← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 10.07.2026 06:37 👁 4 görüntülenme

ABD Tahvil Piyasasında Faiz Beklentileri Ayrışıyor

ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yaklaşık yüzde 10 yükseltmesiyle tahvil getirilerine baskı oluşurken, Reuters anketindeki stratejistler kısa vadeli getirilerin önümüzdeki bir yıl içinde gerileyeceğini öngörüyor. Piyasa ve uzmanlar arasındaki bu görüş farklılığı, enflasyon baskısının sürekliliği ve Fed'in para politikası tepkisine ilişkin belirsizlikten kaynaklanıyor.

ABD Tahvil Piyasasında Faiz Beklentileri Ayrışıyor
ABD Tahvil Piyasasında Faiz Beklentileri Ayrışıyor ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10'luk yükseliş yarattığı dönemde, tahvil piyasasında önemli uyuşmazlıklar ortaya çıktı. Piyasa katılımcıları enflasyon kaygılarıyla Fed'in 2026'da faiz artırabilme olasılığını fiyatlamaya başlarken, Reuters tarafından gerçekleştirilen anket farklı bir tablo ortaya koydu. Reuters'ın 6-9 Temmuz tarihleri arasında 30 tahvil stratejistiyle yaptığı anket, kısa vadeli Hazine tahvili getirilerinin önümüzdeki dört çeyrekte kademeli olarak düşeceğine işaret ediyor. Faize duyarlı iki yıllık tahvil getirisinin üç ay sonra yüzde 4, altı ay sonra yüzde 3,90 ve bir yıl sonra yüzde 3,85'e inmesi bekleniyor. Anket döneminde iki yıllık tahvil getirisi yaklaşık 18 ayın en yüksek seviyeleri olan yüzde 4,20'nin altında işlem görüyordu. Enflasyon Kaygıları Tahvil Getirilerini Yükseltdi Enerji maliyetlerindeki artış, tüketici ve kurumsal fiyatlar üzerinden ABD enflasyonunun yüksek kalabileceği endişesini güçlendirdi. Uzun vadeli tahvil getirileri bu kaygılara hızla yanıt verdi. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 4,60 civarında, 30 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 5 seviyesini aştı. 30 yıllık tahvil getirisi mayıs sonundan bu yana en yüksek düzey olan yüzde 5,07'ye kadar çıktı. Getiri artışı tahvil fiyatlarının gerilediği anlamına gelirken, konut kredileri, şirket borçlanmaları ve kamu finansmanı maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Strategistler ve Piyasa Arasındaki Görüş Ayrılığı Ankete katılan stratejistlerin çoğu, petrol kaynaklı enflasyon baskısının tahvil getirilerinde kalıcı bir yükseliş yaratmayacağını düşünüyor. Medyan tahminler, özellikle kısa vadeli getirilerin gerileyeceğini gösteriyor. Bu projeksiyonların gerçekleşmesi için enflasyon baskısının hafiflemesi veya Fed'in ek faiz artırımlarına ihtiyaç duymaması gerekiyor. Ancak petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, bu tahminler üzerindeki yukarı yönlü riskleri artıracak. Haziran ayında yapılan başka bir anket, ekonomistlerin Fed'in 2026'nın geri kalanında politika faizini sabit tutmasını beklediğini gösterirken, finansal piyasalar iki faiz artırımına varan bir olasılığı fiyatlamıştır. Fed Haziran toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında bırakmıştır. Kurumlar İkiye Ayrılmış Durumda Ankete katılan kurumlar arasında enflasyonun kalıcılığı ve Fed'in tepkisi konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. Citi ve Neuberger Berman, piyasaların enflasyon riskini olduğundan fazla fiyatlıyor olabileceği görüşünü savunuyor. Söz konusu kurumlar, Fed'in faiz artışlarına ara vermesi halinde tahvil getirilerinin dengelenebileceğini belirtiyorlar. Bank of America ve RBC BlueBay ise yatırımcıların enflasyon riskini yeterince hesaba katmadığını öne sürüyor. Bu kurumlar, enerji fiyatlarının tüketici fiyatlarına güçlü şekilde yansıması durumunda Fed'in ek faiz artırımları yapabileceğini ve tahvil getirilerinin yeniden yükselebileceğini öngörüyor. Görüş ayrılığının temelinde enerji şokunun sürekliliği yer alıyor. Geçici bir petrol fiyat artışı Fed'in orta vadeli enflasyon görünümüne sınırlı etki yapabilirken, uzun süreli ve geniş tabanlı bir maliyet baskısı para politikasında önemli değişikliklere neden olabilir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in