← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 10.07.2026 14:24 👁 6 görüntülenme

Bulls Portföy Genel Müdür Yardımcısı Serdar Orman: Fon Seçiminde Risk Yönetimi Getiri Kadar Önemli

Bulls Portföy Genel Müdür Yardımcısı Serdar Orman, fon yatırımında yüksek getirinin tek başına başarının göstergesi olmadığını belirtmiştir. Risk yönetimi, volatilite analizi ve maksimum geri çekilme oranlarının incelenmesi gerektiğini vurgulayan Orman, panik satışlarından kaçınılması ve uzun vadeli stratejilere odaklanılması gerektiğini söylemiştir. Aktif yönetilen fonların dalgalı dönemlerde avantaj sağlayabileceğini ve yapay zeka, enerji, savunma sanayi gibi tematik alanlarda seçici olunması gerektiğini ifade etmiştir.

Bulls Portföy Genel Müdür Yardımcısı Serdar Orman: Fon Seçiminde Risk Yönetimi Getiri Kadar Önemli
Bulls Portföy Genel Müdür Yardımcısı Serdar Orman, fon yatırımında istikrarlı performansın kısa vadeli fiyat hareketlerinden daha önemli olduğunu belirtmiştir. Orman, yüksek getirinin her zaman başarılı bir yatırım anlamına gelmediğini ve yatırımcıların fonun kazandırdığı miktar kadar bu getirinin hangi risk seviyesinde elde edildiğine de bakması gerektiğini vurgulamıştır. Orman açıklamalarında, çok yüksek volatilite karşılığında sağlanan getirilerin yatırımcılar için tercih edilmesi gereken bir durum olmayabileceğini, aynı getiriyi daha düşük dalgalanmayla sağlayan fonların çok daha değerli olduğunu belirtmiştir. Volatilitenin bilinçli yöneticiler için bir fırsat oluşturabilirken, bilgisiz yatırımcılar için sermaye kaybı riski taşıyabileceğini ifade etmiştir. Piyasalardaki volatilitenin çoğu zaman olumsuz algılandığını belirten Orman, deneyimli fon yöneticileri açısından fiyat dalgalanmalarının önemli fırsatlar oluşturabileceğini söylemiştir. Volatilitenin tek başına risk anlamına gelmediğini, güçlü temel analiz yapan fon yöneticileri için doğru hisselerdeki fiyat oynaklıklarının yeni alım fırsatları yaratabileceğini belirtmiştir. Önemli olan noktanın yaşanan hareketin geçici bir fiyat oynaklığı mı yoksa kalıcı bir değer kaybının başlangıcı mı olduğunu doğru analiz edebilmek olduğunu vurgulamıştır. Fon seçiminde yatırımcıların yalnızca performans tablolarına odaklanmaması gerektiğini belirten Orman, maksimum geri çekilmeyi ifade eden drawdown göstergesinin dikkatle incelenmesi gerektiğini söylemiştir. Drawdown'ın fonun geçmişte yaşadığı en yüksek değer kaybını gösteren önemli bir risk göstergesi olduğunu ve uzun vadede yatırımcıların fonda kalabilmesi için bu geri çekilmelerin yönetilebilir seviyelerde olması gerektiğini ifade etmiştir. Dalgalı piyasalarda yatırımcıların sık yaptığı hatalardan birinin panikle pozisyon değiştirmek olduğunu belirten Orman, davranışsal finansın yatırım kararları üzerindeki etkisine dikkat çekmiştir. Yatırımcıların yükseliş dönemlerinde geç katılıp düşüşlerde kayıplara karşı aşırı hassas davranarak satış yaptıklarını, oysa fon yöneticileri için bu geri çekilmelerin önemli alım fırsatları oluşturabileceğini belirtmiştir. Endeks fonları ile aktif yönetilen fonlar arasındaki farklara değinen Orman, özellikle belirsizlik dönemlerinde aktif fon yöneticilerinin esnek karar alma kabiliyetinin öne çıktığını ifade etmiştir. Endeks fonları düşük maliyet avantajı sunmasına karşın, aktif yönetilen fonların piyasa koşullarına göre portföy dağılımını değiştirebilme esnekliğine sahip olduğunu söylemiştir. Yapay zeka, savunma sanayi, enerji dönüşümü ve sağlık teknolojileri gibi alanlara yatırım yapan tematik fonlara ilginin arttığını belirten Orman, bu fonlarda seçici olunması gerektiğini vurgulamıştır. Tematik fonların yalnızca belirli sektörleri değil, ekonomideki büyük dönüşümleri temsil ettiğini belirtmiştir. Yapay zeka, siber güvenlik, enerji altyapısı, veri merkezleri ve savunma sanayisinin önümüzdeki yılların önemli yatırım temaları arasında yer aldığını ancak bu alanlarda zaman zaman şirket değerlemeleri hızla yükseldiği için aktif fon yönetiminin daha sağlıklı sonuçlar verebileceğini belirtmiştir. Türkiye'nin özellikle enerji altyapısı ve savunma sanayisinde önemli potansiyel taşıdığını belirten Orman, önümüzdeki dönemde bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin yatırımcıların radarında olabileceğini söylemiştir. Yapay zeka yatırımlarının yalnızca teknoloji şirketlerini değil, enerji altyapısını, trafo üreticilerini, veri merkezlerini ve mühendislik şirketlerini de desteklediğini ifade etmiştir. Orman, faizlerin düşmesiyle birlikte daha cazip hale gelebilecek sektörleri şu şekilde sıralamıştır: Aselsan gibi güçlü oyuncularla öne çıkan savunma sanayi, barış ortamı ve kur hareketlerinin hızlanması durumunda potansiyel taşıyan havacılık, sağlam yapısı ve 2001 krizinden alınan derslerle dünyaya örnek olabilecek bankacılık ve batarya depolama, yenilenebilir enerji, mühendislik çözümleri ve elektrik altyapısı potansiyeli barındıran enerji sektörü. Orman, yatırımcıların fon tercihlerinde günlük performans yerine uzun vadeli strateji, risk yönetimi ve fon yöneticisinin başarısını birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirtmiştir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in