ABD'de PCE Enflasyonu 3 Yılın Zirvesine Çıktı, Faiz Artışı Beklentileri Güçlendi
ABD Ekonomik Analiz Bürosu'nun açıkladığı verilere göre Mayıs 2026'de PCE enflasyonu yıllık bazda yüzde 4,1'e yükselarak Mart 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fed'in kritik göstergesi olan bu verinin yüzde 4 eşiğini aşması, piyasalarda dalgalanmaya neden olurken faiz artışı ihtimalini güçlendirdi. Enflasyonun hız kazanması sonucunda teknoloji hisseleri satış baskısı yaşarken, Türkiye yüksek faiz ortamında başarılı sukuk ihracı gerçekleştirdi.
ABD Ekonomik Analiz Bürosu (BEA) tarafından açıklanan ekonomik veriler, Mayıs 2026 döneminde Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 4,1 oranında artarak Mart 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını göstermektedir. Fed'in para politikası açısından en önemli enflasyon göstergesi olan bu verinin kritik yüzde 4 eşiğini aşması, küresel finansal piyasalarda önemli dalgalanmalara neden olmuştur.
Enflasyon göstergesinin beklenenden yüksek çıkması, merkez bankasının para politikası kararlarını doğrudan etkilemektedir. Faiz indirimi beklentileri zayıflarken, faiz artışı ihtimali önemli ölçüde güçlenmiştir. Artan petrol fiyatları ve güçlü tüketici harcamaları enflasyonist baskıları beslemektedir. New York Fed Başkanı John Williams, 26 Haziran'daki açıklamasında enflasyonun ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini vurgulayarak, yeni bir faiz artışı seçeneğinin gündemde kalmaya devam ettiğine işaret etmiştir. Vadeli piyasalardaki fiyatlamalara göre, yatırımcılar Fed'in Temmuz toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı yapma olasılığını yüzde 38 seviyesinde değerlendirmektedir.
Enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından ABD borsasında karışık bir görünüm ortaya çıkmıştır. Dow Jones endeksi sınırlı yükseliş gösterirken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi değer kaybetmiştir. Özellikle Apple, yüzde 6'nın üzerinde düşüş yaşayarak en sert kayıbı kaydeden hisse olmuştur.
ABD'de faizlerin uzun dönem yüksek kalabileceği beklentileri gelişmekte olan ülkeler üzerindeki finansal baskıyı artırırken, Türkiye uluslararası piyasalarda güçlü bir pozisyon sergilemiştir. Türkiye 2,75 milyar dolar tutarında sukuk ihracı gerçekleştirmiş, altı yıl vadeli ihraça hedeflenen tutarın 2,5 katından fazla talep gelmişdir. Kira oranı yüzde 6,70 ve getiri oranı yüzde 6,75 olarak gerçekleşen işlem, 2 Temmuz'da Hazine hesaplarına aktarılması beklenmektedir. Bu başarılı ihraç, yüksek küresel faiz ortamına rağmen Türkiye'nin dış finansmana erişim kabiliyetini koruduğunu göstermektedir.
Gelecek dönemde piyasaların odağı Fed'in Temmuz toplantısına yönelecektir. Beklentilerin üzerinde gelen PCE verisi para politikasında yeni bir sıkılaşma ihtimalini artırmaktadır. Fed üyelerinin gelecek açıklamaları ve çekirdek enflasyon göstergesinin seyri piyasaların yönünü belirleyecek ana faktörlerdir. Özellikle enflasyon beklentilerinin kontrolü ve enerji fiyatlarının gelişimi, merkez bankasının bundan sonraki adımlarını tayin edecek kritik unsurlar olarak öne çıkmaktadır.