Avrupa'daki Sıcak Hava Dalgası Türk İklimlendirme Sektörünün İhracatını Artırdı
Avrupa'daki rekor sıcaklıklar, Türk iklimlendirme sektörüne yönelik talep artışını tetikledi. Haziran 2024'te Almanya, İtalya ve Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine yapılan ihracat önemli oranlarda artış kaydetti. Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesi ve coğrafi yakınlığı, ani talep artışlarına hızla yanıt verme avantajı sağladı.
Avrupa'da son yıllarda yaşanan sıcak hava dalgaları, kıta genelinde sağlık, siyaset ve altyapı alanında ciddi krizler yaratmıştır. The Guardian verilerine göre, son dört yılda sıcağa bağlı ölüm oranları artarken, bu yılın rekor Haziran sıcaklıkları binlerce ek ölüme yol açmış olabilir. Bu küresel iklim krizi, yalnızca halk sağlığını değil, aynı zamanda tedarik zincirlerini ve piyasaları doğrudan etkilemektedir.
Türk iklimlendirme sektörü bu durumdan önemli ölçüde faydalanmaktadır. İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun'a göre, Avrupa'daki perakende kanallarında klima ürünlerinin hızla tükendiği ve acil sevkiyat talepleri artmaktadır. Türk üreticiler, güçlü üretim kapasitesi, kısa teslim süreleri ve coğrafi yakınlığı sayesinde bu ani talep artışlarına hızla cevap verebilmektedir. Korun, özellikle yaz aylarında mevcut siparişlere ek olarak acil sevkiyat taleplerinde ciddi artışlar yaşandığını vurgulamıştır.
Yoğun talepte İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan ve Portekiz gibi Güney Avrupa ülkeleri başı çekmektedir. Geçmişte klima kullanım oranı düşük olan Almanya, Hollanda, Belçika ve Birleşik Krallık gibi Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde de konut ve ticari binalarda klima talebinin iklim değişikliğinin etkisiyle her yıl arttığı görülmektedir. Regional veriler bu trendi desteklemektedir; İtalya ve İspanya'da evlerin yarısından fazlasında klima bulunurken, Fransa'da bu oran yüzde 24, serin kuzey bölgelerinde ise yüzde 10'da kalmaktadır.
Bu gelişmeler, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine yansımıştır. Haziran 2024'te Avrupa'ya yapılan ihracat önemli oranlarda artış kaydetmiştir. Almanya'ya 71,4 milyon dolarla yüzde 19,9 artış, İtalya'ya 30,5 milyon dolarla yüzde 35,1 artış, Fransa'ya 28,3 milyon dolarla yüzde 46,3 artış, Polonya'ya 23,7 milyon dolarla yüzde 10,3 artış ve İspanya'ya 23 milyon dolarla yüzde 29,3 artış gerçekleşmiştir. Oransal bazda en fazla artış ise Finlandiya'da yüzde 130,7 ile kayıtlanmıştır.
Avrupa'da klima kullanımı siyasi tartışmaların da merkezine yerleşmiştir. Almanya'daki aşırı sağcı AfD'den Marc Bernhard, klimayı caydıran enerji politikalarının sıcağa bağlı ölümleri artırdığını iddia etmektedir. Fransa'da ise Marine Le Pen'in Ulusal Cephesi, enerji verimliliği düzenlemelerine karşı çıkışını klima meselesi üzerinden şekillendirmektedir. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Direktörü Hans Kluge, yatırımların gölgelendirme, bina yalıtımı ve toplu soğutma merkezleri gibi kalıcı çözümlere yönelmesi gerektiğini belirtirken, risk altındaki gruplar için doğru kullanılan klimanın hayat kurtarıcı bir rol oynadığını vurgulamaktadır.
Küresel ölçekte eşitsizlik hakim durumdadır. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, sıcak bölgelerde yaşayan 3,5 milyar insanın sadece yüzde 15'i klimaya erişebilmektedir. Oxford'lu iklim bilimci Dr. Chloe Brimicombe ise sıcak dalgınlarda enerji ve suyun insan hayatı yerine veri merkezi soğutmasına ayrılmasını global bir çelişki olarak değerlendirmektedir.
Türk iç pazarında da olumlu bir büyüme eğilimi gözlenmektedir. Artan sıcaklıklar ve iklim değişikliğinin etkileri ile birlikte split klima pazarı büyümeye devam etmektedir. Türkiye split klima iç pazarı 2024 yılında yaklaşık 2,5 milyon adete ulaşırken, 2025 yılında 3 milyon adet seviyelerine yaklaşmıştır. 2026 yılının ilk yarısında da bu pozitif trend devam etmektedir.