← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 24.07.2026 00:00 👁 4 görüntülenme

Altın ithalatına getirilen kota mücevher ihracatını vurdu

Altın ithalatına getirilen kota, mücevher sektörünün rekabet gücünü zayıflattı. Mücevher İhracatçıları Birliği'nin (MİB) verilerine göre, sektörün ihracatı bu yılın ilk 6 ayında yüzde 33, işlenmiş altın mücevher ihracatı da yüzde 62 geriledi. MİB Başkanı Mustafa Özcan, Türkiye'nin mücevherde ithalatçı konuma gerilediğini bildirdi.

Altın ithalatına getirilen kota mücevher ihracatını vurdu
Mücevher ihraca­tı ‘kotaya’ takıldı. Mücevher İhracat­çıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Öz­can, Türkiye'nin mücevher üretimi ve ihracatında Hin­distan ve İtalya'nın ardından dünyanın üçüncü büyük üre­ticisi konumunda bulunmasına kar­şın, son iki yılda ih­racatta ciddi bir kan kaybı yaşandı­ğını ifade etti.Özcan’ın ver­diği bilgiye göre, 2025 yılın­da sektör ihracatı 7,9 milyar dolar olarak gerçekleşirken, 2026 yılının ilk altı ayında ih­racat 2,9 milyar dolar seviye­sinde kaldı. Aynı dönemde sektör ihracatı yüzde 33 geri­lerken, işlenmiş altın mücev­her ihracatındaki düşüş yüz­de 62'ye ulaştı. Türkiye İh­racatçılar Meclisi verilerine göre mücevher sektörü, yılın ilk yarısında ihracatı en fazla gerileyen sektör oldu.“15 bin dolara varan farklar oluştu”İhracattaki düşüşün te­mel nedeninin 2023 yılında cari açığı azaltmak için al­tın ithalatına getirilen kota uygulaması olduğunu belir­ten Mustafa Özcan, kota ne­deniyle uluslararası piyasa­lardaki altın fiyatı ile Türki­ye'deki fiyat arasında dönem dönem kilogram başına 15 bin dolara varan farklar oluş­tuğunu söyledi. Özcan, aylık 12 tonluk kota uygulaması­nın Türk üreticilerinin re­kabet gücünü doğrudan za­yıflattığını belirterek, “Böyle bir maliyet farkını uluslara­rası alıcıya anlatmanız müm­kün değil. Dünya piyasasında aynı ürünü daha uygun maliyetle temin edebilen müşteriler do­ğal olarak başka ülkelere yöneli­yor" dedi.“Belirsizlik müşteriyi uzaklaştırıyor”Uluslararası alıcıların si­pariş verirken teslim tari­hindeki altın maliyetini ön­göremediğini belirten Özcan, bunun uzun yıllar emek ve­rilerek oluşturulan müşteri ilişkilerini zedelediğini söy­ledi.Özcan, "Bugün fiyat far­kı olmayabilir ancak müşte­ri sipariş verdiğinde 45 gün sonra hangi maliyetle karşı­laşacağını bilmiyor. Bu be­lirsizlik nedeniyle sipariş­lerini Çin'e, İtalya'ya veya Endonezya'ya kaydırıyor. Uluslararası ticarette sürek­lilik çok önemli. Bir müşte­ri Türkiye'den uzaklaştığın­da, fiyatlar normale dönse bile onu yeniden kazanmak kolay olmuyor" diye konuştu.Özcan'ın verdiği bilgiye göre, cari açığı azaltmak amacıyla uygulamaya alınan kota sis­temi, beklenen sonucun ak­sine ithalatı istenilen ölçü­de düşürmedi. 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesin­de bulunan bitmiş takı itha­latı, 2024 yılında 6,6 milyar dolara ulaştı. Aynı dönem­de Türkiye'nin en önemli ra­kiplerinden İtalya'nın Tür­kiye'ye gerçekleştirdiği mü­cevher ihracatı da hızlı artış gösterdi.Özcan, Türkiye'nin geç­mişte net ihracatçı konu­munda bulunduğunu ancak gelinen noktada ithalatçı ko­numa gerilediğini belirte­rek, sektörün rekabet gücünü yeniden kazanabilmesi için ham maddeye erişimin öngö­rülebilir hale gelmesi gerek­tiğini vurguladı."20 milyar dolarlık potansiyele sahibiz"Mustafa Özcan, Türk mücevher sektörünün güçlü üretim altyapısı, tasarım kabiliyeti ve yüksek katma değerli üretimiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu, yapısal sorunların çözülmesi halinde sektörün çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşabileceğini söyledi.Özcan, “Kaybettiğimiz net ihracatçı unvanını geri kazanmak istiyoruz. En büyük gücümüz olan 250 binin üzerindeki istihdamımızı koruyarak sektörümüzü hak ettiği zirveye tekrar taşıyacağız. Altın ithalatındaki kota başta olmak üzere üretimi ve ihracatı zorlaştıran yapısal engellerin kaldırılması halinde sektörümüzün 20 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu."Altın Esaslı Muhasebe'ye geçilmeli"MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, sektörün finansal yapısını koruyabilmesi için en büyük ve acil beklentilerinin "Altın Esaslı Muhasebe" sistemine geçilmesi olduğunu söyledi. Özcan, "Şu anki düzende, altındaki kur veya enflasyon kaynaklı değer artışı ‘kâr’ olarak görülüp üzerinden vergilendirme yapılıyor, bu da şirketlerimizin fiziki sermayesini doğrudan eritiyor.Destekler konusunda ise, mücevher sektörünün maalesef döviz dönüşüm desteğinden çıkartıldığını görüyoruz. Sektörün yeniden motive edilmesi ve sermayesinin korunması için altın esaslı muhasebenin yasalaşması ve çıkartıldığımız döviz dönüşüm desteklerinin ihracatçıya tekrar sunulması en etkili model olacaktır" ifadelerini kullandı.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in