinden biri ABD tahvillerinde görüldü. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,75 ile Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyelerine yaklaşırken, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34'e çıkarak 2007'den bu yana görülen en yüksek seviyeyi kaydetti.Faizler daha sonra bir miktar gerilese de 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,69, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,27 civarında dengelendi.Yüksek tahvil faizleri yalnızca finansal piyasaları ilgilendirmiyor. Devletin borçlanma maliyetindeki artış, şirket ve tüketici kredilerine de yansıyabileceği için ABD ekonomisi açısından daha geniş bir baskı yaratıyor. Yaklaşık 2 trilyon dolarlık bütçe açığına ilişkin kaygılar da bu tabloyu ağırlaştırıyor.Satış dalgası Avrupa ve Japonya'ya yayıldıTahvil faizlerindeki yükseliş ABD ile sınırlı kalmadı. Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,27 ile 2011'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.Fransa'da 30 yıllık tahvil faizi yüzde 4,91'e ulaşarak 2008'den bu yana zirveyi görürken, ülkenin gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki mali görünümü de yakından izleniyor.Japonya'da ise 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,95 ile 1996'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Buradaki yükselişte, enflasyonun hızlanmasıyla Japonya Merkez Bankasının eylül ayı kadar erken bir tarihte faiz artırabileceği beklentileri etkili oluyor.Piyasalar merkez bankalarının elinin zorlaşmasından endişeliKCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin enflasyon ve mali baskıların birleşiminden kaynaklandığını belirtti.Waterer'a göre yüksek petrol fiyatları, uzun vadeli enflasyon beklentileri ve yoğun devlet tahvili ihraçları yatırımcıların daha yüksek getiri istemesine neden oluyor. Japonya tarafında ise olası faiz artışı beklentilerinin yanı sıra zayıf yen de baskıyı artırıyor.Pepperstone Piyasa Stratejisti Ahmad Assiri de yükselen faizlerin verdiği mesajın net olduğuna işaret ederek kamu borçlanmasının giderek daha pahalı hale geldiğini belirtti. Assiri, ABD'nin yaklaşık 2 trilyon dolarlık bütçe açığının yanı sıra Japonya, Birleşik Krallık ve Çin'in uzun vadeli ABD tahvillerindeki pozisyonlarını azaltmasının da piyasadaki baskıyı artırdığını ifade etti.Petrol fiyatlarının 90 doların üzerine çıkmasıyla tahvil piyasasının karşı karşıya olduğu soru da değişmiş durumda. Piyasalar artık yalnızca merkez bankalarının faizleri ne zaman indireceğini değil, enflasyon yeniden güçlenirse para politikasının daha ne kadar sıkı kalacağını da fiyatlıyor.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in