">"> "> &lang=en"> ">
← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 05.08.2026 00:00

Kalıcı istihdam için iç turizm desteği şart

Dış turizme dayalı bir yapıyla sezon dışı istihdamı korumanın giderek daha zor hale geldiğini belirten turizm sektörü temsilcileri, düşük sezonda iç turizmi canlandıracak mekanizmaların devreye alınmasının büyük önem taşıdığını bildirdi. Sektör temsilcileri, istihdamın sezonluk dalgalanmalardan etkilenmemesi için önerilerini DÜNYA'ya anlattı.

Kalıcı istihdam için iç turizm desteği şart
Recep ERÇİNTürkiye'de SGK veri­lerine göre, turizm sektöründe toplam 1 milyon 463 bin kişi istihdam ediliyor. Bunun 429 bini ko­naklama, 921 bini yiyecek-i­çecek hizmetleri, 44 bini ha­vayolu taşımacılığı ve 68 bini seyahat acenteciliği alanın­da görev yapıyor.Bu tablo, tu­rizmin toplam istihdamının yaklaşık yüzde 9’unu oluştu­rarak, Türkiye ekonomisinin en önemli istihdam kaynak­larından biri olmayı sürdür­düğünü ortaya koyuyor. Fa­kat turizm istihdamı, sektö­rün doğası gereği mevsimsel dalgalanmalardan önemli ölçüde etkileniyor. Özellik­le haziran-ağustos dönemin­de konaklama ve yiyecek-i­çecek işletmelerindeki yo­ğun talep nedeniyle çalışan sayısı hızla artarken, sezo­nun sona ermesiyle birlikte istihdamda belirgin bir ge­rileme yaşanıyor.Turizmde kalıcı istihdam ile dalgalan­maların önüne geçmek için yapılması gerekenleri DÜN­YA'ya anlatan Türkiye Otel­ciler Birliği (TÜROB) Yöne­tim Kurulu Başkanı Müberra Eresin, resort oteller ile şehir otellerinin aynı dinamiklere sahip olmadığına dikkat çe­kerek, “Şehir otelleri yılın ta­mamına yayılan farklı bir ta­lep yapısıyla faaliyet göster­mekte olup, klasik sezonluk istihdam modeli bu işletme­ler için geçerli değildir. Bu nedenle kamu desteklerinin, sektörün farklı segmentle­rinin ihtiyaçlarını gözeten, adil ve dengeli bir yaklaşım­la tasarlanması büyük önem taşımaktadır” dedi.İstihdamın sürdürülebi­lirliğinin sadece mali teşvik­lerle sağlamanın mümkün olmadığını kaydeden Ere­sin, “İşletmelerin özellikle kış aylarında da faaliyetleri­ni sürdürebilmeleri için dü­şük sezonda iç turizmi can­landıracak mekanizmala­rın devreye alınması büyük önem taşımaktadır. İç turiz­mi destekleyecek yeni teş­vikler, tatil kampanyaları ve seyahati özendirici uygula­malar sektörün yıl boyunca canlı kalmasına katkı sağ­layacaktır.Sadece dış turiz­me dayalı bir yapıyla sezon dışı istihdamı korumak gi­derek daha zor hale gelmek­tedir. İspanya, İtalya, Fran­sa, Almanya ve İngiltere gi­bi turizmde güçlü ülkelerde iç turizm, dış turizm kadar hatta bazı dönemlerde daha yüksek bir hareketlilik ya­ratmaktadır. Bu ülkelerde iç turizm, sektörün yıl boyun­ca ayakta kalmasını sağlayan en önemli unsurlardan bi­ridir. Türkiye’nin de sürdü­rülebilir turizm hedeflerine ulaşabilmesi için dış pazar­ların yanı sıra güçlü ve canlı bir iç turizm politikası oluş­turması artık stratejik bir zo­runluluktur” görüşünü dile getirdi.Mevsimsellik nitelikli istihdamı da etkiliyorSon yıllarda sağlık, spor, kültür, gastronomi ve MI­CE gibi alternatif turizm alanlarında kaydedilen ge­lişmelerin resort destinas­yonlarının faaliyet sürele­rini uzatmaya katkı sağla­sa da, turizmi 12 aya yayma hedefinin henüz arzu edilen seviyeye ulaşamadığına işa­ret eden Eresin, “Mevsimsel çalışma modeli yalnızca is­tihdamın sürekliliğini değil, aynı zamanda nitelikli iş gü­cünün sektörde tutulmasını da olumsuz etkilemektedir.Çalışanların sektöre bağlı­lığının güçlenmesi, mesleki gelişimlerinin desteklenme­si ve hizmet kalitesinin ko­runabilmesi için yılın tama­mına yayılan sürdürülebilir bir çalışma ortamının oluş­turulması gerekmektedir. Bu noktada düşük sezonda dü­zenlenen uluslararası orga­nizasyonlar stratejik önem taşımaktadır.Kasım ayın­da gerçekleştirilecek COP31 Konferansı kapsamında yak­laşık 30 bin yabancı ziya­retçinin ülkemize gelmesi beklenmektedir. Bu ölçekte uluslararası etkinliklerin se­zon dışı dönemlerde artırıl­ması, yalnızca turizm gelir­lerine katkı sağlamakla kal­mayacak; işletmelerin daha uzun süre açık kalmasına, istihdamın korunmasına ve sektörün yıl geneline yayı­lan sürdürülebilirliğine de önemli katkı sunacaktır” ifa­delerini kullandı.Desteklerde uygulama dönemi değiştirilebilir“Sektörün sürdürülebilir­liği açısından son dönemde atılan bazı adımları da olum­lu buluyoruz” diyen