">"> "> &lang=en"> ">
← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 18.08.2026 10:55 👁 1 görüntülenme

Libya petrol için 40 milyar dolar arıyor Türkiye de sahada

Afrika’nın en büyük petrol rezervine sahip Libya, üretimi 2030’a kadar günlük 2 milyon varile çıkarmak için 30-40 milyar dolarlık yatırım arıyor. Yarışa giren şirketler arasında Türkiye Petrolleri de bulunuyor.

Libya petrol için 40 milyar dolar arıyor Türkiye de sahada
Libya, yıllardır siyasi bölünme ve güvenlik sorunları nedeniyle tam kapasite kullanamadığı petrol ve doğal gaz kaynaklarını yeniden ekonominin merkezine taşımaya hazırlanıyor. Ülkenin devlet petrol şirketi, geliştirilmeyi bekleyen onlarca sahayı üretime almak için yabancı sermayeye kapıyı daha fazla açıyor.Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı Masoud Suleman, sektörün ihtiyaç duyduğu yatırımın 30 ile 40 milyar dolar arasında olduğunu açıkladı. Ülkede keşfedilmiş ancak henüz üretime alınmamış 60’tan fazla petrol ve doğal gaz sahası bulunuyor. ([Financial Times][1])Hedef günlük 2 milyon varilLibya halen günlük yaklaşık 1,4 milyon varil petrol üretiyor. Yeni yatırımlarla hedef, üretimi 2030’a kadar günlük 2 milyon varil seviyesine taşımak.Bu hedefin arkasında son derece büyük bir kaynak bulunuyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre Libya’nın kanıtlanmış petrol rezervi yaklaşık 48 milyar varil ve ülke bu miktarla Afrika’nın en büyük petrol rezervine sahip durumda. ([Enerji Bilgi İdaresi][2])Ancak rezerv büyüklüğü bugüne kadar üretime aynı ölçüde yansımadı. Siyasi bölünme, yatırım eksikliği, zaman zaman yaşanan saha ve liman kapatmaları ile güvenlik sorunları Libya’nın enerji sektörünün önündeki en büyük engeller arasında yer aldı.Türkiye iki blokta sahaya girdiLibya’nın yatırım çağrısında Türkiye açısından dikkat çekici nokta ise Türkiye Petrolleri’nin yarışın dışında olmaması.Libya, şubat ayında yaklaşık 17 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği ilk büyük petrol ve doğal gaz ruhsat ihalesinde Türkiye Petrolleri’ne biri karada, diğeri denizde olmak üzere iki blokta lisans hakkı verdi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın açıklamasına göre Türkiye Petrolleri bu sahalarda yüzde 40 ortaklık payına sahip olacak. İspanyol Repsol her iki projede de Türkiye Petrolleri’nin ortağı olurken, deniz sahasındaki konsorsiyuma Macar MOL da katılıyor. Aynı ruhsat turunda Chevron, Eni, QatarEnergy ve Repsol gibi uluslararası enerji şirketleri de Libya’daki yeni sahalara girdi. Böylece uzun yıllar siyasi risk nedeniyle yatırımcıların temkinli yaklaştığı Libya petrolü yeniden büyük şirketlerin rekabet alanlarından biri haline geldiParayı yatırımcı koyacakLibya’nın önündeki en büyük sorunlardan biri yalnız yabancı şirketleri ülkeye çekmek değil, projelerin finansmanını sağlamak.Mevcut üretim paylaşım anlaşmalarında Libya Ulusal Petrol Kurumu’nun geliştirme harcamalarının belirli bölümünü finanse etmesi gerekiyor. Devlet bütçesinden kaynak aktarımının gecikmesi ise birçok projenin ilerlemesini yavaşlatıyor.Bu nedenle kurum, yatırımcının ilk aşamadaki finansman yükünün daha büyük bölümünü üstleneceği imtiyaz benzeri modellere yeniden dönülmesini değerlendiriyor. Suleman, sermaye eksikliğinin geliştirme projelerini ciddi biçimde geciktirdiğini belirtirken, uluslararası şirketlerden daha fazla finansman sağlayabilecek yeni anlaşma yapılarının gündemde olduğunu ifade etti. Bu değişiklik gerçekleşirse 40 milyar dolara kadar çıkabilecek yatırım ihtiyacının önemli kısmının yabancı enerji şirketleri tarafından karşılanmasının önü açılabilir.Büyük rezervin karşısında siyasi risk varLibya’yı enerji şirketleri açısından cazip hale getiren rezerv büyüklüğü ve üretim potansiyeli olsa da riskler tamamen ortadan kalkmış değil.Ülkenin batısında Trablus merkezli yönetim bulunurken doğudaki önemli petrol sahaları ve ihracat terminallerinin büyük bölümü Halife Hafter’in etkili olduğu bölgelerde yer alıyor. Geçmiş yıllarda siyasi ve silahlı gruplar arasındaki anlaşmazlıklar üretim tesislerinin ve limanların geçici olarak kapanmasına yol açtı.Ağustos ayında batıdaki Zaviye rafinerisinin de insansız hava araçlarıyla hedef alınması enerji altyapısına yönelik güvenlik riskinin sürdüğünü gösterdi. Libya yönetimi ise yeni yatırım alanlarının çatışma bölgelerinden uzakta olduğunu ve güvenliğin sağlandığını savunuyor. Buna rağmen büyük petrol şirketlerinin yeniden Libya’ya yönelmesi, rezerv büyüklüğünün risklerin önüne geçmeye başladığını gösteriyor. Türkiye Petrolleri’nin iki sahada aldığı pay da Libya’nın hedeflediği 30-40 milyar dolarlık yeni yatırım döneminde Türkiye’yi yalnız diplomatik değil, doğrudan üretim tarafında da oyunun içine sokuyor.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in