ABD-İran geriliminin ardından Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret akışının kısıtlanması petrol fiyatlarını yüzde 4,1 oranında artırmıştır. Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş enflasyon endişesi yaratan Asya borsalarında sert düşüşlere ve küresel tahvil faizlerinin artmasına neden olmuştur. Merkez bankaları faiz artırımlarını artırabilecek beklentisi ile dolar güçlenmeye devam etmektedir.
Orta Doğu'daki gerilim küresel enerji piyasasını sarsmıştır. ABD ve İran arasında hafta sonunda yaşanan karşılıklı füze ve insansız hava aracı saldırılarının ardından İran, küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıklamıştır.
Petrol piyasaları bu gelişmeye hızla tepki vermiştir. Brent petrol, 13 Temmuz Pazartesi'de Asya işlemlerinde yüzde 4,1 artışla varil başına 79,11 dolara yükselmiştir. ABD tipi WTI petrol da aynı oranda artarak 74,37 dolara ulaşmıştır. ABD yetkililerinin son 24 saatte yaklaşık 20 geminin boğazdan geçişine eşlik ettiğini bildirmesine rağmen, gemi takip verileri bölgedeki trafiğin sınırlı kaldığını göstermektedir. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte biri bu stratejik geçişten taşındığı düşünülürse, olası bir tam kapatmanın etkileri oldukça geniş olacaktır.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyonun hızlanabileceği endişesini artırarak Asya borsalarında satış baskısını derinleştirmiştir. Japonya'da Nikkei 225 Endeksi yüzde 1,6 gerilemiş, Japonya dışındaki Asya Pasifik hisselerini izleyen MSCI endeksi yüzde 0,9 düşmüştür. En sert hareket Güney Kore'de gözlenmiş, KOSPI Endeksi yarı iletken hisselerindeki kaldıraçlı işlemlerin çözülmesiyle yüzde 5,4 oranında düşmüştür. KOSPI önceki haftayı yaklaşık yüzde 8 kayıpla tamamlamış, bu haftanın başında da bu kayıplara eklenen gerileme yaşanmıştır.
Satış baskısı Asya ile sınırlı kalmamıştır. Vadeli işlem piyasalarında S&P 500 endeksi yüzde 0,4, Nasdaq 100 endeksi yüzde 0,9 gerilemiştir. Avrupa'da Euro Stoxx 50 ve DAX vadeli endeksleri yüzde 0,6 düşmüş, FTSE vadeli endeksi yüzde 0,1 gerilerek genel bir satış eğilimi ortaya çıkmıştır.
Petrol fiyatlarındaki artış ve buna bağlı enflasyon beklentileri para piyasalarını da etkilemiştir. ABD Merkez Bankası'nın sıkılaştırıcı politika alacağı öngörüsü dolar ve ABD tahvil faizlerini yükselişe geçirmiştir. ABD'nin iki yıllık tahvil faizi yüzde 4,2393 ile 2025 yılının başından bu yana en yüksek seviyesine çıkmıştır. Dolar endeksi 101,07 seviyesinde tutunurken, dolar Japon yeni karşısında yüzde 0,1 artışla 161,92'ye yükselmiştir. Euro yüzde 0,1 düşüşle 1,1403 dolara, İngiliz sterlini yüzde 0,1 kayıpla 1,3383 dolara gerilerek gelişmekte olan para birimlerine karşı dolar güçlenmiştir. Enerji ithalatına bağımlı ekonomilerin petrol fiyatlarındaki yükselişe karşı daha kırılgan kalabileceği beklentisi döviz piyasasındaki bu ayrışmayı güçlendirmiştir.
Vadeli işlem piyasalarında ABD Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar iki veya daha fazla faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 52,1'e yükselmiştir. Önceki gün bu oran yüzde 47,6 seviyesinde bulunuyordu. Piyasa fiyatlamaları yıl sonuna kadar toplam 39 baz puanlık parasal sıkılaşmaya işaret etmektedir. Petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi, önceki aylarda enerji maliyetlerinde görülen gerilemenin enflasyon üzerindeki olumlu etkisinin tersine dönebileceği endişesini artırmıştır.
Yükselen reel faizler, getiri getirmeyen kıymetli madenler ve kripto para piyasasında da baskı oluşturmuştur. Altın yüzde 1,1 düşüşle 4.076 dolara gerilerken, Bitcoin yüzde 0,6 kayıpla 63.770 dolarda işlem görmüştür. Ethereum de yüzde 1,1 düşüşle 1.801 dolar civarında işlem görmektedir.
Gelen hafta kritik verilerle dolu olacaktır. 14 Temmuz Salı günü açıklanacak ABD haziran ayı tüketici enflasyonu ve 15 Temmuz Çarşamba günü yayımlanacak üretici enflasyonu verileri piyasaların geleceğini belirleyecektir. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Temsilciler Meclisi ve Senato'daki sunumları da parasal politika beklentileri açısından önem taşımaktadır.
Türkiye piyasaları açısından petrol ve doların aynı anda yükselmesi iki ayrı kanaldan etki yaratacaktır. Enerji maliyetlerindeki artış enflasyon ve dış ticaret dengesini olumsuz etkileyebilirken, küresel tahvil faizlerindeki yükseliş yabancı yatırımcıların gelişmekte olan ülke varlıklarına yaklaşımını değiştirebilir. Haftanın geri kalanında Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, Brent petrolün 80 dolar eşiğine yaklaşımı ve ABD enflasyon verileri küresel piyasalardaki yönün belirlenmesinde kilit rol oynayacaktır.