Nakliye Devleri Süveyş Kanalı'na Dönüyor: Trump'ın İran Politikası Riski Artırıyor
Danimarka merkezli Maersk ve Alman Hapag-Lloyd, ortak 'Gemini' ağı kapsamında bir seferi Ümit Burnu rotasından Süveyş Kanalı'na geri kaydırdı. Bu hamle küresel tedarik zincirinde olumlu bir sinyal verse de, bölgedeki jeopolitik gerilimler ve Trump yönetiminin İran'a yönelik artan müdahaleleri normalleşme sürecini tehdit ediyor. Konteyner navlun fiyatları son iki ayda yüzde 90 artış kaydetti.
Maersk ve Hapag-Lloyd, dünya denizcilik sektöründe kritik bir hamle gerçekleştirerek, ortak işletmecilikleri olan Gemini ağı kapsamındaki AE15 servisini Ümit Burnu rotasından yeniden Süveyş Kanalı'na kaydırdı. Bu karar, 2023 yılının sonlarından itibaren Yemen'deki Husiler tarafından Kızıldeniz'de gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle terk edilen bölgeye dönüşün başlamasını işaret ediyor.
Geçtiğimiz aylar boyunca armatörler, güvenlik endişeleri sebebiyle neredeyse tamamıyla Süveyş Kanalı'ndan uzaklaşmak zorunda kalmıştı. Gemilerin Ümit Burnu üzerinden yeniden rotalandırılması, transit sürelerini ortalama dört hafta uzatırken, sefer mesafelerini binlerce deniz mili artırmıştı. Bu durum yakıt ve işletme maliyetlerini rekor seviyelere taşıyarak, container bulunabilirliğini azaltmış ve tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açmıştı.
Haziran ayında sağlanan diplomatik ilerlemelerin ardından şirketler, Süveyş koridoruna kademeli bir dönüş testine başlama kararı aldı. İlk test seferi 'Majestic Maersk' gemisiyle yapılacak. Revize edilen rota Qingdao, Kwangyang, Ningbo, Tanjung Pelepas, Port Said, Damietta, Colombo ve Singapur limanlarını içeriyor. Operatörler, bu adımın şimdilik tek bir servisle sınırlı olduğunu ve güvenlik durumuna göre tekrar değerlendirilebileceğini vurguluyor.
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, büyük denizcilik hatlarının halen Süveyş Kanalı'nı düzenli olarak kullanmadığını belirterek, yalnızca Fransız CMA CGM hattının İskenderiye Limanı besleyici servisi bulunduğunu açıkladı. Engin, ABD-İran arasındaki gelişmelerin bölgedeki gerginliği yeniden artırabileceğini ifade ederek, Maersk ve Hapag-Lloyd'un kararının gelecekte güncellenebileceği kanaatinde bulunduğunu söyledi. Navlun piyasasında dramatik bir düşüş beklemeyen Engin, piyasanın ufak çaplı bir düşüş trendi yaşansa da yılsonu itibariyle fiyatların belirli seviyelerin altına inmeyeceği beklentisini paylaştı.
Türkiye'nin önde gelen dış ticaret ve lojistik şirketlerinden Asset'in Denizyolu Operasyon Müdürü Ertem Kaymanlı ise, bölgedeki normalleşme sürecinin oldukça kırılgan olduğunu vurguladı. Trump'ın İran'a yönelik son müdahalelerine atıfta bulunan Kaymanlı, risk faktörlerinin ciddiyetini koruduğunu belirtti. Brent petrolün varil fiyatının 78 dolar seviyelerine çıkması göz önüne alındığında, yakıt maliyetleri nedeniyle navlun fiyatlarında hemen bir düşüş beklenemeyeceğini ifade eden Kaymanlı, tam anlamıyla normalleşme için ABD'nin bölgedeki varlığını azaltmasının kritik önem taşıdığını açıkladı.
Küresel uzmanlar, rotaların kısalmasıyla birlikte denizcilik sektöründe gizli kalan kapasite fazlasının (overcapacity) piyasaya çıkacağını ve bu arz artışının navlunları düşüreceğini tahmin ediyor. Ancak şu an navlun fiyatları yüksek seyrediyor. Drewry Dünya Konteyner Endeksi (WCI) geçen hafta yüzde 9 artarak 40'lık container başına 4.530 dolara yükseldi. Son iki ayda yüzde 90'ın üzerinde artan container navlunu, son 18 ayın en yüksek seviyelerindedir.