Öne Çıkan Ozet
- Küresel kütük ve slab piyasaları, Çin'in üretim artışı ve Avrupa'nın koruma önlemlerinin sona ermesiyle dalgalı bir seyir izliyor. Bu durum, arz fazlasına yol açarak fiyatları baskı altında tutuyor.
- Türkiye'de ithal hurda fiyatları düşerken, iç piyasa fiyatlarının yükselme eğilimi göstermesi, iç talepte toparlanma sinyalleri veriyor.
- Çin'in çelik ihracatındaki artış, küresel piyasalarda rekabeti artırarak Türk çelik üreticilerinin ihracat pazarlarında daha agresif stratejiler benimsemesine neden oluyor.
- ABD ve Avrupa'da hurda fiyatları sabit kalırken, Türkiye'de hurda ithalatı azalmaya devam ediyor. Bu durum, Türkiye'nin üretim maliyetlerini etkiliyor.
- Jeopolitik riskler ve navlun maliyetlerindeki artış, Türkiye'nin ithalat maliyetlerini artırarak üretim maliyetlerini yükseltiyor.
- Türk çelik üreticileri, zayıf talep nedeniyle ihracat tekliflerinde ek indirimler sunmaya istekli ve iç piyasada rekabeti artırıyor.
- Önümüzdeki aylarda, LME vadeli işlemlerinde hafif bir contango yapısı bekleniyor, bu da fiyatların gelecekte yükselebileceğine işaret ediyor.
Giriş
Kütük, slab ve filmaşin piyasalarındaki son gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar ve bölgesel politikaların etkisi altında şekilleniyor. Çin'in üretim artışı ve ihracatındaki yükseliş, küresel çelik piyasalarında arz fazlasına neden olurken, Avrupa ve ABD'deki koruma önlemleri ve kısıtlamalar piyasalarda belirsizlik oluşturuyor. Türkiye ise, zayıf iç talep ve artan ithalat maliyetleriyle mücadele ediyor. Bu makalede, küresel ve yerel piyasa dinamiklerini, fiyat eğilimlerini ve geleceğe yönelik beklentileri derinlemesine analiz edeceğiz. Bu analiz, çelik piyasasındaki oyuncular için stratejik kararlar almada önemli bilgiler sunacaktır.
Küresel Analiz
Çin
Çin, 2026 yılının ilk yarısında çelik üretiminde ve ihracatında önemli bir artış kaydetti. Bu artış, Çin hükümetinin üretim kapasitelerini artırma ve ihracat teşvik politikalarıyla doğrudan ilişkilidir. Ancak, iç talepteki yavaşlama ve hükümetin çevresel düzenlemeleri, üreticileri ihracata daha fazla yönlendirdi. Mysteel verilerine göre, Haziran 2026'da Çin'in çelik ihracatı yıllık bazda %15 arttı. Bu durum, küresel piyasalarda arz fazlasına yol açarak fiyatları baskı altında tutuyor. Çin'in bu stratejisi, küresel çelik piyasasında rekabeti artırarak diğer ülkelerin ihracat pazarlarına erişimini zorlaştırıyor. Örneğin, Çin'in düşük maliyetli çelik ürünleri, Türkiye gibi üreticilerin geleneksel pazarlarında daha agresif fiyatlandırma stratejileri benimsemesine neden oluyor.
ABD
ABD'de, iç hurda fiyatları sabit kalırken, çelik üreticileri zayıf talep nedeniyle üretimlerini kısıyor. FED'in faiz oranlarını %5,25 seviyesinde sabit tutması, ekonomik büyümeye yönelik belirsizlikleri artırıyor. Bu durum, çelik talebini olumsuz etkiliyor ve üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutma çabalarını zorlaştırıyor. ABD'nin hurda ihracatına yönelik kısıtlamalar ise, küresel hurda piyasalarında arz sıkışıklığına neden olabilir. Bu kısıtlamalar, Türk çelik üreticileri için ithalat maliyetlerini artırarak rekabet gücünü zayıflatıyor. Örneğin, ABD'deki çelik üreticileri, iç piyasadaki talep düşüşü nedeniyle ihracat pazarlarına yönelmek zorunda kalırken, bu durum Türkiye gibi ithalatçı ülkeler için fırsatlar yaratabilir.
