Bakan Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesiyle görüştü
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009 yılında bindiği helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni açıklamalarda bulundu. Yazıcıoğlu'nun ailesiyle görüşen Gürlek, dosyada 21 kişinin tutuklu olduğunu belirterek, olayın bir kaza değil örgütsel bir eylem olabileceğine ilişkin çok derin bağ
Gürlek, Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu'nu Adalet Bakanlığı'nda kabul etti. Görüşmede soruşturmanın geldiği aşama ve dosyada yürütülen çalışmalar ele alındı."Cinayet olduğu yönünde çok derin bağlantılar var"Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığında uzman ekiplerin dosyayı ayrıntılı şekilde incelediğini belirten Gürlek, yapılan çalışmaların olayın başlangıçta kamuoyuna yansıdığı gibi yalnızca bir helikopter kazası olmayabileceğine işaret ettiğini söyledi.Gürlek, FETÖ'nün özellikle 2007-2010 dönemindeki faaliyetlerine dikkat çekerek, Yazıcıoğlu'nun da örgütün hedefi haline geldiğini savundu."Daha sonradan da örgütsel bir eylem olarak, bir organizasyon olarak söz konusu eylemin bir cinayet olduğu yönünde şu an çok derin bağlantılar var." diyen Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında dosyayı takip etmek üzere özel bir ekip oluşturulduğunu bildirdi.Dosyada 21 kişi tutukluSoruşturma kapsamında ilk operasyonun gerçekleştirildiğini açıklayan Gürlek, dosyada şu anda 21 kişinin tutuklu olduğunu ve bunların ağırlıklı olarak askerlerden oluştuğunu söyledi.Soruşturma kapsamında olay yerine ilk müdahale eden kaza kırım ekibi ile bölgeye ulaşan askeri personelin de incelendiğini belirten Gürlek, olay dönemine ait HTS ve uçuş radar kayıtlarının silindiğinin tespit edildiğini söyledi.Pilot ve Adil Öksüz bağlantısına dikkat çektiGürlek, helikopter pilotu ve eşinin FETÖ ile bağlantılı olduğuna ilişkin bulgular bulunduğunu belirterek, pilotun olay günü örgütün mahrem imamlarıyla irtibatının tespit edildiğini söyledi.Pilotun daha önce Adil Öksüz ile telefon görüşmeleri ve toplantıları bulunduğunu öne süren Gürlek, pilotun eşinin de Adil Öksüz'ün evinde parmak izinin tespit edildiğini ifade etti.Gürlek ayrıca olayın ardından helikopterin kara kutusunu söken iki askeri personelin, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te bulunduğu yere giden ekipte yer aldığının belirlendiğini söyledi.Bu bağlantıların olayın örgütsel boyutuna ilişkin şüpheleri güçlendirdiğini ifade eden Gürlek, "Büyük tabloda bunun FETÖ'nün örgütsel anlamda bir organizasyonu olduğunu gördük." dedi."Bu cinayeti çözmek boynumuzun borcu"Soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğini belirten "Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu." dedi, soruşturmanın sorumluluğu bulunan kişilerin makam veya unvanlarına bakılmaksızın sürdürüleceğini ifade etti.Gürlek, "Bu olayı çözmek zorundayız. Devlet çünkü ortada bir cinayet varsa bunu çözmek zorunda. Sonuna kadar gideceğiz." diye konuştu."Olaydan önce ABD'ye gittiler"Gürlek, FETÖ'nün sözde TSK imamları Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ın 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde ABD'ye gittiklerini hatırlatarak, Öksüz'ün Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği olay öncesinde de ABD'ye gidip Türkiye'ye döndüğünün tespit edildiğini söyledi.HTS ve radar kayıtlarının soruşturma açısından önemine değinen Gürlek, silinen kayıtların örgütsel bağlantıların ortaya çıkarılması açısından incelendiğini belirtti.Yazıcıoğlu ailesinden açıklamaGülefer Yazıcıoğlu ise olayın yıllar sonra ciddi biçimde soruşturulmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, "İnşallah umut ediyorum bu sefer gerçekleşir ve biz de rahat kafamızı yastığa koyarız." dedi.Fatih Furkan Yazıcıoğlu da babasını kaybettiğinde 14 yaşında olduğunu hatırlatarak, ailesinin adalet arayışından hiçbir zaman vazgeçmediğini söyledi.Yazıcıoğlu, "Umudumuzu kaybetmedik. Bir gün bunun da sırasının, vaktinin geleceğine, bu örgütün bir şekilde bu dosyanın üzerindeki etkisinin kırılacağına inanıyorduk." ifadelerini kullandı.