">"> "> &lang=en"> ">
← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 17.08.2026 12:58

Yapay zekâ rallisine dot-com uyarısı: Avrupa’nın 440 milyar euroluk riski

Yapay zekâ hisselerindeki sert yükseliş Avrupa’da finansal istikrar tartışmasını büyüttü. ECB blogunda yayımlanan analiz, Euro Bölgesi hanehalkının “Muhteşem Yedili”ye yaklaşık 440 milyar euroluk maruziyetine dikkat çekiyor.

Yapay zekâ rallisine dot-com uyarısı: Avrupa’nın 440 milyar euroluk riski
Yapay zekâ yatırımlarının küresel ekonomiyi dönüştüreceği beklentisi ABD teknoloji hisselerini tarihi değerlemelere taşırken Avrupa’dan dikkat çekici bir uyarı geldi. Avrupa Merkez Bankası’nın blogunda yayımlanan yeni çalışma, teknoloji devlerindeki yükselişin geçmiş teknolojik devrimlerde görülen aşırı iyimserlik dönemleriyle benzerlik taşıdığını ortaya koydu.Analiz, yapay zekânın başarısız olacağını öne sürmüyor. Tam tersine teknoloji beklenen verimlilik artışını sağlasa ve şirketlerin kârları yükselse bile yatırımcıların gelecekteki kazanç beklentilerini fazla hızlı fiyatlamış olabileceğine dikkat çekiyor.Bu durumda yapay zekâ devrimi devam ederken teknoloji hisselerinde sert bir değerleme düzeltmesi yaşanması mümkün görülüyor.440 milyar euro hanehalkında, bir o kadarı kurumlardaAvrupa açısından tartışmanın en dikkat çekici bölümünü ABD teknoloji devlerine yönelen para oluşturuyor.Euro Bölgesi hanehalkının Alphabet, Amazon, Apple, Meta, Microsoft, Nvidia ve Tesla’dan oluşan “Muhteşem Yedili” hisselerine toplam maruziyetinin yaklaşık 440 milyar euro olduğu hesaplanıyor.Risk bununla da sınırlı değil. Emeklilik ve sigorta kuruluşlarının aynı şirketlere yönelik yatırımlarının da yaklaşık aynı büyüklükte olduğu belirtiliyor.Bu iki kalem birlikte değerlendirildiğinde Euro Bölgesi’nin yalnızca hanehalkı ile emeklilik ve sigorta kuruluşları üzerinden söz konusu yedi şirkete yaklaşık 880 milyar euroluk bir finansal bağlantısı bulunduğu ortaya çıkıyor.Dolayısıyla Wall Street’te yaşanabilecek sert bir teknoloji satışı, yalnızca ABD’li yatırımcıların portföylerini etkilemeyecek. Avrupa’daki tasarruf sahipleri, fonlar, emeklilik sistemleri ve sigorta şirketleri de değer kaybının doğrudan etkisiyle karşılaşabilecek.Teknoloji başarılı olsa bile hisseler düşebilirÇalışmanın dot-com dönemiyle kurduğu benzerliğin önemli bir ayrıntısı bulunuyor. Buradaki risk, yapay zekânın gelecekte işe yaramaması üzerine kurulmuyor.Geçmiş teknolojik dönüşümler, yeni teknolojilerin gerçekten ekonomiyi değiştirdiği dönemlerde bile borsa fiyatlarının önce teknolojinin ekonomik katkısının çok ötesine geçebildiğini gösteriyor.1990’ların sonunda internetin dünya ekonomisini değiştireceği beklentisi doğru çıktı. Ancak bu, dot-com dönemindeki bütün şirket değerlemelerinin doğru olduğu anlamına gelmedi. İnternet devrimi devam ederken teknoloji hisselerinde çok büyük kayıplar yaşandı.Yapay zekâda da benzer bir risk bulunuyor. Şirketler gelirlerini ve kârlarını artırsa bile mevcut hisse fiyatlarının gerektirdiği büyüme