">"> "> &lang=en"> ">
← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 18.08.2026 00:00

Bursa tekstilinde hem üretimin yapısı hem de rotası değişiyor

Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet Bursa tekstilinin üretim yapısına yeniden şekil veriyor. Üretimin bir bölümü Mısır başta olmak üzere farklı ülkelere ve iş gücü maliyetinin daha düşük olduğu Anadolu kentlerine yönelirken, Bursa’da kalan yatırımlar ise yüksek katma değere odaklanacak.

Bursa tekstilinde hem üretimin yapısı hem de rotası değişiyor
Nezaket ÇETİN - BURSABursa’da kalan yatırımlar özel kumaş türleri, Ar-Ge, tasarım, otomasyon, sür­dürülebilirlik ve teknoloji alan­larıyla yüksek katma değer he­deflerini destekleyecek. Sektör temsilcileri, Bursa’nın üretim gücünü koruyabilmesi için fi­nansmana erişimin kolaylaştı­rılması, öngörülebilir ekonomi politikalarının güçlendirilmesi ve katma değerli üretimin des­teklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.“Artık çok lokasyonlu üretim güçlenecek” Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, son üç yılda teks­til sektöründeki yatırım karar­larının yalnızca büyüme hedef­leriyle değil; üretim maliyetleri, finansmana erişim, lojistik avan­tajlar ve hedef pazarlara yakın­lık gibi unsurlarla şekillendiğini söyledi. Sektörün yatırım harita­sında önemli değişimler yaşan­dığını belirten İpeker, firmala­rın tek bir üretim merkezine bağ­lı kalmak yerine çok lokasyonlu yapılara yöneldiğini ifade etti.Üretim yapan bazı firmaların Mısır başta olmak üzere Kuzey Afrika ülkelerine yatırım yaptı­ğını belirten İhsan İpeker, iş gü­cü maliyetlerinin yanı sıra Avru­pa ve ABD pazarlarına yönelik ti­caret avantajları, serbest ticaret anlaşmaları ve küresel markala­rın tedarik zincirlerini çeşitlen­dirme stratejilerinin bu tercihte etkili olduğunu kaydetti. Türkiye içinde ise iş gücü maliyetlerinin görece düşük olduğu Anadolu kentlerinde kapasite artışlarının ve yeni yatırımların sürdüğünü dile getirdi.Ancak üretimin farklı coğraf­yalara yayılmasının yanı sıra tekstilden tamamen çıkan fir­maların da bulunduğunu vur­gulayan Yönetim Kurulu Başka­nı İhsan İpeker, bunların önemli bölümünün yıllardır küresel re­kabette kendini kanıtlamış sa­nayi kuruluşları olduğuna dikkat çekti. Artan üretim maliyetleri, finansman giderleri ve öngörü­lebilirlik sorunlarının yatırım motivasyonunu zayıflattığını be­lirten İpeker, bazı firmaların te­sislerini kapatarak sektörden çe­kilmesinin önemli bir alarm ol­duğunu söyledi.“Katma değer kalmalı” Mısır’a yönelen yatırımların ağırlıklı olarak üretimde top­landığını belirten İhsan İpeker, özellikle hazır giyim ve konfek­siyonun işçilik maliyetlerinden daha fazla etkilendiğini söyle­di. Buna karşılık dokuma, bo­ya-terbiye, iplik ve teknik bil­gi gerektiren üretimlerin güçlü makine altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve yıllar içinde oluşmuş sanayi ekosistemi gerektirdiği­ni ifade etti. Bursa’nın bu alan­larda önemli bir avantaja sahip olduğunu vurgulayan İpeker, kentin katma değerli üretimin önemli bölümünü koruduğunu dile getirdi.“Katma değeri belirleyen artık üretimin yeri değil, değerin üre­tildiği nokta” yaklaşımını öne çıkaran İhsan İpeker, tasarım, Ar-Ge, inovasyon, dijital üretim, teknik tekstiller ve sürdürülebi­lirliğin katma değerin oluştuğu başlıca alanlar haline geldiğini kaydetti. Yapay zekâ, dijitalleş­me, verimlilik ve sürdürülebi­lirlik teknolojilerinin de yatırım kararlarında daha fazla ağırlık kazanacağını ifade etti.“İnovasyon öne çıkıyor” Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi Genel Müdü­rü Murat Kurtlar, Bursa’nın yal­nızca üretim kapasitesiyle de­ğil, bilgi, teknoloji ve inovasyo­na dayalı sanayi ekosistemiyle de önemli bir merkez olduğunu söy­ledi. Kentin köklü tekstil kültürü, güçlü tedarik zinciri ve nitelikli insan kaynağının yatırım karar­larında önemli avantaj sağladığı­nı belirten Kurtlar, Bursa’da üre­timin kapasitenin yanı sıra tek­noloji, inovasyon ve katma değer ekseninde dönüşmesi gerektiği­ni ifade etti.Yatırımcıların artık yalnızca üretim tesisi kurabilecekleri bir şehir aramadığını, ürün gelişti­rebilecekleri, yeni teknolojilere erişebilecekleri ve uluslararası rekabet güçlerini artırabilecek­leri bir ekosistemi tercih ettiğini belirten Kurtlar, Bursa’nın ileri test ve analiz altyapısı, Ar-Ge im­kanları ve teknik tekstil uzmanlı­ğıyla bu açıdan güçlü bir konuma sahip olduğunu söyledi.Küresel rekabette avantajın düşük maliyetli üretimden çok teknoloji, sürdürülebilirlik, ino­vasyon ve yüksek katma değer­den geçtiğini vurgulayan Kurt­lar, Bursa’nın teknik tekstiller, akıllı ve fonksiyonel malzemeler, kompozit ürünler, sürdürülebilir üretim teknolojileri ve ileri mal­zeme geliştirme alanlarında uz­manlaşabileceğini kaydetti.