← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 13.07.2026 00:00 👁 8 görüntülenme

Türkiye Otomotiv Sektörü: Avrupa Entegrasyonu ve Yerlilik Stratejisi

Türkiye otomotiv sektörü, ihracatının yüzde 80'ini Avrupa'ya yaparken 'Made in Europe' etiketine entegre olmaya çalışmaktadır. AB'nin yeni korumacı politikaları ve komponent şartları sektöre tehdit oluştururken, yerli yatırımlar ve yeni modeller 2027'den itibaren önemli katkı sağlayacağı beklenmektedir. Traktör pazarında ciddi daralma yaşanmasına rağmen, otomotiv sektörü ilk yarı dönemde dış ticaret fazlasına dönerek tarihî başarı kaydetmiştir.

Türkiye Otomotiv Sektörü: Avrupa Entegrasyonu ve Yerlilik Stratejisi
Türkiye otomotiv sanayii, Avrupa'nın yeni korumacı politikalarına uyum sağlamak için yoğun çalışmalar yürütmektedir. Otomotiv ihracatının neredeyse yüzde 80'lik bölümü Avrupa'ya yapan Türkiye, 'Made in Europe' sistemi içinde yer almak amacıyla diplomatik ve endüstriyel faaliyetleri hızlandırmıştır. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, AB'nin elektrikli araçlarda kamu alımlarını 'Avrupa'da üretim' ve 'yüzde 70 Avrupalı komponent' şartına bağlamasının, hem ana sanayi hem de tedarik sanayisine büyük tehdit oluşturduğunu belirtmiştir. Eroldu, Avrupalı üreticilerin birliği ACEA'nın İngiltere'yi sisteme alırken Türkiye'yi dışarıda tutmasını sorgulamış, hafif ticari ve otobüste Avrupa'nın en büyük üreticisi olan Türkiye'nin neden aynı muameleyi görmediğini dile getirmiştir. Sektörün yalnızca mevcut kapasiteleri koruyan ancak büyümeyi dışlayan tekliflere karşı çıkıldığını vurgulayan Eroldu, sınırsız korumacılığın sanayinin rekabet gücünü zayıflatabileceğini uyarmıştır. Yeni yerli modeller üretime geçiş aşamasındadır. Tofaş kapasitesini 500 bine çıkarmış, hafif ticari K9 modeli üçüncü çeyreğin sonunda üretim hattından inecektir. Ailenin diğer üyeleri olan Peugeot Rifter ve Opel Combo da yakında aynı bant üzerinden çıkacaktır. Oyak Renault B-hatchback Boreal modelini piyasaya sürmüş, Dacia'nın C-SUV Striker modeli ise Eylül 2026'da yerli üretim başlayacaktır. Hyundai'nin elektrikli araç yatırımı Ağustos ayında seri üretime başlayacak olup, bu yatırımların asıl etkinliği 2027 yılında görülecektir. Traktör sektöründe önemli daralma yaşanmaktadır. Pazarda satışlar yarı yarıya düşerken, üretimde yüzde 36'lık kayıp kaydedilmiştir. Eroldu, aile işletmesi boyutundaki çiftçilerin kredi desteği olmadan araç yenilemesinin imkânsız olduğunu belirtmiş, zirai kredilerin acilen tekrar açılması gerektiğini vurgulamıştır. Mevcut yüzde 3'lük ihracat döviz avantajının yetersiz olduğunu ifade eden Eroldu, acil finansman desteklerine ihtiyaç duyulduğunu açıklamıştır. Yerlilik oranında pozitif gelişme kaydedilmiştir. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 29 olan toplam yerlilik payı, 2026'nın ilk yarısında yüzde 34'e yükselmiştir. Sektör 2020 yılındaki tarihi zirve olan yüzde 46'ya ulaşamasa da, kısa vadede yüzde 40 bandını hedeflemektedir. Otomobilde yerlilik yüzde 35'e, hafil ticari araçlarda ise yüzde 23'e ulaşırken, otobüs pazarının tamamı yerli üretimden karşılanmaktadır. Yerli satışların artması makroekonomiye olumlu yansımıştır. Geçen yılın ilk beş ayında otomotiv sektörü 149 milyon dolar, otomobil özelinde ise 5 milyar dolar dış ticaret açığı verirken; 2026'nın aynı döneminde toplam dış ticaret fazlası 2 milyar dolara ulaşmıştır. Yeni C-SUV ve hafif ticari modelleriyle bu katkı katlanarak artması beklenmektedir. 2026'nın ilk altı ayında otomotiv üretimi yüzde 6 azalsa da, ihracat alanında başarı elde edilmiştir. Kapasite kullanım oranı yüzde 62 düzeyinde kalmasına rağmen, ihracatta tutar bazında yüzde 4 artışla 20,8 milyar dolara ulaşılmıştır. Eroldu, üretimdeki düşüşün bayram ve idari tatiller nedeniyle çalışma günlerinin az olması ile fabrikaların yeni yatırımları devreye alma sürecinde olmasından kaynaklandığını belirtmiş, bu düşüşün geçici nitelikte olduğunu vurgulamıştır.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in