← Tüm Haberler
GÜNDEM AA Gündem · 11.07.2026 12:45 👁 6 görüntülenme

İran: ABD'nin 8-9 Temmuz'daki hava saldırılarında 17 ölü, 115 yaralı

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD'nin 8-9 Temmuz tarihinde İran'ın 6 şehrine düzenlediği saldırılarda 17 kişinin hayatını kaybettiğini ve 115 kişinin yaralandığını açıkladı. ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi hareketlerine karşılık olarak güney bölgelere ve Gülistan eyaletine saldırı düzenlemişti. Muhafazakar kanattan Celili, ABD ile müzakere sürecinin sadece bir araç olduğunu ve ülkenin gücünü güçlendirip güçlendirmediğinin önemli olduğunu vurguladı.

İran: ABD'nin 8-9 Temmuz'daki hava saldırılarında 17 ölü, 115 yaralı
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamada, ABD'nin 8-9 Temmuz'da İran'ın 6 şehrine düzenlediği hava saldırılarının bilançosunu açıkladı. Biri kadın olmak üzere 17 kişinin hayatını kaybettiği ve 115 kişinin yaralandığı saldırılarda ciddi can kaybı yaşanmıştır. Saldırıların arka planı, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda birkaç gemiyi koordinasyonsuz şekilde hareket ettiği gerekçesiyle hedef almasının ardından gelişmiştir. Taraflar arasında daha önce varılan mutabakata rağmen, ABD 8-9 Temmuz tarihinde İran'ın güney bölgeleri ile ülkenin kuzeyindeki Gülistan eyaletine yönelik saldırılar gerçekleştirmiştir. Bu saldırılara karşılık olarak İran da Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'deki ABD askerî üslerine saldırılar düzenlemişti. Muhafazakar kanattan Devletin Maslahatını Teşhis Konseyi Üyesi Celili, X sosyal medya platformunda yayımladığı mesajında, ABD ile müzakere süreci hakkında önemli açıklamalar yaptı. Batı ile müzakereler konusunda geleneksel olarak sert bir tutum sergileyen Celili, "Müzakere bir araçtır, bir hedef değildir. Belirli dönemlerde etkili olabilir, diğer dönemlerde olmayabilir. Araçlara özne verilmemelidir; önemli olan bunun niteliği, nasıl ve ne zaman kullanıldığıdır. Eğer ülkenin gücünü sabitleyip takviye ederse değerlidir; ülkenin gücünü zayıflatırsa, zararlıdır" değerlendirmesinde bulunmuştur. Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminde Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci olarak görev yapan Celili, uzun yıllardır güç ve ulusal çıkar odaklı realist bir dış politika yaklaşımını savunmaktadır. Güç odaklı bu görüşler, İran yönetiminin muhafazakar ve şahin kanadının konuma ilişkin resmi tutumunu yansıtması açısından değerlidir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in