">"> "> &lang=en"> ">
← Tüm Haberler
EKONOMİ Habertürk · 06.08.2026 10:26 👁 1 görüntülenme

Trump’ın “Altın Filosu” daha denize inmeden bütçeyi batırdı

ABD Başkanı Donald Trump’ın kendi adını taşıyacak yeni savaş gemisi sınıfı için hazırladığı iddialı proje, henüz ilk sac levha kesilmeden devasa maliyetiyle gündeme oturdu

Trump’ın “Altın Filosu” daha denize inmeden bütçeyi batırdı
ABD Kongresi’ne bağlı bağımsız Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) yayımladığı rapora göre, 15 nükleer tahrikli “Trump sınıfı” güdümlü füze zırhlısının 2028-2056 yılları arasındaki toplam inşa maliyeti, 2026 fiyatlarıyla yaklaşık 275 milyar doları bulabilir. Bu rakam, projeyi Amerikan tarihinin en pahalı savaş gemisi programlarından biri haline getirirken, Başkan’ın adını taşıyan “Altın Filo”nun altından çok ağır bir fatura çıkabileceğini gösterdi. CBO’nun hesaplamasına göre sınıfın ilk gemisi yaklaşık 23,4 milyar dolara mal olacak. Ardından gelecek 14 geminin ortalama maliyetinin ise gemi başına 18 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Kurum, bu tahminlerin geminin nihai tasarımı, ağırlığı, silah sistemleri ve tersanelerin üretim kapasitesi gibi henüz kesinleşmemiş unsurlara dayandığını, bu nedenle gerçek maliyetin daha yüksek ya da daha düşük çıkabileceğini özellikle vurguladı. Karşılaştırma, projenin büyüklüğünü daha da çarpıcı hale getiriyor. Dünyanın en büyük uçak gemisi kabul edilen USS Gerald R. Ford, 2008 fiyatlarıyla yaklaşık 13,3 milyar dolara inşa edilmişti; bu tutar 2026 değerleriyle 20 milyar doların üzerine çıkıyor. Buna rağmen Trump sınıfının ilk gemisinin tahmini maliyeti, Amerikan deniz gücünün sembolü olan dev uçak gemisinin bugünkü karşılığını da aşacak. Nükleer tahrikten vazgeçilmesi halinde 15 geminin yaklaşık 243 milyar dolara mal olabileceğini hesaplayan CBO, nükleer seçeneğin faturayı yüzde 13 artıracağını belirtti. Görevdeyken Kendi Adını Verdi Trump, yeni savaş gemisi sınıfını 22 Aralık 2025’te Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde düzenlediği toplantıyla duyurmuştu. ABD’de savaş gemilerine görevdeki başkanların adının verilmesi alışılmış bir uygulama değil; bu onur çoğunlukla görev süresi sona ermiş başkanlar, önde gelen devlet adamları veya savaş kahramanları için kullanılıyor. Trump ise sınıfa doğrudan kendi adını verirken, ilk geminin USS Defiant olarak adlandırılacağını açıkladı. Projenin başlangıçta iki gemiyle başlaması, daha sonra filonun 20 ila 25 gemiye kadar genişletilmesi hedeflenmişti; ancak Donanmanın 2027 yılı gemi inşa planı ilk aşamada 15 gemilik bir program öngörüyor. Trump, duyuru sırasında bu gemilerin daha önce inşa edilen savaş gemilerinden daha büyük, daha hızlı ve “100 kat daha güçlü” olacağını savunmuş, tasarım sürecine şahsen müdahil olacağını söylemişti. Başkan’ın “Altın Filo” adını verdiği genişleme programının merkezine yerleştirilen Trump sınıfı gemiler, Pentagon’un tanımına göre ABD Donanmasının bugüne kadar inşa edeceği en ağır silahlı yüzey savaş platformları olacak. Gemilerin yalnızca birer savaş aracı değil, aynı zamanda açık denizlerde uzun süre görev yapabilecek yüzer komuta merkezleri olarak kullanılması planlanıyor. Füze, Lazer ve Elektromanyetik Top CBO raporunda yer alan teknik bilgilere göre Trump sınıfı gemiler; hava savunma füzeleri, gemisavar sistemleri, denizden karaya saldırı füzeleri, hipersonik silahlar ve nükleer başlık taşıyabilecek denizden fırlatılan seyir füzeleriyle