← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 27.06.2026 00:00 👁 12 görüntülenme

Enerji Sorunu Çözülmeden Ekonomik Büyüme Mümkün Değil

Ekonomist Uğur Gündüz, 2021'den 2026'ya sanayi elektrik fiyatlarında 6,4 katlık, doğal gaz fiyatlarında ise 11-12 katlık artış yaşandığını belirtmiştir. Küresel enerji piyasalarında fiyatlar düşerken, Türkiye'nin döviz kurundaki değer kaybı ve yüksek vergi yükü nedeniyle enerji enflasyonu kontrol altına alınamadığını vurgulamıştır. Enerji arz güvenliği ve fiyat istikrarı sağlanmadan ekonomik büyümenin sürdürülebilir olmayacağını ifade etmiştir.

Enerji Sorunu Çözülmeden Ekonomik Büyüme Mümkün Değil
Ekonomi ve finansman alanında uzman Uğur Gündüz, son yıllarda Türkiye'nin yaşadığı enerji krizinin çözülmesi için derhal harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, devletin petrol ve doğal gaz üretiminde yatırımları artırması ve aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynakları (rüzgar ve güneş enerjisi santrallerine) ciddi teşvikler sağlaması gerektiğini belirtmiştir. 2021'den Mayıs 2026'ya kadar geçen dönemde makroekonomik ve jeopolitik faktörlerin etkisiyle sanayi elektrik birim fiyatlarında yaklaşık 6,4 katlık, büyük sanayi doğal gaz fiyatlarında ise 11 ila 12 katlık bir nominal fiyat artışı gerçekleşmiştir. Küresel enerji piyasalarında emtia fiyatları istikrarlı seyir gösterirken, Türkiye enerji enflasyonunda negatif ayrışarak küresel ortalamaların çok üzerinde bir artış trendi sürdürmektedir. 2025 yıl sonu itibarıyla enerji kalemi, manşet enflasyonun üzerinde kalarak maliyet tabanlı enflasyon baskısını derinleştirmiştir. Fiyat Artışının Temel Nedenleri Birinci neden, kur geçişkenliği ve ithal maliyetlerdir. Türkiye'nin petrol ve doğal gaz gibi birincil enerji kaynaklarında yüksek oranda dışa bağımlı olması, yerel enerji fiyatlarını doğrudan döviz kuruna endekslemektedir. Küresel piyasalardaki fiyat düşüşlerine rağmen, Türk Lirası'nın değer kaybı bu olumlu etkiyi ortadan kaldırmakta ve fiyatları yukarı yönlü baskılamaktadır. İkinci neden, vergi yükü ve dağıtım maliyetleridir. Enerji faturalarının yapısı incelendiğinde, çıplak enerji sarfiyat bedelinden ziyade sistem kullanım, iletim ve özellikle dağıtım bedellerinin toplam faturadaki payı dramatik şekilde artmıştır. Yüksek işletme maliyetleri nedeniyle artırılan dağıtım bedelleri ile vergi yükleri, tüketicilerin mali yükünü asimetrik şekilde artırarak fiyat mekanizmasını bozmaktadır. Üçüncü neden, yüksek enflasyon ve endeksleme uygulamalarıdır. Ülke genelindeki yapısal enflasyon, enerji üretim ve dağıtım şirketlerinin işçilik, finansman ve bakım-onarım gibi girdi maliyetlerini artırmakta, bu da piyasa düzenleyici kurumları tarifeleri sık aralıklarla güncellemeye zorlayarak kısırdöngü yaratmaktadır. Dördüncü neden, jeopolitik riskler ve küresel belirsizliklerdir. Uluslararası gerilimler ve ticaret rota değişiklikleri, enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizlik yaratarak fiyatlara kalıcı bir risk primi eklenmesine neden olmaktadır. Tarife Bazlı Farklılaşma ve Etkileri 2025 yılında yapılan fiyat artışları homojen olmayıp, konut, ticarethane ve sanayi tarifelerine göre farklılaştırılmıştır. Konut tarifelerine sosyal koruma amaçlı sübvansiyonlar uygulanırken, sanayi ve ticarethane tarifelerine minimum düzeyde sübvansiyon sağlanmış, bu segmentler maliyet artışlarını çıplak şekilde göğüslemeyi zorunlu kılmıştır. Son dört yılda elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki kümülatif reel artışlar, imalat sanayisinin uluslararası rekabet gücünü önemli ölçüde zayıflatmıştır. Enerji girdi maliyetlerindeki şoklar nihai ürün fiyatlarına yansımakta, çekirdek enflasyon göstergelerini bozmakta ve maliyet enflasyonu yaratmaktadır. Tekstil, demir-çelik, çimento ve seramik gibi emek ve enerji yoğun sektörlerdeki ihracatçılar küresel rakipleri karşısında maliyet avantajını kaybetmiş, bu durum dış ticaret dengesi üzerinde baskı oluşturmuştur. Yapısal Çözüm Gerekçesi Enerji arz güvenliği ve fiyat istikrarı sağlanmadan, sanayi üretiminde sürdürülebilirlik, kalıcı ekonomik büyüme ve makroekonomik kalkınmanın tesisi yapısal olarak mümkün değildir. Dağıtık enerji modeli ve mesken ile ticari alanlarda çatı üstü güneş enerjisi santralleri ile mikro-rüzgar türbini yatırımlarının teşvik edilmesi, uzun vadeli çözüme katkı sağlayacaktır.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in