← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 16.07.2026 09:47 👁 4 görüntülenme

Güvenle inşa edilen 35 yıllık yol

Golden Gateway Holding Yönetim Kurulu Başkanı Halis Ali Çakmak, “35 yılı geride bırakırken bu yolculuğa yalnızca kendi hikâyemiz olarak bakmıyoruz. Ülkemizi dünyanın farklı noktalarında temsil etmenin gururunu da yaşıyoruz" dedi.

Güvenle inşa edilen 35 yıllık yol
35 yıl önce tur operatörlüğüyle başlayan girişimcilik ruhu, bugün Golden Gateway Holding olarak sigortadan enerjiye, teknolojiden finansa uzanan geniş bir yelpazede hayatımıza dokunuyor.Turizmden aldıkları ilhamı teknolojiyle birleştirerek uluslararası arenada söz sahibi olan dinamik ve güçlü bir yapı kurduklarını belirten Halis Ali Çakmak, “Her yerli başarı hikayesi, aynı zamanda Türkiye'nin başarı hikayesidir. Biz de bu hikayeyi yazmaya ve büyütmeye devam ediyoruz. Golden Gateway Holding olarak, 35 yıllık faaliyetlerimiz boyunca yürüttüğümüz tüm projelerde ilgili mevzuata uygun hareket etmeyi, yetkili kamu kurumlarıyla şeffaf iletişim içerisinde çalışmayı ve üzerimize düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirmeyi temel ilke olarak benimsedik. Kamu kurumlarının belirlediği politika ve düzenlemeler doğrultusunda geliştirdiğimiz hizmet anlayışı, bugün ulaştığımız kurumsal yapının en önemli dayanaklarından biri olmuştur” dedi. ÖNYARGI YIKAN BİR BAŞLANGIÇ "TÜRK ÇOCUĞU" HEYKELİNİN HİKAYESİTurizm tutkusunun temellerinin Malta’daki öğrencilik yıllarına dayandığını belirten Halis Ali Çakmak, “Öğrencilik dönemimde Maltalı arkadaşlarımın evlerine gittiğimde, Osmanlı döneminden kalan bir korkunun izi olarak 'Türk Çocuğu' adında siyahi heykeller görüyordum. Bu algıyı gördüğümde çok şaşırdım ve tarihin tozlu raflarındaki bu ön yargıyı sevgiyle silmeye karar verdim" dedi.Maltalılar’ın Türkiye’yi ya hiç tanımadığını ya da yanlış bildiğini fark eden Çakmak, iki ülke arasında sevgi köprüleri kurmak için kolları sıvadı. Başlangıçta küçük kültürel etkileşimlerle başlayan bu çaba, zamanla karşılıklı devasa bir turizm hareketine dönüştü. O kadar ki, Malta Hava Yolları charter seferlerin ardından Türkiye’ye tarifeli uçuşlar başlattı ve on binlerce Türk, Malta’nın tarihi dokusunu keşfetme fırsatı buldu. Çakmak, o gün kendine verdiği sözü hatırlatırken duygularını şu sözlerle özetliyor: "Kendime verdiğim 'Bir gün o heykellerin yerini sıcak bir dostluk alacak' sözünü bugün gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bir Malta gazetesinin attığı manşet, bu barışçıl ve kültürel zaferin en güzel kanıtıydı. Gazete, ‘Türk seyahatçiler Malta’yı fethetti’, ‘Malta evlerindeki Türk Çocuğu heykellerini tarihe gömen adam" başlığıyla haber yapmıştı. Tarih kitaplarına geçen askeri fetihlerin aksine, turizm ve kültür yoluyla gerçekleştirdiğimiz şey; sınırları aşan, kalıcı ve onurlu bir 'gönül zaferiydi.”TURİZMDEN DİPLOMATİK BAŞARIYA “İKİ ÜLKE ARASINDA DOSTLUK KÖPRÜSÜ”Başarılı şekilde büyüyen turizm hareketi, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri de çarpıcı biçimde dönüştürdü. Çakmak bu süreci şöyle anlatıyor:"Ticari hacim kısa sürede 40-50 milyon dolar seviyelerinden milyar dolarları aşar hale geldi. Malta Hava Yolları'nın ve Malta Turizm Bakanlığı'nın resmi temsilcisi olduk. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun çağrısı üzerine 2007 yılında Türk-Malta İş Konseyi'ni kurduk. Çifte vergilendirme ve vize hizmetleri alanları daha da ivme kazandı. Türk Hava Yolları ile ortak uçuş anlaşması sağlandı.Asıl çarpıcı gelişme ise Malta'nın Avrupa Birliği'ne girmesiyle yaşandı. Malta, Avrupa Birliği'ne girdikten sonra Malta Devleti, vize servis işlemlerini bizim bir iştirakimiz olan firmaya verdi. Böylece vize sektörüne de adım atmış olduk. Uçuşların ve ilişkilerin başlamasıyla Maltalılar Türkiye'den tekstil ve kimyasal maddeler başta olmak üzere alışveriş yapmaya başladı. Ardından Türk müteahhitleri Malta'ya giderek devlet projelerinde, liman ve altyapı işlerinde büyük roller üstlendi. Biz turizmi hiçbir zaman yalnızca bir sektör olarak görmedik. Bize göre turizm, insanlar arasında kurulan en güçlü köprülerden biriydi. İnsanlar bir araya geldikçe, aynı sofrayı paylaştıkça, aynı sokaklarda yürüdükçe güven