Avrasya Kalkınma Bankası Yıllık Toplantısı Orta Asya'daki Yatırım Fırsatlarını Değerlendiriyor
Avrasya Kalkınma Bankası Yıllık Toplantısı ve İş Forumu, Kazakistan'ın Almatı kentinde devam ediyor. Etkinlikte, küresel ekonomide yatırım akımlarının yeniden şekillenmesiyle Orta Asya'nın sunduğu fırsatlar, İslami finans ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli tartışılıyor. Uluslararası finans kuruluşları ve uzmanlar, bölgenin altyapı, enerji, lojistik ve tarım sektörlerinde kalkınma bankalarının stratejik rolünü vurguluyor.
Avrasya Kalkınma Bankası Yıllık Toplantısı ve İş Forumu, Kazakistan'ın Almatı kentinde devam etmektedir. Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu etkinlikte, "Orta Asya'ya Yatırım: Fırsatlar ve Ortaklıklar" başlıklı açılış oturumunda, küresel ekonomide yatırım akımlarının yeniden şekillenmesinin Orta Asya'nın uluslararası yatırım açısından sunduğu fırsatlar ve bölgenin sürdürülebilir büyüme potansiyeli ele alınmıştır.
Oturumda, uluslararası sermaye, İslami finans ve diğer finansal araçların bölge kalkınmasındaki rolü incelenmiş; altyapı, enerji, lojistik, tarım ve sanayi sektörlerinde sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, kamu ve özel sektör işbirliğinin güçlendirilmesi konuları değerlendirilmiştir. Dünya ekonomisindeki yapısal değişikliklerin İslami finansın gelişimine etkileri, çok taraflı kalkınma bankaları ve uluslararası kuruluşların özel sermayeyi harekete geçirmedeki rolleri, lojistik, enerji, gıda güvenliği ve sosyal sektörlere yönelik yatırımların artırılması için gerekli düzenleyici ve kurumsal koşullar masaya yatırılmıştır.
Avrasya Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ruslan Dalenov, Orta Asya'nın ekonomik açıdan son 20 yılda küresel ekonominin büyüme hızını aştığını, nüfus artış hızının da küresel trendin önemli ölçüde üzerinde gerçekleştiğini belirtmiştir. Dalenov, müşterilerinin ağırlıklı olarak yeni üretim tesislerinin finansmanını talep ettiklerini, güvenilir enerjiye olan talebin arttığını, yuan ve dirhem cinsinden finansman ile İslami finans gibi yeni alanların öne çıktığını açıklamıştır.
İslami Finans Kurumları Muhasebe ve Denetim Örgütü (AAOIFI) Mütevelli Heyeti Başkanı Şeyh İbrahim bin Halife el-Halife, faize dayalı borçlanmanın kalıcı refahın temeli olamayacağını vurgulamıştır. El-Halife'ye göre, varlığa dayalı finansman risk paylaşımını esas alırken reel ekonomiyle doğrudan bağlantılı olmakta; üretken yatırımlar için borç finansmanı yerine öz kaynak finansmanı daha uygun bir seçenektir. İslami finansın vakıf, zekat ve sadaka gibi mekanizmalarla sosyal finansı da kapsaması nedeniyle, İslami finans Orta Asya'da birçok seçenekten biri değil stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır.
İslam Kalkınma Bankası Enstitüsü Genel Müdür Vekili Dr. Sami Al-Suwailem, çok taraflı kalkınma bankalarının her zamankinden daha gerekli görüldüğünü ancak etkinliklerine yönelik algının değişmediğini belirtmiştir. Al-Suwailem, bu bankaların değerini artırmasının yolunun üye ülkelerle ortaklıkların derinleştirilmesinden geçtiğini, gerçek ortaklığın ağırlıklı olarak borç finansmanına dayanan modelin ötesine geçmesini gerektirdiğini ifade etmiştir. Ona göre, çok taraflı kalkınma bankaları önümüzdeki 10 yılda kurumsal kapasite geliştirmeyi çalışmalarının merkezine yerleştirerek üye ülkelerin kendi kalkınmalarına liderlik etme kapasitesini güçlendirmelidir.
İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB) Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah Haron, Orta Asya'da İslami finansın henüz sınırlı ölçekte kaldığını, ülkeler arasında kurumsal gelişmişlik düzeyinin önemli farklılıklar gösterdiğini açıklamıştır. Bölgedeki uygulamaların ağırlıklı olarak varlığa dayalı finansman modellerine dayandığını, kar paylaşımına dayalı modellerin birçok ülkede bulunmadığını belirten Haron, piyasa hazırlanmadan hızlı adımlar atılmaması gerektiğini vurgulamıştır.