AB için Kritik Demografik Uyarı: 2029'dan Sonra Nüfus Düşüşü Bekleniyor
AB Komisyonu'nun raporuna göre, AB nüfusu 2029'da 453,3 milyon kişiyle zirveye ulaşacak ve ardından uzun süreli düşüş dönemine girecektir. 2050'de yaklaşık 445 milyona, 2100'de ise 398,8 milyona gerileme öngörülüyor. Ayrıca, ortanca yaş 44,9'a yükselmiş olup, yaşlı nüfusun payı 2050'de üçte bire yaklaşacaktır.
AB Komisyonu tarafından hazırlanan 'AB'de Demografik Dönüşüm' raporu, Avrupa Birliği'nin ciddi demografik zorluklar ile karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır.
Raporda, nüfus artış hızının son yıllarda belirgin şekilde yavaşladığı belirtilmektedir. AB'nin nüfusu 2029 yılında 453,3 milyon kişiyle zirveye ulaştıktan sonra, uzun süreli bir düşüş sürecine girmesi beklenmektedir. Bu düşüş sonrasında, nüfus 2050'de yaklaşık 445 milyona, 2100 yılında ise 398,8 milyona gerilemeye devam edecektir. Bu rakamlar, AB'nin güncel nüfusunun yaklaşık yüzde 11,7 altına ineceği anlamına gelmektedir.
AB'de doğal nüfus artışı 2012 yılından bu yana negatiftir. Son dönem nüfus artışının büyük ölçüde göçten kaynaklandığı görülmektedir. Bu trend, AB'nin nüfus dinamiklerinin önemli ölçüde değiştiğini göstermektedir.
Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli konu, Avrupa'nın hızla yaşlanması fenomenidir. AB'de ortanca yaş 2025 itibarıyla 44,9 yıla yükselmiştir. En genç nüfus yapısına sahip ülke 39,6 ortanca yaş ile İrlanda'dır. Buna karşılık, en yaşlı nüfusa sahip ülke 49,1 ortanca yaş ile İtalya'dır.
Yaşlanma eğiliminin gelecek yıllarda hızlanması öngörülmektedir. Ortanca yaşın 2100 yılına kadar 51,5'e yükselesi beklenmektedir. Günümüzde nüfusun yaklaşık beşte birini oluşturan 65 yaş ve üstündeki kişilerin payı, 2050'de üçte bire yaklaşacaktır. 80 yaş ve üzerindeki nüfusun oranı ise mevcut yüzde 6 seviyesinden 2100 yılında yüzde 15'in üzerine çıkması tahmin edilmektedir.
Yaşlı nüfusun artışı, çalışan nüfus ile yaşlılar arasındaki dengeyi önemli ölçüde etkilemektedir. 2025 yılında her 100 çalışma çağındaki kişiye karşılık 34 yaşlı düşmektedir. Bu oran 2050 yılında 50'nin üzerine, 2100 yılında ise 60'ı aşması beklenmektedir. Bu gelişme, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri sistemlerine ciddi yükler getirecektir.
Sağlık hizmetleri ve yaşam koşullarındaki iyileşmelerin bir sonucu olarak, doğuşta beklenen yaşam süresi 2024 yılında 81,5 yıla yükselmiştir. Kadınlarda ortalama yaşam süresi 84,1 yıl, erkeklerde 78,9 yıldır. 2100 yılına kadar kadınlarda yaşam süresinin 90 yılı, erkeklerde ise 86 yılı aşması beklenmektedir. Bu olumlu gelişme, demografik sorunları daha da derinleştirmektedir.