Avrupa
Avrupa Birliği, çelik ithalatına yönelik koruma önlemlerini sona erdirdi. Ancak, hurda ihracatına yönelik kısıtlamalar ve anti-damping soruşturmaları devam ediyor. Bu durum, Avrupa'daki çelik üreticilerinin maliyetlerini artırırken, küresel piyasalarda belirsizliği artırıyor. Avrupa Merkez Bankası'nın faiz oranlarını %4,5 seviyesinde koruması, ekonomik büyüme ve talep üzerinde sınırlı bir etki yaratıyor. Avrupa'nın koruma önlemlerini sona erdirmesi, Türk çelik üreticileri için yeni ihracat fırsatları yaratabilir. Ancak, Avrupa'daki anti-damping soruşturmaları, Türk üreticilerin bu pazarlara girişini kısıtlayabilir. Bu nedenle, Avrupa pazarına ihracat yapmayı planlayan Türk üreticilerin, ürünlerini daha rekabetçi fiyatlarla sunmaları gerekmektedir.
Türkiye Analizi
Türkiye, çelik piyasalarında dalgalı bir seyir izliyor. İthal hurda fiyatlarındaki düşüş, elektrik ark ocaklı (EAF) çelik üreticilerinin sıkışık marjlar nedeniyle ileriye dönük hurda alımlarını durdurmasından kaynaklanıyor. Ancak, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, iç fiyatlarda yükselme eğilimi yaratıyor. Türkiye'nin hurda ithalatı, zayıf çelik talebi nedeniyle azalmaya devam ediyor ve bu durum üreticilerin alım stratejilerini etkiliyor. Bu gelişmeler, Türk çelik üreticileri için hem fırsatlar hem de zorluklar yaratıyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, ithalat maliyetlerindeki artış, üretim maliyetlerini kontrol altında tutmayı zorlaştırıyor.
Sektör Analizi
Talep ve Arz
Küresel çelik piyasalarında arz fazlası, talep yetersizliğiyle birleştiğinde fiyatları baskı altında tutuyor. Çin'in artan ihracatı, Avrupa ve ABD'deki talep düşüşüyle birleşerek küresel piyasalarda dengesizlik yaratıyor. Türkiye'de ise, inşaat sektöründeki yavaşlama ve zayıf talep, çelik üreticilerini ihracata yönlendiriyor. Talep ve arz dengesizliği, üreticilerin maliyetlerini optimize etme ve rekabet gücünü artırma çabalarını zorlaştırıyor. Örneğin, Türkiye'deki çelik üreticileri, zayıf iç talep nedeniyle ihracat pazarlarına yönelmek zorunda kalırken, bu durum üreticilerin maliyetlerini artırıyor ve rekabet gücünü zayıflatıyor.
Stok, İhracat ve İthalat
Türkiye'nin çelik ihracat teklifleri, zayıf talep nedeniyle ton başına 595-605 $ FOB seviyesinde sabit kalırken, üreticiler ek indirimler sunmaya istekli. İthalat tarafında ise, navlun maliyetlerindeki artış ve jeopolitik riskler, maliyetleri artırıyor. Stok seviyeleri, üreticilerin piyasa koşullarına göre alım stratejilerini değiştirmeleri nedeniyle dalgalı bir seyir izliyor. Bu durum, üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutma ve rekabet gücünü artırma çabalarını zorlaştırıyor. Örneğin, Türkiye'deki çelik üreticileri, zayıf talep nedeniyle ihracat pazarlarına yönelmek zorunda kalırken, bu durum üreticilerin maliyetlerini artırıyor ve rekabet gücünü zayıflatıyor.
Otomotiv, Beyaz Eşya ve İnşaat
Otomotiv ve beyaz eşya sektörlerindeki durgunluk, çelik talebini olumsuz etkiliyor. İnşaat sektöründeki yavaşlama ise, inşaat demiri ve diğer çelik ürünlerine olan talebi düşürüyor. Bu durum, Türkiye'deki çelik üreticilerinin ihracata yönelmesini zorunlu kılıyor. Örneğin, inşaat sektöründeki yavaşlama, inşaat demiri talebini düşürerek, çelik üreticilerinin maliyetlerini artırıyor ve rekabet gücünü zayıflatıyor. Otomotiv ve beyaz eşya sektörlerindeki durgunluk ise, çelik talebini olumsuz etkileyerek, üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutma ve rekabet gücünü artırma çabalarını zorlaştırıyor.
