← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 10.07.2026 00:36 👁 6 görüntülenme

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Kararını Şiddetle Kınadı

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusunda kabul ettiği kararı şiddetle kınamıştır. Bakanlık, 1974 Türk müdahalesinin 1960 Garanti Antlaşması çerçevesinde meşru bir müdahale olduğunu ve Kıbrıs Türk halkını koruma amacı taşıdığını vurgulamıştır. KKTC, Avrupa Birliği kurumlarının tarafsızlığını kaybettiklerini ve Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını iddia etmektedir.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Kararını Şiddetle Kınadı
KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs konusunda kabul edilen karar hakkında resmi açıklama yayımlamıştır. Bakanlık, söz konusu kararı şiddetle kınarken, Avrupa Parlamentosu'nun 1974 Türk askeri müdahalesini çarpıttığını ve bu çarpıtmanın Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye'yi hedef aldığını belirtmiştir. Açıklamada, 1974 olaylarının tarihsel arka planı detaylı şekilde ortaya konulmuştur. Buna göre, Yunanistan ve Kıbrıs'taki Rum işbirlikçiler tarafından 15 Temmuz 1974'te Kıbrıs Türk halkını yok etmek amacıyla gerçekleştirilen kanlı darbenin ardından, Türkiye 1960 Garanti Antlaşması'ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde 20 Temmuz 1974'te Ada'ya müdahale etmiştir. KKTC, bu müdahalenin sadece Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamakla kalmayıp, toplu katliamları da önlediğini vurgulamaktadır. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Avrupa Parlamentosu'nun Rumlar tarafından Kıbrıs Türk halkına yapılan vahşet ve insanlık suçlarını dile getirmek yerine, kahraman Türk ordusuna yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunduğunu ifade etmiştir. KKTC, bu kararın Rum propagandasına destek olmaktan başka bir fayda sağlamayacağını belirtmiş ve kararı kesinlikle reddederek, hukuki geçerliliğinin bulunmadığını kaydı altına almıştır. Açıklamada, KKTC Cumhuriyet Meclisi'ndeki Kadın Milletvekillerinin, karar öncesi Avrupa Parlamentosu Komite Başkanı'na mektuplar göndererek gerçekleri yansıtmayan iddialara cevap vermek ve Ada'daki durumu doğru şekilde ortaya koymak için yoğun çabalar sarf ettikleri belirtilmiştir. Ancak bu çabalara rağmen kararın kabul edilmesi, KKTC'nin Avrupa Birliği ve kurumlarının tarafsızlığını kaybettiklerini ve tamamen Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını gösterdiği şeklinde yorumlanmıştır. KKTC, Kıbrıs Türk halkının iradesini görmezden gelen, özden gelen haklarını reddeden ve Ada'daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan benzeri kararların hiçbir meşruiyet taşımadığını belirtmiştir. Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'na tek taraflı yaklaşımlardan vazgeçmesi, Kıbrıs meselesini siyasi propaganda aracı olarak kullanmaması ve adadaki mevcut gerçeklik ile tarihi gerçeklere saygı göstermesi çağrısında bulunmuştur.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in