← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 20.07.2026 12:07 👁 4 görüntülenme

1947'nin İstanbul'u gün yüzüne çıktı: Tarihi kareler arşive taşındı

Anadolu Ajansı, İsveçli ünlü fotoğrafçı Karl Werner Gullers'in 1947 yılında İstanbul'da çektiği 200'den fazla tarihi fotoğrafı arşivine kazandırdı. Telif sürecinin tamamlanmasının ardından yüksek çözünürlüklü olarak arşive eklenen kareler, İstanbul'un savaş sonrası mimarisini, sokak yaşamını ve kültürel dokusunu gözler önüne seriyor.

1947'nin İstanbul'u gün yüzüne çıktı: Tarihi kareler arşive taşındı
Anadolu Ajansı Görsel Arşiv Haber Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma kapsamında, İsveç'teki Nordiska Müzesi koleksiyonunda bulunan Karl Werner Gullers'e ait İstanbul fotoğraflarının kullanım hakları telif mevzuatına uygun şekilde temin edildi. Uluslararası arşiv standartlarına göre yürütülen yasal sürecin tamamlanmasının ardından fotoğrafların yüksek çözünürlüklü kopyaları AA Görsel Arşivi'ne aktarıldı. 1947 İstanbul'una ışık tutan karelerKarl Werner Gullers'in 1947 yılında İstanbul'u ziyaret ettiği sırada çektiği fotoğraflar, kentin hem mimari yapısını hem de günlük yaşamını ayrıntılarıyla belgeliyor. Koleksiyonda, dönemin İsveç devlet hava yolu şirketi için çekilen özel fotoğrafların yanı sıra İstanbul'daki hava meydanı, pilotlar, yolcular ve şehir yaşamından kesitler de yer alıyor. Arşive kazandırılan fotoğraflar, II. Dünya Savaşı'nın yıkımından doğrudan etkilenmeyen İstanbul'un tarihi dokusunu ve sosyal hayatını belgeleyen önemli görsel kaynaklar arasında gösteriliyor. Galata Köprüsü'nden Kapalıçarşı'ya uzanan tarihi yolculukArşivde yer alan 200'ü aşkın karede Galata Köprüsü, Karaköy, Eminönü ve İstanbul'un ara sokakları gibi kentin simge noktaları yer alıyor. Fotoğraflarda yalnızca tarihi yapılar değil, dönemin insanları ve gündelik yaşamı da ön plana çıkıyor. Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden Kapalıçarşı'nın kemerli koridorları, dükkânları ve hareketli çarşı yaşamı dönemin atmosferini yansıtan ayrıntılar arasında bulunuyor. Gullers'in özellikle pencerelerden süzülen doğal ışığı kullanarak esnafı ve çarşı yaşamını fotoğraflaması dikkat çekiyor. Kaybolan meslekler objektife yansıdıFotoğraflarda Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan birçok geleneksel meslek de belgeleniyor. Hamallar, halı satıcıları ve saat tamircileri dönemin kent yaşamının önemli figürleri olarak karelerde yer alıyor. Galata Köprüsü'nde sırtlarında sepet taşıyan iki hamal, sahildeki sandallar ve sokakta kavun satan seyyar satıcı gibi görüntüler, 1940'lı yılların İstanbul'una dair önemli ayrıntılar sunuyor. Modernleşme ile gelenek aynı karedeKarl Werner Gullers'in objektifine yansıyan İstanbul, modernleşme ile geleneksel yaşamın iç içe geçtiği bir şehir görünümü sergiliyor. Sokaklarda kasket ve fötr şapka kullanan insanlar dönemin sosyal çeşitliliğini yansıtırken, Karaköy'deki Galata Bonmarşesi önünde tramvaylar ve otomobillerle birlikte odun taşıyan at arabalarının aynı karede yer alması, ulaşımda yaşanan dönüşümün izlerini ortaya koyuyor. Haliç'te küçük teknelerin arka planında yükselen Süleymaniye Camisi ise kentin tarihi kimliğinin modernleşme sürecinde de korunmaya devam ettiğini gösteriyor. Fotoğrafçının kendisi de objektife yansıdıArşive aktarılan koleksiyonda Karl Werner Gullers'in yer aldığı fotoğraflar da bulunuyor. Bu karelerden birinde Gullers'in, tripod üzerine kurulu kamerasıyla çalışan bir sokak fotoğrafçısıyla tokalaştığı görülüyor. Bu görüntü, dönemin fotoğrafçılık kültürüne dair dikkat çekici belgeler arasında yer alıyor. Uluslararası üne sahip bir fotoğrafçıFotoğrafçılığa 12 yaşında başlayan Karl Werner Gullers, portre fotoğrafçısı Jan de Meyere'nin yanında çıraklık yaptıktan sonra kendi stüdyosunu kurdu.Picture Post, Se, Vi ve Allers gibi yayınlar için çalışan Gullers, kariyeri boyunca yaklaşık 100 renkli ve siyah-beyaz fotoğraf kitabına imza attı. Charlie Chaplin, Ingrid Bergman ve Alfred Hitchcock gibi dünya çapında tanınan isimleri de fotoğraflayan Gullers, belgesel ve portre fotoğrafçılığı alanında uluslararası ün kazandı.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in