">"> "> &lang=en"> ">
← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 08.08.2026 09:42 👁 1 görüntülenme

Çin’in batarya hakimiyetine "tuzlu" rakip: Yeni teknoloji için üretim yarışı başladı

Elektrikli araçlardan veri merkezlerine kadar birçok sektörün kritik unsuru haline gelen bataryalarda yeni bir teknoloji öne çıkıyor. ABD’li şirketler, kritik mineraller yerine sofra tuzunda da bulunan sodyumu kullanan bataryalarda üretimi büyütmeye hazırlanırken, yeni teknoloji Çin’e bağımlılığı azaltabilecek seçeneklerden biri olarak görülüyor.

Çin’in batarya hakimiyetine "tuzlu" rakip: Yeni teknoloji için üretim yarışı başladı
Küresel enerji depolama sektöründe dengeleri değiştirebilecek sodyum-iyon batarya teknolojisinde ABD’li şirketler üretim aşamasına geçmeye başladı. Yıllardır üzerinde çalışılan teknoloji, lityum gibi kritik ham maddeler yerine daha bol bulunan sodyumdan yararlanmasıyla dikkat çekiyor.Sodyum-iyon bataryaların özellikle elektrik şebekeleri ve hızla büyüyen veri merkezlerinin enerji ihtiyacında önemli rol üstlenebileceği belirtiliyor. Elektriğin ucuz ve bol olduğu saatlerde enerjiyi depolayan sistemler, talebin arttığı dönemlerde bu enerjiyi yeniden şebekeye aktarabiliyor.Yeni nesil bataryaların geleneksel lityum-iyon sistemlere kıyasla daha ucuz, uzun ömürlü ve güvenli hale gelme potansiyeli bulunuyor. Teknolojinin yaygınlaşması halinde yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanabileceği, doğal gaz türbinleri ve dizel jeneratörlerin kullanımının da azaltılabileceği değerlendiriliyor.Çin halen üretimde öndeSodyum bataryaların küresel batarya pazarındaki payı henüz oldukça düşük. Bu yıl teslim edilen bataryaların yüzde 1’inden azını oluşturan teknolojinin mevcut üretiminde ise Çin öne çıkıyor.ABD’de bir grup girişim küçük ölçekli üretime başlarken, şirketler kapasitelerini hızla büyütmeye hazırlanıyor. Otomotiv devi General Motors da farklı kullanım alanlarına özel sodyum-iyon bataryalar geliştirmek üzere çalışmalar yürütüyor.Eski Tesla mühendisleri sahaya indiYeni teknolojide öne çıkan şirketlerden biri Peak Energy. Eski Tesla mühendisi Landon Mossburg'un yönettiği girişim, batarya paketlerinin üretimi için on milyonlarca dolarlık yatırım topladı.General Motors da Peak Energy’ye stratejik yatırım yaparken, iki şirket sodyum-iyon teknolojisi konusunda işbirliği yürütüyor.Peak Energy, temmuz ayında Sacramento’da 183 bin fit karelik bir tesisin yeni batarya paketi “gigafabrikası” olarak kullanılmasının planlandığını açıkladı. Tesiste üretimin 2027'nin başında başlaması hedefleniyor.Yeni fabrikanın yıllık üretim kapasitesinin 4 gigavatsaate ulaşması planlanıyor. Bu rakam şirketin Burlingame’deki pilot tesisinin 100 megavatsaatlik yıllık kapasitesinin 40 katına karşılık geliyor.Peak Energy’nin açıkladığı müşteri anlaşmalarının toplam değeri ise şimdiden 1,1 milyar doları aşmış durumda. Şirketin müşterileri arasında Jupiter Power, Energy Vault ve RWE Americas bulunuyor.Tesla'nın Megapack'lerine rakip olmak istiyorABD’de büyük ölçekli batarya depolama pazarının önemli oyuncularından biri Tesla'nın enerji birimi. Şirket, lityum-iyon teknolojisini kullanan Megapack sistemleriyle elektrik şebekelerine yönelik büyük enerji depolama çözümleri sunuyor.Peak