donatılacak. Gemilerde ayrıca yüksek enerjili lazerler, insansız hava araçlarını etkisiz hale getirmeye yönelik optik sistemler ve patlayıcı içermeyen mühimmatı elektromanyetik enerjiyle hipersonik hızlara ulaştıran “railgun” adı verilen elektromanyetik top bulunması öngörülüyor. Bazı teknolojilergeminin inşasına yetişmemesi halinde, ileride eklenmeleri için gövdede yeterli alan ve elektrik kapasitesi bırakılaca Planlanan gemiler tam yüklü halde en az 35 bin ton ağırlığa ulaşacak, 256 ila 268 metre arasında uzunluğa sahip olacak ve saatte 30 deniz milinin üzerinde sürekli hız yapabilecek. Bu ölçülerle Trump sınıfı, mevcut Arleigh Burke sınıfı destroyerlerden üç buçuk kat, Zumwalt sınıfı destroyerlerden ise iki kattan fazla büyük olacak. Gemiler, 1990’lı yıllarda hizmet dışına çıkarılan 58 bin tonluk Iowa sınıfı son Amerikan zırhlılarından daha küçük kalacak; ancak inşa edilmeleri halinde İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD’nin ürettiği en büyük yüzey savaş gemileri ve dünyadaki en büyük aktif yüzey muharipleri olacak. CBO’nun tahmini 35 bin tonluk bir tasarıma dayanıyor. Ancak Donanmanın bütçe belgelerinde gemilerin tam yüklü ağırlığının 41 bin tona kadar çıkabileceği belirtiliyor. Rapora göre geminin öngörülenden 6 bin ton daha ağır hale gelmesi, yalnızca ilk geminin maliyetini yüzde 16 artırabilir. Bu durumda 23,4 milyar dolarlık başlangıç faturası daha da büyürken, henüz tasarım masasında bulunan “Altın Filo”nun maliyetinin Kongre’nin ilk hesaplarını aşması ihtimali güçleniyor. Çin Denizde Farkı Açtı Washington’ın böylesine büyük bir deniz gücü programına yönelmesinin arkasında, Çin’in hızla büyüyen donanması bulunuyor. ABD, halen uçak gemileri, nükleer denizaltılar, silah sistemleri ve küresel operasyon kapasitesi bakımından önemli üstünlüklere sahip olsa da toplam savaş gemisi sayısında Pekin’in gerisine düşmüş durumda. Kongre’ye sunulan daha önceki raporlar, Çin tersanelerinin gemi üretim hızının Amerikan tersanelerini belirgin biçimde aştığını, bu durumun askeri yetkililer ve savunma uzmanları arasında ciddi kaygı yarattığını ortaya koymuştu. Trump ise projenin yalnızca Çin’e karşı hazırlanmadığını, yeni filonun “herkese karşı bir denge” oluşturacağını söylemişti. Ancak ABD’nin asıl sorunu yalnızca para değil, bu dev gemileri zamanında üretebilecek tersane ve nitelikli iş gücü kapasitesi. CBO’ya göre Trump sınıfı zırhlıların planlandığı şekilde üretilebilmesi için Amerikan tersanelerindeki büyük yüzey savaş gemisi üretim tonajının yaklaşık yüzde 60 artırılması gerekecek. Aynı tersanelerin destroyer, amfibi gemi, uçak gemisi ve nükleer denizaltı programlarıyla da meşgul olması, yeni zırhlıların diğer kritik savunma projelerinde gecikmelere yol açabileceği endişesini büyütüyor. Trump, programı açıklarken savunma şirketlerini gecikmeler ve maliyet aşımları konusunda sert biçimde uyarmış; projelerini zamanında tamamlayamayan şirketlerin yönetici maaşları, hisse geri alımları ve temettü ödemelerinin sınırlandırılabileceğini söylemişti. Ancak Kongre Bütçe Ofisi’nin 275 milyar dolarlık hesabı, Başkan’ın maliyetleri düşürme söylemiyle kendi adını taşıyacak dev savaş gemilerinin faturası arasındaki ironiyi şimdiden ortaya çıkardı. Amerikan donanmasının Çin ile arasındaki gemi sayısı farkını kapatması hedeflenirken, Washington şimdi “Altın Filo”nun denizlere hâkim olmadan önce bütçeye hâkim olup olmayacağını tartışıyor.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in