Otomotiv Sanayisinden Avrupa'ya Uyarı: Sanayi Hızlandırma Yasası Revize Edilmeli
Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısının mevcut halinin Türk otomotiv sanayisini olumsuz etkileyeceğini belirtti. Eroldu, %70 AB içi komponent kullanım şartı gibi hükümlerin 30-40 yıllık Türkiye-Avrupa entegrasyonuna zarar vereceğini vurgularken, Çin rekabetine karşı birlikte hareket edilmesi çağrısında bulundu. Üretim ve dış ticaret dengesinde iyileşme yaşanmasına rağmen, traktör pazarı alarm veriyor.
Kamuoyunda 'Made in Europe' yasası olarak bilinen Avrupa Birliği Sanayi Hızlandırma Yasası, Türk otomotiv sanayisinin gündeminde önemli yer tutmaya devam ediyor. Gümrük Birliği üyelerinin kapsama dahil edilmesine karşın, araçların AB içinde üretilmesi ve komponentlerde %70 oranında AB içi kullanım şartı gibi maddeler yerli sanayide endişe yaratıyor.
Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, söz konusu taslağın mevcut halini "kendi içinde tutarsız ve Türk otomotiv sanayisini olumsuz etkileyecek" nitelemesinde bulundu. Eroldu, halkın ve özel sektörün nezdinde bu tasarının Türkiye'nin Avrupa ile entegrasyonunu güçlendirmesi için çalışmalara devam ettiklerini belirterek, 30-40 yıllık karşılıklı ilişkinin ve denge sağlayan ticaretin korunması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin hafif ticari araçlar ve otobüs üretiminde Avrupa'nın en büyük üreticisi olduğunu hatırlatan Eroldu, Avrupa Birliği'nin tasarıyı mutlaka revize etmesi gerektiğini ifade etti.
Çin kaynaklı rekabet baskısına da değinen Eroldu, Çin'de iç pazarın %20 daraldığını ancak ihracatın %63 arttığını bildirdi. Kapasite fazlasının ihracata yönlendirildiğini belirten Eroldu, Türkiye'nin Çin karşısında Avrupa ile birlikte hareket etmesi ve rekabetçiliğini birlikte yükseltmesi gerektiğini vurgulayarak, bu konuyu son derece önemli bir gündem maddesi olarak nitelendirdi.
Türkiye'nin en büyük ihracat pazarının Avrupa olduğunu altını çizen Eroldu, otomotiv sanayisinin farklı pazarlara cevap verebilecek esnekliğe sahip olması gerektiğini de belirtti. Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu-Afrika'nın üç temel pazarı oluşturduğunu ifade eden Eroldu, bu pazarların farklı özellikleri ve müşteri beklentileri olmasına rağmen, Avrupa'nın her zaman en büyük pazar konumunu koruyacağını açıkladı. Elektrikli dönüşümün ülkelere göre farklı hızlarda ilerlediğine dikkat çeken Eroldu, bu sürecin çoklu enerji politikasıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Yılın ilk beş aylık sonuçlarını değerlendiren Eroldu, otomotiv üretimindeki düşüşün geçici nedenlerden kaynaklandığını açıkladı. Çalışma sürelerinin düşük kalması ve bazı üreticilerdeki yeni yatırımlar nedeniyle hat hazırlıklarının devam etmesinin etkili olduğunu belirten Eroldu, yatırımların devreye girmesiyle kaybın telafi edileceğini ifade etti.
iç pazarda yerlilik payının arttığını aktaran Eroldu, 2024'teki %29 oranının 2025'te %34'e yükseldiğini bildirdi. 2020 yılında %46 düzeyinde olan yerlilik oranının aynı seviyeye ulaşması zor olsa da, %40 bandının hedeflendiğini belirten Eroldu, otomobil ve hafif ticari araçlarda yerlilik payının önümüzdeki dönemde artacağını beklediklerini kaydetti.
Dış ticaret dengesinde de iyileşme gözlenmektedir. Geçen yıl otomobilde 5 milyar dolar olan dış ticaret açığı, bu yıl 2 milyar dolara gerilemiştir. Eroldu bu iyileşmeyi yeni yatırımlar ve yerlilik oranındaki artışa bağlayarak, otomotiv sanayisinin ekonomiye olan katkısının arttığının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.
Sektörün bazı segmentlerinde zorluklar yaşanmaktadır. Traktör pazarındaki ciddi kayıp yaşanması Eroldu tarafından alarm veren bir segment olarak değerlendirilmiştir. Kapasite kullanım oranının mevcut %62 düzeyi sektör açısından sağlıklı olmadığı vurgulanırken, kur-enflasyon makasının ihracatçı sanayici üzerinde rekabetçilik baskısı oluşturduğu belirtilmiştir. Düşük kapasite kullanımının maliyet baskısını artırdığına dikkat çeken Eroldu, otomotiv sanayisinin diğer ihracatçı sektörler gibi destek ve teşvik beklediğini ifade etmiştir.