Altında ikinci yarı senaryosu netleşiyor: Bu gelişmeler fiyatları belirleyecek
Yılın ilk aylarında tarihi zirvelerini gören altının ons fiyatı, ikinci çeyrekte yönünü aşağı çevirdi. Güçlenen dolar, değişen faiz beklentileri ve Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle ons altın ilk yarıyı kayıpla tamamlarken, uzmanlar yılın ikinci yarısında Fed politikaları ve jeopolitik risklerin fiyatlamalarda belirleyici olacağını belirtiyor.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın küresel piyasalarda yarattığı dalgalanma, yılın ilk altı ayında varlık fiyatlarında sert hareketlere neden oldu.Yıla güçlü başlayan altının ons fiyatı, ocak ayında 5 bin 598 dolarla tarihi zirvesini gördü. Ancak 28 Şubat'ta ABD/İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve sonrasında Tahran'ın karşılık vermesiyle bölgesel gerilimin tırmanması, altın fiyatlarında yön değişikliğine yol açtı. Ons altın, zirve seviyesinden yüzde 28,4 gerileyerek 4 bin 7 dolara kadar düştü. Yıla 4 bin 313 dolardan başlayan ons altın, ilk altı aylık dönemde yüzde 7,1 değer kaybetti. Haziran ayında ise yüzde 11,7 gerileyerek Ekim 2008'den bu yana en sert aylık düşüşünü kaydetti.24 Haziran'da 4 bin doların altına inen ons altın, Kasım 2025'ten sonra ilk kez bu seviyenin altında işlem gördü. Bu düşüşte, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi, doların güç kazanması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) bağımsızlığına ilişkin tartışmaların azalması etkili oldu. Petrol fiyatları beklentileri değiştirdiSavaşın başlamasının ardından mart ayı sonuna kadar petrol fiyatlarında hızlı yükseliş yaşandı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki artan jeopolitik riskler nedeniyle arz endişelerinin güçlenmesiyle Brent petrolün varil fiyatı 114 dolara kadar çıktı.Enerji maliyetlerindeki yükselişin küresel enflasyonu yeniden hızlandırabileceği ve ekonomik büyümeyi baskılayabileceği değerlendirmeleri öne çıkarken, bu durum büyük merkez bankalarının para politikası beklentilerini de değiştirdi. Çatışmalar öncesinde Fed'in yıl sonuna kadar iki faiz indirimi yapacağı öngörülürken, sonrasında piyasalarda yıl sonuna kadar bir faiz artışı beklentisi ağırlık kazandı. Ayrıca 2027 sonuna kadar ilave bir faiz artırımının da gündeme gelebileceği fiyatlanmaya başladı. Fed'deki değişim piyasaları etkilediFed Başkanlığı görevine "şahin" yaklaşımıyla bilinen Kevin Warsh'un gelmesi de beklentiler üzerinde etkili oldu. Warsh'un ilk açıklamalarında fiyat istikrarını öncelik olarak öne çıkarması ve gerekmesi halinde yeni faiz artışlarına açık mesaj vermesi, piyasalarda sıkı para politikası beklentilerini güçlendirdi.Aynı dönemde Fed'in bağımsızlığına yönelik tartışmaların zayıflamasıyla birlikte, savaş öncesinde hakim olan "güvercin" beklentiler yerini daha uzun süre sıkı para politikası uygulanacağı yönündeki görüşlere bıraktı. Faiz patikasına ilişkin beklentilerin yeniden "şahin" yöne dönmesi ve artan likidite talebinin doları desteklemesiyle dolar endeksi kritik 100 seviyesindeki görünümünü korudu.Güçlü dolar ve yükselen faiz beklentileri nedeniyle altın tutmanın fırsat maliyetinin artması da ons fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskıyı artırdı. İkinci yarıda hangi başlıklar izlenecek?Uzmanlara göre yılın ikinci yarısında altının yönünü belirleyecek en önemli unsur, enflasyon görünümüne bağlı olarak merkez bankalarının para politikalarında atacağı adımlar olacak.Bunun yanında Orta Doğu'da kalıcı barışın sağlanıp