Bahçeli'den Trump'a İran tepkisi: Barış sürecine güven sarsıldı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran ile varılan mutabakatın ardından yaşanan gelişmelerin barış sürecine zarar verdiğini belirterek ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarını eleştirdi. Bahçeli, hiçbir devletin imza attığı mutabakatın kendisini koruyacağını beklerken saldırıya uğramayı kabul etmeyeceğini ifade etti. Ankara'da toplanan NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin stratejik konumu ve savunma sanayisindeki kısıtlamalarının kaldırılması vurgulanmıştır.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran ile varılan mutabakatın üzerinden henüz bir ay geçmeden yaşanan gelişmelerin barış sürecine zarar verdiğini belirterek, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarını eleştirdi. Bahçeli, İran topraklarının yeniden hedef alınması ve sivillerin yaşamını yitirmesinin barışa duyulan güveni sarstığını ifade etti.
Bahçeli, hiçbir devletin imza attığı bir mutabakatın kendisini koruyacağını beklerken saldırıya uğramayı kabul etmeyeceğini dile getirerek, İran'ın güvenliğini sağlama hakkına sahip olduğunu söyledi. Güvenlik kaygılarının müzakere masasında ele alınabileceğini belirten Bahçeli, mutabakatların kişisel tasarruflarla yürütülemeyeceğini vurguladı.
Ankara'da toplanan NATO Zirvesi'nde, Bahçeli'ye göre 70 yılı aşan ittifak hukukunun kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmıştır. Soğuk Savaş'tan günümüzün çok katmanlı güvenlik bunalımlarına uzanan süreçte, 5. maddenin müşterek savunma ruhundan Ukrayna'ya verilen askerî desteğe, 50 milyar doları aşan tedarik hamlelerinden savunma sanayiinde ortak üretim arayışlarına kadar geniş bir güvenlik kuşağının açmazları ele alınmıştır. Müttefikliğin yalnızca kameralar altında verilen pozlardan ibaret olmadığı, hakiki müttefikliğin hakkaniyet, samimiyet, üretim, paylaşım ve dayanışma üzerine inşa edileceği açıkça anlaşılmıştır.
Bahçeli, Türkiye'nin makroda yalnızca stratejik konumuyla değil, tarihî birikimi, devlet tecrübesi, siyasi iradesi ve millî kudretiyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline geldiğini belirtti. NATO'nun yeni bir devrin şafağında olduğunu ifade eden Bahçeli, bu dönemin savunma bütçelerinin artırılmasının ötesinde, kâğıttaki taahhüdün fabrikada üretime, üretimin sahada kabiliyete dönüştüğü bir merhale olduğunu vurguladı.
Bahçeli, savunma sanayisinin güvenliğin belirlenmesinde kilit rol oynadığını belirterek, NATO'nun savunma sanayiini birkaç ülkenin imtiyazlı alanı gibi görmekten vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Müttefikler arasındaki örtülü ambargo, lisans kısıtlaması, siyasi blokaj ve tedarik engeli gibi çelişkilerin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı'nın savunma sanayi kısıtlamalarının sona erdirilmesine yönelik çağrısını ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ile F-35 sürecinin yeniden ele alınması yönündeki iradenin önemli olduğunu vurguladı.
Yeni güvenlik çağının uzay, siber veri ve istihbarat boyutlarını içerdiğini belirten Bahçeli, Türkiye'nin İMECE projesiyle uzayda yeni bir kabiliyet geliştirdiğini söyledi. KAAN, KIZILELMA, AKINCI, AKSUNGUR, TCG Anadolu, MİLGEM, Altay tankı, Tayfun ve Bora füzeleri gibi yerli savunma sistemlerinin Türkiye'nin millî teknoloji hamlesinin eserleri olduğunu vurguladı.