← Tüm Haberler
EKONOMİ Sabah · 13.07.2026 15:29 👁 6 görüntülenme

JPMorgan Türkiye Raporu: Orta Doğu Riskleri Azalıyor, Ekonomiye Temkinli Iyimserlik Hâkim

JPMorgan, 2026 yılının ikinci yarısı için Türkiye ekonomisine ilişkin makro görünüm raporunda, Orta Doğu jeopolitik geriliminin azalmasıyla ekonomik baskıların hafifleyeceğini öngörmektedir. Banka, enflasyon ve cari açık tahminlerini yukarıya revize ederken, büyüme beklentisini aşağıya çekmiş ve TCMB'ye sıkı para politikasının devamını tavsiye etmiştir. Petrol fiyatları, turizm gelirleri ve asgari ücret artışı 2026-2027 dönemi için kilit belirleyiciler olarak değerlendirilmektedir.

JPMorgan Türkiye Raporu: Orta Doğu Riskleri Azalıyor, Ekonomiye Temkinli Iyimserlik Hâkim
Küresel yatırım bankası JPMorgan, '2026 Yılının İkinci Yarısına İlişkin Türkiye Makro Görünümü' raporunda önemli bulgular ortaya koymaktadır. Raporda, yılın ilk yarısında Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisine önemli baskılar oluşturduğu belirtilmişse de, Haziran ayında ABD ile İran arasında sağlanan geçici uzlaşmanın ardından ikinci yarıya ilişkin risklerin azaldığı ve makroekonomik görünümde en olumsuz tablonun geride kalmış olabileceği ifade edilmektedir. Bölgedeki gerilimlerin neden olduğu enerji fiyatı artışları, Türkiye'nin enflasyon, cari işlemler açığı ve bütçe dengesi üzerinde olumsuz etki yaratmıştır. Artan maliyet baskılarının yanı sıra uzun süren sıkı finansal koşullar, ekonomik büyümede belirgin bir yavaşlamaya neden olmuştur. JPMorgan, 2026 tahminlerinde kapsamlı revizyonlara gitmiştir. Banka, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 24'ten yüzde 29'a yükseltmiş, politika faizi beklentisini yüzde 30'dan yüzde 35'e çıkarmıştır. Akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemi ve enerji sübvansiyonlarının fiyat şoklarını sınırlasına rağmen kamu maliyesi üzerindeki yükü artırdığı değerlendirilmektedir. Bunun sonucunda bütçe açığının GSYİH'ye oranı beklentisi yüzde 3,5'ten yüzde 4'e yükseltiş, cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,8'den yüzde 2,8'e revize edilmiştir. Cari açığın 48 milyar dolara ulaşması tahmin edilirken, 2026 büyüme beklentisi yüzde 4,4'ten yüzde 3'e indirilmiştir. Raporda Brent petrol fiyatlarının özel bir öneme sahip olduğu vurgulanmaktadır. Vadeli işlem eğrisine paralel seyretmesi halinde enerji kaynaklı yeni maliyet baskılarının sınırlı kalabileceği öngörülmektedir. JPMorgan hesaplamalarına göre Brent petrolde yaşanacak her 10 dolarlık artış, Türkiye'de enflasyonu yaklaşık 1,2 puan yükseltirken cari açığı da yaklaşık 6 milyar dolar artırmaktadır. Turizm sektörünün olumlu katkısı beklenmektedir. Banka, temmuz-ekim döneminde güçlü turizm gelirlerinin Türk lirasını desteklemeyi sürdüreceğini ve dış borç geri ödemelerindeki azalmanın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinin üçüncü çeyrekte yeniden güçlenmesine katkı sağlayacağını öngörmektedir. Bu gelişmeler yılın son çeyreğine kadar rezervler üzerindeki baskının sınırlı kalmasına yardımcı olabilecektir. Para politikası açısından JPMorgan, enflasyondaki katılığın devam ettiğine dikkat çekmekte ve hızlı bir gevşeme için uygun koşulların henüz oluşmadığını belirtmektedir. Analiz, büyümedeki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine sınırlı katkı sunduğunu, enflasyon görünümünü ise ağırlıklı olarak döviz kuru, gıda ve enerji fiyatları ile yıl sonundaki asgari ücret artışının belirleyeceğini göstermektedir. Banka, TCMB'nin temmuz toplantısında efektif fonlama faizini yüzde 37 seviyesine çekerek kademeli normalleşme sürecine başlayabileceğini, ancak kalıcı fiyat istikrarı için yüksek reel faiz politikasının korunmasının önemli olduğunu vurgulamaktadır. 2027 yılı için JPMorgan, Türkiye ekonomisinin yüzde 4,6 büyümesi, yıl sonu enflasyonunun yüzde 25 seviyesine gerilemesi ve dolar/TL kurunun 61,7 seviyesinde gerçekleşmesini tahmin etmektedir. Raporda ayrıca aralık ayında belirlenecek asgari ücret artışının büyüklüğü ile 2027 yılı emekli maaşı düzenlemelerinin ekonomi politikaları ve siyasi takvim açısından yakından izlenecek başlıklar arasında yer aldığı belirtilmektedir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in