oluşmaya başlar."VİZE KUYRUKLARINDAN DOĞAN BİR DEVRİMYıllar içinde geliştirdikleri tur operatörlüğü, havacılık ve sanayi alanlarındaki işlerinin 2001 krizinde darbe alması üzerine Çakmak, servis sektörüne yoğunlaşmaya karar verdi. "Turizmin içinde olduğumuz için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına uygulanan vize uygulamalarını ve insanların vize kuyruklarında çektiği çileleri yakından görüyordum. İnsanların en büyük sıkıntısının çoğu zaman başvurularının sonucu değil, sürecin belirsizliği ve yönetilmesindeki zorluklar olduğunu fark ettik" diyen Çakmak‘ın bu gözlemi, faaliyet alanına doğal biçimde yön verdi. Vize aracılık kurumunu resmi bir düzene oturtmak için 2001 yılından itibaren başta batılı ülkeler olmak üzere diplomatik temaslara başladıklarını söyleyen Çakmak, "O dönem mevzuatların buna uygun olmadığını söyleseler de araştırmalarımıza ve veri toplamaya devam ettik. 2002 yılında yalnızca bir şirket olarak değil, Türkiye'nin diplomatik temsil gücüne katkı sağlayacak bir vizyon olarak yola çıktık" dedi.AVRUPA STANDARTLARINI AŞAN YERLİ GÜÇÇakmak, bu işi sadece ticaret olarak değil, halkımızın örselenmemesi için bir düzenleme çerçevesinde yapmayı amaçladıklarını vurguluyor. Türkiye'de vize aracılık sektörünün kurumsallaşmasına katkı sağlayan ilk girişimler arasında yer aldıklarını belirten Çakmak, "Malta'nın vize işlemlerini başarıyla yürütürken, bu işi global ölçekte ve diğer AB ülkelerinde de genişletmek amacıyla o dönem tanıştığımız VFS Global'in üst yöneticilerini Türkiye'ye davet ettik. Ortak bir sinerji yarattık ve “yerel adi ortak“ olarak tüm yatırımları üstlendik. AB ülkelerine verdiğimiz kaliteli hizmet ve Türk insanını konsolosluk kapılarındaki vize kuyruklarından kurtarma başarıları, Türkiye Cumhuriyeti AB Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'nın da dikkatini çekti. Neden Türkiye Cumhuriyeti'ne de bu hizmeti vermiyorsunuz?' talebi geldi. 2010 yılından itibaren Dışişleri Bakanlığımızla uzun yıllar süren istişarelerde bulunduk. O dönem yabancı ortağıyla birlikte AB ülkelerine vize çözümü üreten tek milli firma bizdik" dedi."Sektörün ihtiyaçlarını ve uygulamada karşılaşılan sorunları ilgili kurumlarla paylaşarak mevzuat çalışmalarına sektör görüşü sunmaya gayret ettik. Nihai düzenlemeler ise tamamen ilgili kamu kurumlarının takdir ve yetkisi çerçevesinde hayata geçirildi“ diyen Çakmak şöyle devam etti;"Peyderpey bazı ülkelerde, Avrupa ülkelerinin bile ilerisinde bir teknoloji, altyapı ve yatırımla, tamamen milli ve yerel kaynaklarla hizmet vermeye başladık. 2026 yılı Nisan ayına kadar bu hizmeti büyük bir özveri, başarı ve gururla sürdürdük. Bu, ticaretin ötesinde, bize duyulan güven sonucunda, ülkemize hizmet etmenin verdiği ayrı bir gurur kaynağıydı. Sektörün şekillenmesinde ve mevzuat düzenlemelerinde attığımız tüm adımlar, hiçbir zaman tek başımıza değil; bakanlıklarımız ve ilgili kamu kurumlarıyla tam bir koordinasyon, şeffaflık ve ortak hareket anlayışı içinde gerçekleşmiştir.""VİZE VERME YETKİSİ HİÇBİR ZAMAN BİZDE OLMADI"Yanlış anlaşılmaların önüne geçmek için de kritik bir konuya vurgu yapmak istediğini belirten Halis Ali Çakmak, şunları söyledi;"Vizeye ilişkin değerlendirme ve karar yetkisi her zaman ilgili devletlerin diplomatik temsilciliklerine ait oldu. Bizim sorumluluğumuz ise başvuru süreçlerinin daha düzenli, erişilebilir, güvenli ve sistematik biçimde yürütülmesine katkı sağlayan operasyonel hizmetleri sunmaktı. Yaptığımız işin özü, insanların hayatındaki önemli bir sürecin mümkün olduğunca öngörülebilir, düzenli, güvenilir şekilde ilerlemesini sağlamaya destek olmaktı. İnsan emeğini destekleyen, süreçleri güvence altına alan ve operasyonel kaliteyi artıran güçlü sistemlere ihtiyaç vardı. İşte teknolojiye yönelişimiz tam da bu ihtiyaçtan doğdu. Biz 2002 yılından itibaren Ar-Ge yaparak bu denli büyük ölçekte operasyon yapan tek milli ve yerli firmayız. Gateway olarak en büyük önceliğimiz, Türk insanının hassasiyetlerini korumak ve örselenmemesini sağlamaktır. Bizim en temel farkımız, Türk vatandaşlarının kültürel hassasiyetlerini, alışkanlıklarını ve beklentilerini hizmetlerimiz
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in