Energy CEO’su Mossburg ise Tesla’nın Megapack'lerinin faaliyet gösterdiği pazardan önemli bir pay almayı hedefliyor. Şirket bunu daha düşük maliyet, daha yüksek güvenilirlik ve daha düşük yangın riski vadeden sodyum-iyon sistemlerle gerçekleştirmeyi planlıyor.Lityum-iyon bataryalarda “termal kaçak” olarak bilinen süreç yangına yol açabiliyor. Risk düşük olsa da elektrikli araçlardan büyük enerji depolama tesislerine kadar farklı alanlarda bu tür olaylar yaşanabiliyor.Bu nedenle şebeke ölçeğindeki lityum-iyon batarya paketlerinde sıvı soğutma sistemlerine ihtiyaç duyuluyor. Peak Energy ise bataryalarının çevresindeki hava akışıyla pasif olarak soğutulabildiğini belirtiyor.Mossburg’a göre geleneksel şebeke depolama bataryalarında kullanılan soğutma sistemleri, işletme maliyetlerinin yaklaşık yüzde 90'ını oluşturabiliyor.İçinde demir, çelik ve sofra tuzu varSodyum teknolojisinde dikkat çeken bir diğer şirket ise California merkezli Inlyte Energy oldu.Şirket geliştirdiği bataryalarda demir tozu, çelik, alüminyum oksit ve gıda sınıfı sofra tuzu olmak üzere dört temel malzemeden yararlanıyor.Inlyte Energy CEO'su Antonio Baclig, geliştirdikleri batarya hücrelerinin alev almadığını belirtiyor. Şirkete göre bir hücrenin aşırı ısınması durumunda sıcaklık komşu hücrelerin tutuşmasına yol açacak seviyeye ulaşmıyor.Bu özellik hücrelerin birbirine daha yakın yerleştirilmesine imkan tanırken, sodyum bazlı sistemlerin metrekare başına enerji depolama kapasitesinde lityum-iyon teknolojileriyle rekabet etmesinin önünü açabilir.Şirket, ilk batarya paketini Southern Company’nin Alabama’daki enerji depolama tesisine teslim etmeye hazırlanıyor.Elektrikli otomobillerde lityum avantajını koruyorSodyum-iyon teknolojisinin önemli avantajlarına rağmen lityum-iyon bataryaların üstün olduğu kritik bir alan bulunuyor.Lityum-iyon bataryalar ağırlık başına daha fazla enerji depolayabiliyor. Bu nedenle ağırlığın büyük önem taşıdığı elektrikli otomobillerde lityum-iyon teknolojisinin hakimiyetini sürdürmesi bekleniyor.Sodyum bataryaların ise elektrik şebekeleri, veri merkezleri ve diğer sabit enerji depolama sistemlerinde daha güçlü bir alternatif haline gelebileceği değerlendiriliyor.Bataryada yeni ABD-Çin yarışıYeni teknolojinin yükselişi aynı zamanda ABD ile Çin arasında batarya sektöründeki rekabetin yeni cephesi olarak görülüyor.Çin, günümüzde kullanılan lityum-iyon bataryaların kritik ham maddelerinin işlenmesi ve batarya üretim zincirinin birçok aşamasında güçlü konumda bulunuyor. ABD'li şirketler sodyum teknolojisini bu bağımlılığı azaltmanın yollarından biri olarak değerlendiriyor.Ancak Çinli batarya devleri BYD ve CATL de sodyum-iyon teknolojisinde endüstriyel ölçekli üretim planlarını duyurdu. Bu durum, teknolojinin geliştirilmesinden çok hangi ülkenin daha hızlı kitlesel üretim kapasitesine ulaşacağına ilişkin yeni bir yarışın başladığına işaret ediyor.Alsym Energy CEO'su Mukesh Chatter, ABD'nin teknoloji geliştirme konusunda geri kalmadığını ancak üretimi büyütmekte aynı başarıyı göstermesi gerektiğini belirterek, “İnovasyonda geride kalmıyoruz. Ancak üretim ölçeğinde bir kez daha geride kalırsak bu utanç verici olur” ifadelerini kullandı.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in