hızını uzun süre sağlayamazsa değerlemelerde geri çekilme görülebilir.Analiz ayrıca yatırımcı psikolojisinin fiyat hareketini büyütebileceğine işaret ediyor. Güçlü yükseliş dönemlerinde iyimserlik şirketlerin temel değerinin ötesinde fiyat artışı yaratabilirken, beklentinin bozulması aynı etkinin ters yönde çalışmasına neden olabiliyor.Bu kez merkez bankalarının hareket alanı daha darYeni analizde en dikkat çekici uyarılardan biri de olası bir düzeltmenin gerçekleşeceği ekonomik ortamla ilgili.Dot-com balonunun patladığı dönemde merkez bankalarının faiz indirimleriyle ekonomiyi desteklemek için daha geniş hareket alanı bulunuyordu. Hükümetlerin maliye politikası tarafında kullanabileceği kapasite de bugünkü koşullardan farklıydı.Bugün ise birçok gelişmiş ekonomide kamu borçlarının yüksek olması ve faizlerin başlangıç seviyesinin geçmiş kriz dönemlerinden farklı seyretmesi politika yapıcıların kullanabileceği tamponları sınırlayabilir.Bu nedenle asıl riskin yalnızca teknoloji hisselerinde bir düzeltme olmadığı belirtiliyor. Daha tehlikeli senaryo, teknoloji hisselerindeki satışın daha geniş bir finansal piyasa istikrarsızlığıyla aynı anda gerçekleşmesi.Böyle bir durumda merkez bankalarının faiz politikasıyla, hükümetlerin ise bütçe desteğiyle piyasadaki hasarı hızla sınırlaması daha zor olabilir.Avrupa hisseleri de satıştan kaçamayabilirAvrupa borsalarındaki değerlemeler ABD teknoloji hisselerine göre daha makul görünse de bu durum Avrupa’nın olası satış dalgasından tamamen korunacağı anlamına gelmiyor.ABD ve Avrupa hisse piyasalarının yönü arasında güçlü bir ilişki bulunması, Wall Street’teki büyük bir düzeltmenin Avrupa hisselerine de taşınabileceği anlamına geliyor.Üstelik yapay zekâ yatırımlarının ekonomik ölçeği giderek büyüyor. Veri merkezleri, yarı iletkenler ve enerji altyapısına yapılan yatırımlar teknoloji sektörünün çok ötesinde şirketleri ve finans piyasalarını birbirine bağlıyor.Avrupa Merkez Bankası da mart ayında yayımlanan ayrı değerlendirmesinde yapay zekânın önde gelen teknoloji şirketlerinde veri merkezi, yarı iletken ve enerji sistemlerine yönelik sermaye harcamalarında büyük artış yarattığına dikkat çekmişti. ([European Central Bank][2])Bu nedenle teknoloji hisselerinde gerçekleşebilecek bir düzeltmenin etkisi yalnızca Nvidia, Microsoft veya diğer büyük şirketlerin hisse fiyatlarında görülmeyebilir. Finansman koşulları, yatırım iştahı ve hanehalkı serveti üzerinden ekonominin diğer bölümlerine de yayılabilir.Çalışmanın verdiği mesaj ise bir çöküş tarihi tahmini değil. Teknoloji kaynaklı yükseliş ve düşüş döngülerinin ne zaman sona ereceğinin önceden kesin biçimde bilinemeyeceği, bu dönemlerin çoğu zaman ancak geriye bakıldığında net biçimde görülebildiği vurgulanıyor.Yapay zekâ rallisinin önündeki temel soru da burada oluşuyor: Teknoloji şirketlerinin önümüzdeki yıllarda yaratacağı gelir ve kâr, borsalarda şimdiden fiyatlanan yüksek beklentileri karşılayabilecek mi?
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in