Fiyat Analizi
İthal hurda fiyatları, Türkiye'de sıkışık marjlar nedeniyle düşerken, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, iç fiyatlarda yükselme eğilimi yaratıyor. İthal parite hesabı ve bonus karşılaştırması, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olduğunu gösteriyor. Bu durum, iç piyasa fiyatlarının yükselme potansiyelini artırıyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, ithalat maliyetlerindeki artış, üretim maliyetlerini kontrol altında tutmayı zorlaştırıyor.
| Ürün | Fiyat (USD/ton) | Değişim (%) | Haftalık | Aylık | Yıllık |
|---|---|---|---|---|---|
| İthal Hurda (HMS 1&2) | 406 | -2 | - | - | - |
| İnşaat Demiri | 25.400 TL/ton | 1 | - | - | - |
| Kütük | 530 TL/ton | -1 | - | - | - |
Şirket / Fabrika Analizi
Türkiye'deki çelik üreticileri, zayıf talep ve artan maliyetlerle mücadele ediyor. Erdemir, İsdemir ve Kardemir gibi büyük üreticiler, üretimlerini optimize etmek ve maliyetleri düşürmek için çeşitli stratejiler geliştiriyor. Özellikle, zayıf talep nedeniyle üretim kapasitelerini azaltma yoluna gidiyorlar. Ayrıca, yeni yatırımlar ve kapasite artırımları konusunda temkinli davranıyorlar. Örneğin, Erdemir ve İsdemir, üretim kapasitelerini optimize etmek ve maliyetleri düşürmek için üretim süreçlerini yeniden yapılandırıyor. Kardemir ise, yeni yatırımlar ve kapasite artırımları konusunda temkinli davranarak, maliyetlerini kontrol altında tutmayı hedefliyor.
Riskler
Jeopolitik riskler, navlun maliyetlerindeki artış ve küresel ekonomik belirsizlikler, çelik piyasalarında önemli risk faktörleri olarak öne çıkıyor. Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'ndaki gerilimler, Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini artırarak üreticileri zor durumda bırakıyor. Ayrıca, Çin'in artan ihracatı, küresel piyasalarda arz fazlasına yol açarak fiyatları baskı altında tutuyor. Bu durum, Türk çelik üreticileri için hem fırsatlar hem de zorluklar yaratıyor. Örneğin, Çin'in artan ihracatı, Türk çelik üreticileri için rekabet gücünü zayıflatırken, navlun maliyetlerindeki artış ise, üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutma çabalarını zorlaştırıyor.
Fırsatlar
Türkiye'deki çelik üreticileri için fırsatlar, iç piyasa fiyatlarındaki yükselme potansiyeli ve zayıf talep nedeniyle ihracat pazarlarına yönelme stratejilerinde yatıyor. Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir. Ayrıca, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, iç talepte toparlanma potansiyelini artırıyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir.
Uzman Yorumu
Uzmanlar, Türkiye'deki çelik piyasalarının zayıf talep ve artan maliyetlerle mücadele ettiğini belirtiyor. Ancak, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, iç talepte toparlanma potansiyelini artırıyor. Ayrıca, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir. Uzmanlar, üreticilerin maliyetlerini optimize etmeleri ve ihracat pazarlarına yönelmeleri gerektiğini vurguluyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir.
Önümüzdeki Hafta Beklentisi
Önümüzdeki hafta, Türkiye'deki çelik piyasalarında iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması nedeniyle yükselme eğilimi gösterebileceği bekleniyor. Ayrıca, navlun maliyetlerindeki artış ve jeopolitik riskler, Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini artırarak üreticileri zor durumda bırakabilir. Çin'in artan ihracatı ise, küresel piyasalarda arz fazlasına yol açarak fiyatları baskı altında tutabilir. Bu durum, Türk çelik üreticileri için fırsatlar yaratırken, aynı zamanda zorluklar da sunuyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, navlun maliyetlerindeki artış, üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutma çabalarını zorlaştırıyor.
Önümüzdeki Ay Beklentisi
Önümüzdeki ay, Türkiye'deki çelik piyasalarında iç talepte toparlanma potansiyeli ve ihracat pazarlarına yönelme stratejileri öne çıkabilir. Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir. Ancak, navlun maliyetlerindeki artış ve jeopolitik riskler, Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini artırarak üreticileri zor durumda bırakabilir. Bu durum, Türk çelik üreticileri için fırsatlar yaratırken, aynı zamanda zorluklar da sunuyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir.
Önümüzdeki Çeyrek Beklentisi
Önümüzdeki çeyrek, Türkiye'deki çelik üreticileri için iç talepte toparlanma potansiyeli ve ihracat pazarlarına yönelme stratejileri önem kazanabilir. Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir. Ancak, navlun maliyetlerindeki artış ve jeopolitik riskler, Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini artırarak üreticileri zor durumda bırakabilir. Bu durum, Türk çelik üreticileri için fırsatlar yaratırken, aynı zamanda zorluklar da sunuyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir.
