← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 27.06.2026 00:00 👁 10 görüntülenme

Araştırma: Yavaş Karar Alma Süreçleri Şirketlerin Büyümesinin Önündeki Ana Engel

Coface'ın 13 ülkede 1.250 iş liderinin katılımıyla yapılan araştırmaya göre, şirketlerin yüzde 68'i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin temel engeli olarak görüyor. Risk artık dış bir faktörden ziyade şirket içi bir soruna dönüşmüş durumdadır. Veri parçalanması, departmanlar arası gerginlik ve risk ekiplerinin öngörüye dayalı analiz eksikliği, karar alma hızını ciddi şekilde yavaşlatmaktadır.

Araştırma: Yavaş Karar Alma Süreçleri Şirketlerin Büyümesinin Önündeki Ana Engel
Risk Yönetimi: İç Engel Haline Gelen Dış Faktör Uluslararası alacak sigortası ve risk yönetimi şirketi Coface'ın 13 ülkede 1.250 iş liderinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, işletmelerin karşılaştığı temel sorunları ortaya koymaktadır. Geleneksel olarak dış unsur olarak algılanan risk, günümüzde büyük ölçüde şirket içi bir faktöre dönüşmüştür. Araştırmaya katılanların yüzde 68'i yavaş karar alma süreçlerini büyümenin önündeki önemli bir engel olarak değerlendirmektedir. Yüksek belirsizlik ortamında şirketler sadece riskten kaçınmakla yetinemiyor; daha hızlı karar almayı öğrenmek zorunda kalmaktadır. Bu durum, riskin giderek karar alma ve büyümenin itici gücüne dönüştüğü bir dönüşüm sürecinin başladığını göstermektedir. Karar Alma Süreçlerini Yavaşlatan Faktörler Pek çok kuruluşta karar alma süreci çeşitli zorlukların etkisi altındadır. Satış ekipleri ile risk yönetimi fonksiyonları arasında yaşanan gerginlikler, mevcut verilerin etkin şekilde kullanılmaması ve departmanlar arası iletişim eksikliği bu sorunların başında gelmektedir. Kuruluşların yaklaşık yüzde 59'u risk ekiplerinden gelen geri bildirimleri aşırı temkinli ya da pazar gerçeklerinden uzak olarak algılamaktadır. Bu güvensizlik oluşturan durumun sonucu, veri parçalanması olarak ortaya çıkmaktadır. Şirketlerin yüzde 52'si pazarlar arasında verilerin parçalı ve tutarsız olduğunu bildirmektedir. Bütünleşik veri eksikliği nedeniyle alınan kararlar giderek kişisel değerlendirmelere dayanmaktadır. Bu durum temkinli yaklaşım eğilimini artırarak karar alma süreçlerini iyice yavaşlatmakta ve kısır bir döngü yaratmaktadır. Yöneticilerin Risk Algısı ve Gelecek Beklentileri Araştırmaya göre yöneticilerin yarısı, fırsatların belirli bir çerçeve içinde değerlendirilebileceği durumlarda bile "evet" yerine "hayır" söylemenin daha güvenli olduğuna inanmaktadır. Ancak beklenti değişmektedir. Bugün karar vericilerin yalnızca yüzde 24'ü risk ekiplerini gerçek bir büyüme ortağı olarak görürken, yüzde 44'ü önümüzdeki beş yıla kadar bu rolü üstleneceklerini öngörmektedir. Yine de karar vericilerin yüzde 62'si ticari büyüme hedefleri ile risk disiplini arasında temel bir çelişki bulunduğuna inanmaktadır. Büyüme Odaklı Şirketlerin Farklı Yaklaşımı Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, şirketlerin yalnızca yüzde 12,6'sının tamamen büyüme odaklı bir yaklaşım benimsediğidir. Uyguladıkları somut yöntemlerle öne çıkan bu şirketler, belirsizlikleri daha hızlı uygulanabilir kararlara dönüştürebilmekte ve diğer kuruluşların kaçırdığı fırsatları değerlendirebilmektedir. Bu başarılı şirketlerin yüzde 70'i risk ekiplerini karar alma sürecinin en erken aşamalarından itibaren sürece dahil etmektedir. Araştırma ortalaması bu konuda yüzde 58'dir. Aynı gruptaki şirketlerin yüzde 29'u riski rekabet avantajı olarak görmektedir; araştırma genelinde bu oran yüzde 19'dur. Veri Yönetimi ve Teknoloji Beklentileri Verinin performansın temel belirleyicilerinden biri haline geldiği günümüzde, şirketlerin yalnızca yüzde 20'si farklı pazarlarda tutarlı verilere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu durum karşılaştırma yapma ve öngörü geliştirme yeteneklerini ciddi şekilde sınırlandırmaktadır. Yöneticilerin yüzde 59'u risk ekiplerinin senaryo simülasyonları için öngörüye dayalı analizlerden daha fazla yararlanmasını talep etmektedir. Yüzde 54'ü ise yapay zekâ destekli risk analizi çözümlerinin kullanımının hızlandırılmasını önemli bir gerekliliğe görmektedir. Dış İş Ortakların Rolü ve Beklentiler Şirketler dış iş ortaklarından beklentileri de önemli ölçüde değiştirmiştir. Artık bu beklentiler sadece risk korumasından öteye gitmektedir. Yüzde 77'si pazar gelişmelerini öngörebilmek için tahmine dayalı analizlerden yararlanmak istermektedir. Yüzde 71'i ise daha fazla fırsatı değerlendirilebilmek için iş ortaklarının güven vermesini beklemektedir. Genel tabloya bakıldığında karar vericilerin yüzde 65'i dış iş ortaklarının koruma, veri ve öngörü yeteneklerini bir araya getirerek daha cesur iş kararlarının alınmasını mümkün kılmasını beklenmektedir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in