Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yeşil teknoloji alanında çalışacak girişimcilere yönelik yeni bir KOSGEB destek programını yarın ilan edileceğini duyurdu. Kacır,"Bu alanda çalışacak teknoloji girişimlerine yönelik hızlandırma programları gerçekleştirecek işletmecilerin her birine 6,5 milyon lira kadar KOSGEB desteği vereceğiz. Uluslararası iş birliklerimizi kurumsallaştırmayı da öne
Sıfır Atık Vakfı ev sahipliğinde 7 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen basın buluşmasında, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır bir araya geldi. Toplantıda; plastik atıklarla mücadele, sanayide yeşil dönüşüm, uluslararası finansman olanakları ve Türkiye’nin 2053 Net Sıfır emisyon hedefleri kapsamındaki adımlar detaylıca ele alındı. Sıfır atık yaklaşımının tüm bakanlıkların dahil olduğu multidisipliner bir hareket haline geldiğini belirten Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Türkiye’nin dünya ortalamasının %44 üzerinde plastik atık ürettiğine dikkat çekti. Özellikle çöp ithalatı ve deniz kirliliği konularına değinen Ağırbaş, şu ifadeleri kullandı: Vatandaşımız Türkiye’ye çöp ithal edilmesini istemiyor. Temiz ham madde girişine veya sanayimizin gelişmesine evet, ancak ithal edilen çöpün %80 i denizlerimize ve nehirlerimize atılıyorsa buna karşıyız. İhmali olanlar hakkında cezai müeyyidelerin uygulanması ve suç duyurusunda bulunulması konusunda geri adım atmayacağız. Plastik sektöründe çalışan 360 bin kişinin mağdur edilmeden biyobozunur plastik üretimine yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ağırbaş; 14 bakanlık, üniversiteler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla 31 Ağustos–1 Eylül tarihlerinde geniş kapsamlı bir Plastik Çalıştayı düzenleyeceklerini bildirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, iklim değişikliğiyle mücadelenin hem insani hem de iktisadi bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Türkiye’nin ihracatının yüzde 43’ünü Avrupa Birliği ülkelerine yaptığına dikkat çeken Kacır, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile uyum sağlamanın ihracattaki rekabet gücü açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Petrokimya ürün ithalatının yıllık 15–20 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Bakan Kacır, atık geri kazanımının ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağını ve kural bazlı çalışan firmaların destekleneceğini aktardı. Bakan Mehmet Fatih Kacır sözlerine şöyle devam etti: Sıfır Atık Vakfı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında güçlü bir iş birliği var. Bakanlık olarak özellikle sanayinin yeşil dönüşümü perspektifinde sıfır atık, döngüsel ekonomi, yeşil üretim yaklaşımına dair çok güçlü bir sorumlulukla hareket ediyoruz. Gelecek nesillere karşı mesuliyetin bir neticesidir. Küresel ekonomi politikası ve iklim değişikliği ile mücadelede Türkiye’nin uyumuna dair politika setiyle de çok ilişkili bir yaklaşım. Türkiye, Avrupa değer zincirlerinin bir parçası. Halihazırda ihracatımızın yüzde 43’ünü AB ülkelerine yapıyoruz. Avrupa’nın süreç içindeki dış ticaret politikalarını çok yakından takip etmemiz, ürün ihracatının yükselişini sürdürmemiz için çok kritik. Çevre sorumluluğu ve duyarlılığı, bir yandan da rekabet gücünü muhafaza etmek için yeşil dönüşüm politikalarını önceliklendiriyoruz. Ajandanın en üst sıralarında yeşil üretim ve dönüşüm programlarına yer vermesini sağlıyoruz. İşin doğrusu, iklim değişikliği mücadelesinde politika setinde AB’nin öncü bir rolü var. Avrupa için yeşil dönüşüm meselesi sanayide rekabet meselesi. Aslında bir öz değerlendirme yaptılar. AB müktesebatında üye ülkelerimize standartlar getiriyoruz ve çevreye daha az tahribat ortaya çıkaracak, daha temiz üretim politikalarını uyguluyoruz diyorlar. Ancak ticaret ortakları bu kuralları uygulamıyorsa, ki bazıları uygulamıyorlar, sanayimizi, üreticimizi onlara karşı dezavantajlı hale getiriyor ve rekabet gücümüzü adım adım kaybediyoruz diyorlar. Avrupa olarak zenginleşmiş bir bölge olarak artık bir yandan üreticilerimize çevre dostu kriterleri getirirken dışarıdan aldığımız ürünlerde de bu kriterin aranmasını temin edeceğiz ve bunu bir mali yükümlülük ile uygulayacağız diyorlar. