← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 10.07.2026 07:38 👁 4 görüntülenme

Petrol Fiyatları Jeopolitik Gerilim ve Makroekonomik Baskı Arasında Denge Kuruyor

Petrol fiyatları Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim nedeniyle haftalık yükselişini korusa da, cuma günü sınırlı gerilemelere maruz kaldı. Hürmüz Boğazı'ndaki arz riski fiyatlara yukarı yönlü baskı yaparken, artan enflasyon ve zayıf talep endişeleri yükselişi sınırlamaktadır. Enerji altyapısının korunması ve diplomatik temas ihtimali piyasada dengeleyici rol oynamaktadır.

Petrol Fiyatları Jeopolitik Gerilim ve Makroekonomik Baskı Arasında Denge Kuruyor
Petrol fiyatları cuma günü erken işlemlerde hafif gerilemelere karşılık haftalık kazancını korumayı başardı. Brent vadeli kontratları 76,24 dolara inerek yüzde 0,08 düşerken, WTI (Batı Teksas türü ham petrol) 72,04 dolardan işlem gördü. Haftalık bazda Brent yaklaşık yüzde 6, WTI ise yüzde 5 kazanç elde etti. Orta Doğu'daki arz riski, günlük gerilemeye rağmen petrol fiyatları üzerindeki risk primini canlı tutmaktadır. ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri geciktirirken, hızlanan üretici enflasyonu ve zayıf talep kaygıları fiyatların yukarı hareketini kısıtlamaktadır. Piyasa kısa vadede arz kesintisi ihtimali ile talep düşüşü baskısından hangisinin ağır basacağını belirlemeye çalışmaktadır. Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde günlük küresel petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20'sini taşımaktadır. ABD ile İran arasındaki çatışmalar, su yolunun tam kapasiteyle işletilmesini geciktirmiştir. Taşımacılıktaki belirsizlik, fiziki üretim devam etse bile ihracat akışını ciddi şekilde sınırlayabilir. Petrol fiyatları yalnızca üretim miktarına değil, tankerlerin güvenli geçişi, sigorta maliyetleri ve teslimat takvimleri gibi faktörlere de tepki vermektedir. Gemi sahiplerinin artan risk algısı, navlun maliyetlerini ve sevkiyat sürelerini yükseltmektedir. Körfez üreticilerinin Asya pazarlarına sevkiyatı zorlaşırken, alternatif rotaların sınırlı kalması nedeniyle kısa süreli kesintiler bile küresel fiyatlara hızla yansımaktadır. İran silahlı kuvvetleri perşembe günü Körfez ülkelerindeki ABD askeri altyapısına saldırdı. İran, ABD'nin güney kıyıları ve doğu eyaletlerindeki hedeflere düzenlediği saldırıların ardından karşılık vermişti. Karşılıklı operasyonlar üç haftalık ateşkes üzerindeki baskıyı artırmıştır. İran medyası ülkenin güneyinde birden fazla patlama bildirirken, Buşehr'deki nükleer santraline yakın bölgelerde de hasar rapor edilmiştir. Yatırımcılar askeri hedeflerin enerji tesislerine yaklaşıp yaklaşmadığını yakından izlemektedir. ANZ Kıdemli Emtia Stratejisti Daniel Hynes, ABD'nin İran'daki enerji altyapısını hedef almamasının piyasaya kısmi güven verdiğini değerlendirmiştir. Washington'ın askeri tesislere odaklanması, doğrudan üretim kaybı ihtimalini şimdilik sınırlamaktadır. Trump çarşamba günü çatışmaların tam ölçekli bir savaşa dönüşmeyeceğini ifade etmiştir. Piyasa bu açıklamayı kapsamlı bir çatışmanın olası olmadığını gösteren bir işaret olarak değerlendirmiştir. Diplomatik temas ihtimali de petrol fiyatları üzerinde dengeleyici rol oynamaktadır. Tarafların müzakereye dönmesi, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin hızla normalleşmesini sağlayabilir. Aksi takdirde yatırımcılar enerji tesislerine yönelik saldırı olasılığına daha yüksek risk primi ekleyecektir. Enerji altyapısının zarar görmemesi üretimi desteklemekle birlikte, güvenli deniz taşımacılığı olmadan üreticiler aynı hacmi dış pazarlara ulaştıramamaktadır. Makroekonomik veriler talep görünümünü baskılamaktadır. ABD'de haftalık işsizlik başvuruları gerilese de Çin'de üretici fiyat enflasyonu haziranda dört yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Artan enflasyon ekonomik faaliyeti yavaşlatma riski taşırken bu da enerji talebini zayıflatma potansiyeli bulunmaktadır.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in