Sonuç
Küresel çelik piyasaları, Çin'in üretim artışı ve Avrupa'nın koruma önlemlerinin sona ermesiyle dalgalı bir seyir izliyor. Türkiye ise, zayıf iç talep ve artan ithalat maliyetleriyle mücadele ediyor. İç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, iç talepte toparlanma potansiyelini artırıyor. Ancak, navlun maliyetlerindeki artış ve jeopolitik riskler, Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini artırarak üreticileri zor durumda bırakabilir. Türk çelik üreticileri, maliyetlerini optimize etmeli ve ihracat pazarlarına yönelmelidir. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir.
Sık Sorulan Sorular
Kütük ve slab piyasalarında hangi faktörler fiyatları etkiliyor?
Çin'in üretim artışı, Avrupa ve ABD'deki koruma önlemleri, navlun maliyetleri ve jeopolitik riskler fiyatları etkileyen başlıca faktörlerdir. Örneğin, Çin'in artan ihracatı, küresel piyasalarda arz fazlasına yol açarak fiyatları baskı altında tutarken, navlun maliyetlerindeki artış, Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini artırarak üreticileri zor durumda bırakıyor.
Türkiye'de hurda fiyatları neden düşüyor?
Sıkışık marjlar nedeniyle Türk çelik üreticileri, ileriye dönük hurda alımlarını durduruyor, bu da fiyatların düşmesine neden oluyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, ithalat maliyetlerindeki artış, üretim maliyetlerini kontrol altında tutmayı zorlaştırıyor.
İç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması ne anlama geliyor?
İç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, iç fiyatlarda yükselme potansiyelini artırır. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir.
Çin'in artan ihracatı küresel piyasalarda nasıl bir etki yaratıyor?
Çin'in artan ihracatı, küresel piyasalarda arz fazlasına yol açarak fiyatları baskı altında tutuyor. Bu durum, Türk çelik üreticileri için rekabet gücünü zayıflatırken, navlun maliyetlerindeki artış, üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutma çabalarını zorlaştırıyor.
Jeopolitik riskler Türkiye'nin çelik piyasalarını nasıl etkiliyor?
Jeopolitik riskler, navlun maliyetlerini artırarak Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini yükseltiyor ve üreticileri zor durumda bırakıyor. Örneğin, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'ndaki gerilimler, Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini artırarak üreticileri zor durumda bırakıyor.
Türk çelik üreticileri hangi stratejileri izlemelidir?
Türk çelik üreticileri, maliyetlerini optimize etmeli ve ihracat pazarlarına yönelmelidir. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir.
Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi Türk üreticiler için ne anlama geliyor?
Koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir. Ancak, Avrupa'daki anti-damping soruşturmaları, Türk üreticilerin bu pazarlara girişini kısıtlayabilir. Bu nedenle, Avrupa pazarına ihracat yapmayı planlayan Türk üreticilerin, ürünlerini daha rekabetçi fiyatlarla sunmaları gerekmektedir.
Navlun maliyetlerindeki artış Türkiye'nin ithalatını nasıl etkiliyor?
Navlun maliyetlerindeki artış, Türkiye'nin hurda ithalat maliyetlerini artırarak üreticileri zor durumda bırakabilir. Örneğin, navlun maliyetlerindeki artış, üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutma çabalarını zorlaştırıyor ve rekabet gücünü zayıflatıyor.
İç talepte toparlanma potansiyeli var mı?
İç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, iç talepte toparlanma potansiyelini artırıyor. Örneğin, iç piyasa fiyatlarının ithal pariteye göre ucuz olması, üreticilere iç talebi artırma fırsatı sunarken, Avrupa'da koruma önlemlerinin sona ermesi, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları yaratabilir.
Küresel ekonomik belirsizlikler çelik piyasalarını nasıl etkiliyor?
Küresel ekonomik belirsizlikler, talep dalgalanmalarına ve fiyat oynaklıklarına yol açarak piyasaları etkiliyor. Örneğin, FED ve ECB'nin faiz politikaları, ekonomik büyümeye yönelik belirsizlikleri artırarak çelik talebini olumsuz etkiliyor ve üreticilerin maliyetlerini kontrol altında tutma çabalarını zorlaştırıyor.
Kullanılan Kaynaklar
- Shanghai Metals Market, Haziran 2026
- SteelRadar, Mayıs 2026
- Mesteel, 2025 Yıl Sonu Değerlendirmesi
- Mysteel, Haziran 2026
- Rzzro, Haziran 2026
Yasal Not
Bu makale, yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Piyasa koşulları sürekli değiştiğinden, okuyucuların kendi araştırmalarını yapmaları ve profesyonel danışmanlık almaları önerilir.