sağlanamayacağı ve küresel ticaretin kesintisiz devam edip etmeyeceği de fiyatlamalarda etkili olacak. "En önemli tetikleyici unsur, Orta Doğu'daki gelişmelerle bağlantılı olarak ortaya çıkan ve enerji fiyatlarından kaynaklanan enflasyon şokuydu"Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılın ilk yarısındaki düşüşün uzun vadeli yatırım gerekçelerindeki bozulmadan değil, makroekonomik ve teknik etkenlerin birleşiminden kaynaklandığını söyledi. Hansen, altının güçlü yükseliş sonrası aşırı yoğun pozisyonlanmaya sahne olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:"Bu durum, piyasa algısı tersine döndüğünde piyasayı kar realizasyonlarına karşı kırılgan hale getirmişti. En önemli tetikleyici unsur, Orta Doğu'daki gelişmelerle bağlantılı olarak ortaya çıkan ve enerji fiyatlarından kaynaklanan enflasyon şokuydu. Bu durum petrol fiyatlarını keskin bir şekilde yukarı taşıdı ve Fed faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutacağına dair beklentileri yeniden canlandırdı. Bu gelişme ABD tahvil getirilerini yükseltti ve doları güçlendirerek, altın gibi getiri sağlamayan bir varlığı elde tutmanın fırsat maliyetini artırdı." Teknik destek seviyelerinin kırılmasıyla birlikte düzeltme hareketinin hızlandığını belirten Hansen, bunun hem momentum hem de algoritmik yatırımcıların uzun pozisyonlarını azaltmasına neden olduğunu ifade etti. Hansen, "Piyasaların jeopolitik riskleri kademeli olarak yeniden fiyatlandırmasıyla azalan güvenli liman talebi ve küresel hisse senedi piyasalarında devam eden güçlü seyir de yatırımcıları savunma amaçlı varlıklardan uzaklaşmaya teşvik etti. Özetle (altındaki) düşüş, esas olarak yüksek fonlama maliyeti beklentileri, güçlü dolar, teknik satışlar ve uzun süreli bir yükselişin ardından gelen pozisyon ayarlamalarından kaynaklandı." diye konuştu. "Yılın ikinci yarısında toparlanma için alan görüyoruz"Hansen, ikinci yarıda altın fiyatlarının doların seyri, ABD tahvil getirileri ve Fed'in para politikasına yönelik beklentilere duyarlı olmaya devam edeceğini söyledi.Reel faizlerin yüksek kalması ve doların güçlü seyrini sürdürmesi halinde yükselişlerin sınırlı olabileceğini belirten Hansen, şu değerlendirmede bulundu: "Ancak, yılın ikinci yarısında arka plandaki gelişmelerin kademeli olarak daha destekleyici bir hal alabileceğine inanıyoruz. Yaşanan keskin düzeltme, spekülatif pozisyonların önemli bir kısmını halihazırda temizledi ve bu da daha fazla büyük ölçekli uzun pozisyon tasfiyesi riskini azalttı. Aynı zamanda, düşük enerji fiyatları enflasyon baskılarını hafifletebilir ve gelen ekonomik verilerin zayıflamaya devam etmesi durumunda Fed'in para politikasının daha az 'şahin' bir ton benimsemesine olanak tanıyabilir."Merkez bankalarının altın alımlarının talebi desteklemeyi sürdürdüğünü vurgulayan Hansen, jeopolitik belirsizliklerin de tamamen ortadan kalkmadığına işaret etti. Hansen, "Mali sürdürülebilirlik ile rezerv çeşitlendirmesine yönelik endişelerin, stratejik altın tahsisatlarını desteklemeye devam etmesi muhtemel görünüyor. Herhangi bir toparlanmanın zamanlaması, fiyatların nihai olarak nerede kalıcı bir teknik taban oluşturacağına bağlı olacak olsa da mevcut düzeltme sürecini tamamladıktan sonra yılın ikinci yarısında altının toparlanması için alan görmeye devam ediyoruz. İzlenmesi gereken temel değişkenler, doların yönü, reel getiriler, Fed'in sözle yönlendirmeleri, yatırımcı pozisyonlanmaları ve jeopolitik risklerin seyri olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.