← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 10.07.2026 00:00 👁 3 görüntülenme

Capri: Jet Set Kavramının Doğduğu Akdeniz Cenneti

Roma İmparatorluğu'ndan günümüze iki bin yıllık tarihiyle Capri, lüks ve zarafetin sembolü haline gelmiştir. 1950'lerde Jackie Kennedy ve Brigitte Bardot gibi stil ikonlarının tercih ettiği ada, bugün de sessizce lüksü yaşayan seçkin insanların buluşma noktasıdır. Faraglioni Kayalıkları, Mavi Mağara ve tarihi villalariyla Akdeniz'in en büyüleyici destinasyonlarından biri olarak dikkat çekmektedir.

Capri: Jet Set Kavramının Doğduğu Akdeniz Cenneti
Limon ağaçlarının kokusu, denizin ortasında yükselen görkemli kayalıklar ve her köşesinde hissedilen La Dolce Vita ruhu… Capri, Akdeniz'in en çok fotoğraflanan adalarından biri olmakla birlikte, onu asıl unutulmaz yapan şey karakteridir. Yaklaşık iki bin yıldır imparatorları, sanatçıları ve dünyanın en şık insanlarını kendine çeken bu küçük ada, bugün de lüksü sessizce yaşayanların buluşma noktası olmayı sürdürmektedir. Capri'nin tarihi Roma İmparatorluğu'na dayanmaktadır. İmparator Augustus, M.Ö. 29 yılında adayı ilk gördüğünde güzelliğinden etkilenerek daha büyük ve verimli olan Ischia adasını verip karşılığında bu küçük ve sarp kayalığı satın almıştır. Adanın asıl mimarı ise halefi İmparator Tiberius olmuştur. Roma'nın kaotik siyasetinden sıkılan Tiberius, adaya 12 muazzam villa inşa ettirmiş ve imparatorluğu, denizden yüksekte uçurumlar üzerine kurulu ünlü Villa Jovis'ten yönetmiştir. Kalıntıları halen görülebilen bu yapı, adanın tarihsel kimliğinin en güçlü sembollerinden biridir. Orta Çağ'da korsan saldırılarından sonra, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa aristokrasisinin Grand Tour seyahatleriyle yeniden gündeme gelen Capri, bu dönemde ressamlar, şairler ve aydınlar tarafından keşfedilmiştir. Rus yazar Maksim Gorki'den Şilili şair Pablo Neruda'ya kadar birçok sanatçı, adanın ışığını ve atmosferini Avrupa'ya taşıyarak romantik bir Akdeniz imgesi yaratmıştır. 1950'ler ve 60'lara gelindiğinde ise ada "Jet Set" kavramının doğduğu yer olmuştur. Jackie Kennedy, Brigitte Bardot, Sophia Loren ve Grace Kelly gibi stil ikonlarının Arnavut kaldırımlı sokaklarında verdiği pozlar, Capri'yi lüksün ve zarafetin dünya başkentlerinden biri yapmıştır. Capri iki ana yerleşimden oluşmaktadır: Hareketli ve gösterişli Capri merkezi ile daha yüksekte, sakin ve otantik Anacapri. Adaya fünikülerle çıkıldığında ilk durak, resmî adı Piazza Umberto I olan Piazzetta'dır. Etrafı şık kafelerle çevrili bu küçük meydan, adada kimin bulunduğunu görmek ve görünmek için bir vitrinden başka bir şey değildir. Adanın simgesi olan Faraglioni Kayalıkları, denizin ortasından gökyüzüne yükselen üç devasa kireçtaşı kütlesidir. Ortadaki kayalığın içinden geçen doğal kemerden tekneyle geçerken sevdiğinizi öperseniz, efsaneye göre aşkınız sonsuza dek sürer. Dünyanın en büyüleyici doğa olaylarından biri olan Grotta Azzurra (Mavi Mağara), küçük bir kayıkla başınızı eğerek girebildiğiniz, su altından yansıyan ışıkların denizi parlayan bir neon maviye dönüştürdüğü etkileyici bir mekândır. Anacapri'nin en önemli durağı, İsveçli doktor Axel Munthe'nin inşa ettirdiği Villa San Michele'dir. Antik eserlerle dolu bahçesi ve rüya gibi mimarisiyle adanın edebi ve romantik imajının oluşmasında büyük rol oynamıştır. Monte Solaro'ya telesiyejle çıkıp adanın en yüksek noktasından panoramik manzaralar izlemek de yaşanması gereken bir deneyimdir. Adadaki oteller devasa resortlar değil, çoğu yüzyıllar öncesine dayanan tarihi malikanelerden dönüştürülmüş butik ve ultra-lüks mekânlardır. 1845'ten beri hizmet veren Grand Hotel Quisisana, adanın adeta gayriresmî sarayı konumundadır. Anacapri'deki Caesar Augustus, uçurum kenarındaki teraslarıyla bulutların üzerinde uyuyormuş hissi verirken; mimar Le Corbusier'nin tasarladığı Hotel Punta Tragara, Faraglioni'ye doğrudan bakış sunmaktadır. Bu otellerde kişiselleştirilmiş hizmet, lüks algınızı tamamen yeniden şekillendirmektedir. Capri, zamanın akış hızına karşı direnen, acelesi olmayan bir adadır. Yaşam tarzı "il dolce far niente", yani tatlı bir tembellik üzerine kuruludur. Burası, moderne direnen, basit ama zarif bir yaşam tarzının son kalesidir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in