Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, 1-3 ay vadeli mevduat faizleri 2025 başında yüzde 45-46 bandından gerilemiş, 2026 başında yüzde 38-39 seviyesine kadar düşmüştür. Nisan sonrasında ılımlı bir yükseliş trendi başlamış ve 19 Haziran itibarıyla faizler yüzde 40,9 seviyesinde dengelenmiştir. Mevduat faizleri ticari kredi faizleriyle eşitlenirken, ihtiyaç kredisi faizleri ile arasındaki fark yaklaşık 9,5 puan kalmıştır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 1-3 ay vadeli mevduat faizlerinde 2026 yılının ilk çeyreğinden itibaren ılımlı bir yükseliş gözlemlenmiştir.
2025 yılı başında yüzde 45-46 bandında seyreden mevduat faizleri, yıl boyunca kademeli olarak gerilemiş ve 2026 başında yüzde 38-39 seviyelerine kadar inmiştir. Bu düşüş eğilimi Ocak-Mart döneminde devam etmiş ancak Nisan ayından itibaren tersine dönerek yeniden yükselişe başlamıştır. Güncel TCMB verilerine göre, 19 Haziran itibarıyla mevduat faizleri yüzde 40,9 seviyesinde dengelenmiştir.
Veriler, bankaların mevduat toplama maliyeti ile ticari kredi faizlerinin eşdeğer seviyelerde hareket ettiğini ortaya koymaktadır. 19 Haziran verilerine göre hem mevduat faizleri hem de ticari kredi faizleri yüzde 40,9 seviyesinde kaydedilmiştir. Bu gelişme, bankaların mevduat ve ticari kredi piyasasında benzer risk-getiri yapısı kullandığını göstermektedir.
Bireysel kredi pazarında ise farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. Aynı tarih itibarıyla ihtiyaç kredisi faizleri yüzde 50,4 seviyesinde oluşmuş ve mevduat faizleri ile arasındaki spread yaklaşık 9,5 puan olmuştur. Bu fark, bireysel kredilerin ticari kredilere kıyasla daha yüksek risk taşıdığını ve buna bağlı olarak daha yüksek fiyatlandırıldığını göstermektedir. Veriler, bankaların bireysel kredi piyasasında daha sıkı risk yönetimi uyguladığını ve bu segmentteki borçlanma maliyetlerinin önemli ölçüde yüksek seviyelerde seyir etmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır.