← Tüm Haberler
EKONOMİ Sabah · 12.07.2026 00:46 👁 4 görüntülenme

Türkiye Savunma Sanayisinde Oyun Değiştirici Konumda

Türkiye, savunma sanayisinde küresel dinamiklere en hızlı uyum sağlayan ülkelerden biri haline gelmiştir. Son 20 yılda savunma sanayi ihracatını 248 milyon dolardan 10 milyar dolara çıkaran Türkiye, artık dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında beş yerli firma bulundurmaktadır. Artan jeopolitik riskler ve NATO'nun yeni hedefleri nedeniyle savunma harcamaları küresel çapta artış göstermeye devam etmektedir.

Türkiye Savunma Sanayisinde Oyun Değiştirici Konumda
Küresel Dinamiklerdeki Değişim Türkiye, savunma sanayisinde değişen küresel dinamiklere karşı en hızlı ve etkin biçimde uyum sağlayan ülkelerin başında yer almaktadır. Uluslararası arenada artan jeopolitik riskler ve çatışma fay hatlarının yeniden aktifleşmesi, dünya genelinde savunma harcamalarını yeniden gündeme getirmiştir. Soğuk Savaş'ın ikinci yarısından 2010'ların sonuna kadar geçen dönemde küresel savunma harcamaları gerilemişti. 1960'larda küresel GSYH'nin yüzde 6'sına karşılık gelen bu harcamalar, kademeli olarak azalarak 2018'de yüzde 2.1'e inmiştir. Ancak son yıllardaki çatışmalar ve artan tehditler nedeniyle bu trend tersine dönmüş, savunma harcamaları tekrar yükselişe geçmiştir. NATO'nun Yeni Taahhütleri NATO ülkeleri, 2023 yılında Lahey'de aldıkları kararla 2035'e kadar yıllık olarak GSYH'lerinin en az yüzde 3.5'ini temel savunma harcamalarına ayırmayı taahhüt etmiştir. Ayrıca kritik altyapı koruma, sivil hazırlık, inovasyonu teşvik etme ve savunma sanayisini güçlendirme gibi güvenlik ve dayanıklılıkla ilgili harcamalara GSYH'nin yüzde 1.5'ine kadar pay ayrılacağı açıklanmıştır. Ankara'da gerçekleştirilen NATO zirvesinde bu taahhütlere bağlılık vurgulanmıştır. Üye ülkeler arasında savunma harcamalarında en agresif artış Ukrayna Savaşı sonrasında Rusya'yı yakından algılayan Litvanya, Estonya, Letonya ve Polonya gibi Baltık ülkeleri ile Doğu Avrupa'da görülmektedir. Geleneksel olarak güvenli bölgeler olarak görülen İskandinav ülkelerinde de önemli artışlar yaşanmaktadır. Türkiye'nin Konumu Türkiye'nin temel savunma harcamalarının GSYH'ye oranı son on yılda yüzde 1.38'den yüzde 2.85'e yükselmiştir. Bu oran önümüzdeki yıllarda daha da artmaya devam edecektir. Her ne kadar kaynak kısıtlaması nedeniyle savunma harcamalarından ziyade eğitim, sağlık ve altyapı yatırımlarına ağırlık verilmesi ideal olsa da, jeopolitik gerçekler güvenlik harcamalarının kaçınılmaz kılmaktadır. Strategik Yaklaşım: Teknolojik Kalkınma Savunma harcamalarını ekonomik kalkınmanın bir aracı olarak kullanmak mümkündür. Ancak bunu akıllıca yapılması gereklidir. Savunma kaynaklarını yabancı teknoloji ithalatına harcamak, yerel ekonomi yerine diğer ekonomileri güçlendirmektedir. Benzer şekilde, teknolojik yetersizlik nedeniyle aşırı sayıda asker istihdam etmek de ne güvenliğe ne de ekonomiye katkı sağlamaz. Türkiye, savunma harcamalarını yerli ve milli teknoloji geliştirmeye yönlendirerek farklı bir yol izlemektedir. Bu strateji ulusal güvenliğini teminat altına alırken, aynı zamanda üretim, inovasyon, verimlilik, istihdam ve ihracat yoluyla ekonomik refahı da artırmaktadır. Savunma Sanayisinde Muazzam İlerleme Türkiye'nin savunma sanayi son 20 yılda çarpıcı ilerleme kaydetmiştir. Savunma sanayi ihracatı 2002 yılında 248 milyon dolar iken, 2025'te 10 milyar dolar seviyesini aşmıştır. Aynı dönemde savunma sanayi proje hacmi 5.5 milyar dolardan 100 milyar doların üzerine çıkmıştır. Dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında şu an beş Türk şirketi bulunmaktadır. Geçmişte yalnızca asker sayısıyla bilinen Türkiye, bugün geliştirdiği teknolojiler ve bunların sahada gözlenen oyun değiştirici etkinliği nedeniyle tanınmaktadır. Türkiye, artık savunma sanayisinde küresel anlamda yeniliğin öncüsü olan sınırlı sayıdaki ülkelerden biridir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in