“Üretim göçünden ziyade maliyetten kaynaklı kayma” Demirtaş Organize Sanayi Böl­gesi Sanayici İşadamları Derne­ği Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, son üç yılda tekstil ya­tırımlarının üç ana hatta şekil­lendiğini belirterek Bursa’da ka­lan yatırımların teknik kumaş, özel iplik, geri dönüşüm, otomas­yon, kumaş işleme ve enerji ve­rimliliğine yöneldiğini söyledi. Anadolu’ya yönelen yatırımlarda ise iş gücü, arazi ve teşvik avan­tajlarının belirleyici olduğunu kaydetti.Mısır’a yönelik yatırımlar­da son dönemde kitlesel bir üre­tim kayması yaşandığı algısının doğru olmadığını savunan Kut­lualp, ülkedeki büyük Türk teks­til yatırımlarının önemli bölü­münün 2004-2007 döneminde gerçekleştirildiğini söyledi. Son yıllardaki hareketliliğin önem­li kısmının mevcut tesislerdeki kapasite artışları, birkaç büyük yatırım ve sınırlı sayıdaki giri­şimden oluştuğunu belirten Kut­lualp, sürecin bir üretim göçün­den çok firmaların maliyet, pazar ve ürün gruplarına göre üretim­lerini farklı coğrafyalara dağıttı­ğı kontrollü büyüme modeli ola­rak değerlendirilmesi gerektiği­ni ifade etti.Mısır’a yönelen üretimin ba­şında kesim, dikim, ütü ve paket­leme gibi işçilik yoğun konfeksi­yon süreçlerinin geldiğini belir­ten Kutlualp, Bursa’nın ise özel kumaşlar, küçük ve orta ölçek­li siparişler, hassas renk ve yü­zey kalitesi gerektiren ürünler ile teknik tekstillerde güçlü konu­munu koruduğunu söyledi.Rekabetin artık yalnızca üre­tim maliyetine değil; hız, kalite, teknoloji ve yenilikçiliğe dayan­dığını belirten Onur Kutlualp, Bursa’nın güçlü ve bütünleşmiş üretim ekosisteminin önemli bir avantaj olduğunu ifade etti. İp­likten dokumaya, örmeden bo­yama ve apreye, konfeksiyondan tekstil makineleri, kimya, akse­suar ve lojistiğe kadar üretimin farklı aşamalarına aynı bölgede ulaşılabildiğini kaydetti.Önümüzdeki dönemde Bur­sa’nın teknik tekstiller, fonksiyo­nel kumaşlar, özel iplikler, sür­dürülebilir hammaddeler, temiz boya-terbiye teknolojileri, diji­tal üretim ve Ar-Ge alanlarında daha fazla uzmanlaşacağını ön­gören Onur Kutlualp, otomotiv, makine, kimya, savunma ve me­dikal sektörleriyle aynı şehirde bulunmanın tekstil firmalarına farklı sektörler için ürün geliş­tirme fırsatı sunduğunu söyledi.Bursa’nın temel üretim altya­pısının korunarak teknoloji, oto­masyon, verimlilik ve sürdürü­lebilirlik yatırımlarıyla rekabet gücünün artırılması gerektiğini vurgulayan Başkan Onur Kutlu­alp, enerji maliyetlerini azalta­cak uygulamalar, uygun finans­man imkanları, ihracat destekle­ri ve yeşil dönüşüm teşviklerinin güçlendirilmesinin önem taşıdı­ğını kaydetti.Sektör temsilcilerinin ortak değerlendirmesine göre Bursa tekstilinde önümüzdeki dönem­de üretimin tamamının kentte kalması değil, üretim zincirinin hangi halkalarının Bursa’da ko­runacağı belirleyici olacak. Emek yoğun ve maliyet hassasiyeti yük­sek süreçlerde farklı coğrafyala­ra yönelim sürerken; tasarım, Ar- Ge, teknik tekstiller, özel ürünler, otomasyon ve sürdürülebilir üre­timin Bursa’nın rekabet gücünün temelini oluşturması bekleniyor. Kentin güçlü tedarik zincirinin ve yetişmiş insan kaynağının ko­runması ise bu dönüşümün başa­rısında kritik rol oynayacak.“Yüksek katma değerli üretimimiz güçlenmeli”Tekstil Boyahaneleri İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Canik de Mısır ve diğer ülkelere yönelen yatırımların küresel rekabetin üretim modellerini değiştirdiğini söyledi. TOBB’un Habur Sınır Kapısı’nda uyguladığı serbest bölge modelini örnek gösteren Canik, benzer yapıların diğer sınır kapılarında da kurulabileceğine işaret etti. Mısır’a ilk yatırım yapan firmaların önemli bölümünün 5-10 yıldır üretim gerçekleştirdiğini ve standart üretim modellerini büyük ölçüde oturttuğunu belirten Osman Nuri Canik, son dönemde yatırım yapan firmaların ise aynı süreci oluşturmakta zorlandığını söyledi. Özellikle kalifiye iş gücü gerek
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in