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması uygulayacak ve ithal ürünlerde karbon emisyonu düzeylerini Avrupa’da üretilen ürünlerle eş seviyeye getirecek mali programı hayata geçireceğiz diyorlar. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile bunu başlattılar. Bu yıl kritik bir yıl. Mali uygulamanın başladığı yıl. Bu yılki emisyon düzeyleri firma bazlı raporlanacak. Hedeflenen emisyon düzeyi ile üretimde gerçekleşen farkın bir kısmında ücretsiz tahsisler yapılacak, o da yıldan yıla azalacak. Yoğun emisyon gerçekleştiren demir-çelik, çimento ve plastik gibi sektörlerle bu başlayacak ve adım adım diğer sektörleri de bu uygulama kuşatacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla birlikte bakanlıklarımız tedbirlerini alıyor. Yenilenebilir ve temiz enerjiye yönelik gayret içerisindeyiz. Ulaştırma Bakanlığımız lojistikte, ulaştırmada temiz uygulamaların, elektrifikasyon çalışmalarını yürütüyor. Biz de yeşil teknolojilerin geliştirilmesine dönük projeler çabasındayken bir yandan da sanayide yeşil dönüşüm ve sıfır atık projelerini hayata geçirmeye çalışıyoruz. Hem insani hem de iktisadi bir mesele. Türkiye olarak 2053 Net Sıfır hedeflerini hayata geçirme çabasındayız. Bunun için öncelikli sektörlerimizin yol haritalarını ortaya koyduk. Olağan şüpheliler dediğimiz sektörlerin hedeflerine nasıl ilerleyeceğini; çelik, alüminyum, çimento, gübre sektörleri için tek tek hazırladık. Ar-Ge ve Ür-Ge planları yaptık ve bir de mali yaklaşım var. Sadece bu dört sektör için 70 milyar dolara kadar yatırımdan bahsediyoruz 2053’e kadar. Burada uluslararası finansman çok önemli hale geliyor. İklim müzakerelerinde bunu vurguluyoruz. COP31’de en temel önceliklerden biri, dev toplantıya yakışır şekilde ev sahipliği misyonunun yanında Türkiye’nin iklim dönüşümüne ilişkin finansman kaynaklarını çeşitlendirecek uluslararası iş birliklerine imza atmak. COP31’i imkan olarak da görüyoruz. Halihazırda uluslararası kurumlarla iş birliği projelerini hayata geçiriyoruz. Bunlardan birisi Türkiye Yeşil Sanayi Projesi. Toplam bütçesi 450 milyon dolar. KOSGEB ile 250 milyon dolar bütçe ile sanayi KOBİ’lerinin güneş enerjisi yatırımlarının desteklenmesi, bir diğer alt proje de sanayide döngüsel ekonomi ve dönüşüm projesi. TÜBİTAK da 175 milyon dolar bütçe ile yeşil Ar-Ge projelerinin hayata geçirilmesini sağladı. Büyük şirketlerin her birine 51 milyon, orta ölçekli şirketlere 24 milyon, küçük ölçekli şirketlere 15 milyon liraya kadar destekler sağlandı. 291 projede 2,8 milyar liralık yeşil dönüşüm yatırımının hayata geçmesi sağlanmış oldu. Yine TÜBİTAK eliyle sektörel dönüşüm yol haritalarını destekleyecek nitelikte bilimsel yol haritaları hazırlandı. Sanayi bölgelerinde yeşil dönüşüm yine bizim önemli bir önceliğimiz. Endüstri bölgelerinin kurulması ve geliştirilmesinden sorumluyuz. Halihazırda faal 287 sanayi bölgesinde 147 OSB’de atık su arıtma tesisimiz var. Tesis bulunmayan 40 tesiste kuruluş başlattık. Atık suyun geri kazanılmasına yönelik projeyi sıfır atıkla paralel olarak önceliklendiriyoruz. Halihazırda 65 OSB’de yatırımlar devam ediyor, 11 OSB’de atık su geri kazanım tesislerini hayata geçiriyoruz. Dünya Bankası ile Türkiye OSB başlığı ile 250 milyon Euro luk iş birliği projesini hayata geçiriyoruz. 13 yıl vadeli altyapı kredileri sunabiliyoruz. İslam Kalkınma Bankası ile de ilk kez iş birliği gerçekleştiriyoruz. 250 milyon dolarlık bütçeyle 9 projeyi hayata geçireceğiz. Şimdiye kadar 31 OSB’ye Yeşil OSB sertifikası verdik. Bu yaygınlaştıkça Yeşil OSB’leri daha güçlü teşvik etmek için çalışmalar yapma niyetindeyiz. Sanayiyi bu süreçte asla yalnız bırakamayız. Finansman yükünü hafifletmek durumundayız. Bunun için özellikle yeşil dönüşümü teşvik sistemini güçlü şekilde konumlandırdık. Teşvik sistemimizin ana unsurlarından biri Yeşil Dönüşüm Programı oldu. Nasıl Ar-Ge’yi 23 yılda bir kültür haline getirdik, özel sektörde 1.700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezi kurabildiysek, yeşil dönüşümde de benzer atağı hayata geçirmek niyetindeyiz. Firmalarımızla Yeşil Dönüşüm Yol Haritalarının hazırlanmasına çalışıyoruz. Beşer yıllık şekilde yeşil dönüşüm yol haritalarını planlamalarını istiyoruz. Toplam yeşil dönüşümün yüzde 40’ına varan kurumlar vergisi indirimi sağlıyoruz. Yeşil Dönüşüm Merkezi uygulamasını hızla öncelikli sektörlerde yaygın