Eresin, “Konaklama vergisinin yüz­de 2’den yüzde 1’e indirilme­si sektör adına önemli bir dü­zenleme olmuştur. Aynı şe­kilde TBMM’ye sunulan ve işverene sağlanacak olan ça­lışan başına aylık 3 bin 500 TL SGK prim desteği öngö­ren teklif de istihdamın ko­runması açısından son dere­ce değerli bir girişimdir.Bu­nunla birlikte, söz konusu desteğin etkisinin en yüksek seviyeye ulaşabilmesi için uygulama döneminin yeni­den değerlendirilmesinde fayda görüyoruz. Desteğin Mayıs-Aralık 2026 yerine, sektörün en düşük doluluk oranlarıyla faaliyet göster­diği ocak-mayıs dönemini de kapsayacak şekilde uygulan­ması çok daha güçlü bir et­ki yaratacaktır. Özellikle kış aylarında faaliyetini sürdür­meye çalışan oteller açısın­dan bu destek, işletmelerin açık kalmasına ve istihda­mın korunmasına doğrudan katkı sağlayacaktır” diye ko­nuştu.Şehir otellerinin maliyet yapısına uygun destek şartTurizm sektörünün reka­bet gücünü ve istihdam ka­pasitesini artırmak için ila­ve destek mekanizmalarına da ihtiyaç olduğunu dile ge­tiren Eresin, sözlerini şöy­le sürdürdü: “Özellikle şehir otellerinin farklı maliyet ya­pısını dikkate alan uygula­malar geliştirilmeli ve sek­törün dinamiklerine uygun esnek çalışma modelleri ha­yata geçirilmelidir. Mevcut İş Kanunu, turizmin değiş­ken talep yapısıyla tam an­lamıyla örtüşmemekte; baş­ta gençler ve kadınlar olmak üzere birçok kişinin sektöre katılımını zorlaştırmaktadır. Turizmin çalışma gerçekle­rine uygun esnek istihdam modellerinin geliştirilmesi, hem işletmelerin verimlili­ğini artıracak hem de nitelik­li iş gücünün sektörde kalıcı­lığına önemli katkı sağlaya­caktır.” “Bizde her şey son dakikaya döndü”Tarihi Yarımada'daki durumu anlatan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Oteller Meslek Komitesi'nin önceki dönem başkanı ve Hotel Levni İstanbul'un Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Karacabay, şubat ayı sonunda başlayan ABD/İsrail-İran savaşının ziyaretçi sayılarının düşmesine neden olduğunu söyledi. Savaşın yanında döviz kurları nedeniyle Türkiye'nin pahalı kalmasının da zafiyette önemli bir etken olduğunu anlatan Karacabay, “Mayıs sonu haziranda da Dünya Kupası'nın etkisi oldu.Özellikle Avrupalı maçları evinde izledi. Tabi İstanbul'da yeme-içme çok pahalı. Bu yüzden biz İstanbul otelleri olarak negatif ayrıştık. Bir oda parasına, bir aile dışarda yemek yiyemiyor. Beklentimizin yüzde 25-30 altında kaldık. Doluluklar yüzde 59-60'ta kaldı. Geçen sene yüzde 85 idi” dedi.Turist sayısını artırmak için etkinliklerin önemine işaret eden Karacabay, “İstanbul'da ortalama kalış süresi 3 gün. Bunu artırmak için şehirde düzenlenen etkinlikler, spor müsabakaları, konserler vs. çok önemli. Bu sene konserler vs çok iyi oldu ama daha uzun vadeli planlanması gerekiyor. 2027'de Londra'ya gidecek adam 'Visit London'da neler var gideceğim tarihlerde diye bakıyor.Biz de her şey son dakika. 2-3 ay sonrasını göremiyoruz” diye konuştu. Karacabay, oda fiyatlarının 180-190 eurolardan 130 eurolara kadar düştüğünü belirterek, “Tarihi Yarımada'da hiç olmayan bir şey oldu ve artık satılık oteller var. Bazı aylar düşük bazı aylar yüksek doluluk olsa da bizim eskiden mevsimimiz yoktu. Genel itibarıyla doluluklarımız düştü” ifadelerini kullandı. Karacabay, kongrelere 1 dolar fazla destek verilmesi durumunda İstanbul'a çekilebileceğini kaydederek, “Devletin biraz daha destek olması lazım” önerisini dile getirdi. Mevsimsellik mevzuatla aşılabilir Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin, turizmin ekonomi için doğrudan gelir ve istihdam etkisinin ötesinde anlam taşıdığını söyledi. Sorularımızı yanıtlayan Oya Narin, "Döviz kazandırıcı niteliğiyle dış finansman ihtiyacımızın dengelenmesine katkı sağlaması, sektörü orta ve uzun vadede daha stratejik bir konuma taşıdı.Bu nedenle sektörün iktisadi sürdürülebilirliğini konuşurken, işin en kritik bileşeni olan istihdam yapısını da dikkatle ele almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Turizm istihdamının kırılganlığının ise mevsimsellik olduğunu dile getiren Narin, şunları kaydetti: "İstihdam yıl içinde belirgin biçimde dalgalanıyor; yaz aylarında yükselen çalışan sayısı, sezon kapandığında geriliyor. Her sezon başında yeniden işe alınan personelin
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in