← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 25.06.2026 14:18 👁 14 görüntülenme

Bakan Şimşek: Ekonomi Politikaları İklim Dayanıklılığını Merkeze Almalı

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra'daki İklim Dayanıklılığı Finansmanı Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, iklim şoklarına karşı dayanıklılığı artıran yatırımların artık ekonomik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Dünya çapında 6,3-6,7 trilyon dolar yatırım ihtiyacı bulunurken mevcut finansmanın sadece 2 trilyon dolar olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin COP31 kapsamında bu finansman açığını kapatmayı hedefleyen İklim Uygulama Köprüsü projesini hayata geçireceğini açıkladı.

Bakan Şimşek: Ekonomi Politikaları İklim Dayanıklılığını Merkeze Almalı
Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen İklim Dayanıklılığı Finansmanı Zirvesi'nde konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel iklim gündeminin önemli ölçüde değiştiğini ve artık taahhütlerin uygulanmasının asıl mesele haline geldiğini belirtti. Bakan Şimşek, Türkiye'nin bu yıl başkanlığını yürüttüğü Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında iklim finansmanının hızlandırılmasını ve gerekli sermayenin zamanında harekete geçirilerek somut yatırımlara yönlendirilmesini öncelik olarak görmektedir. Şimşek, dünyadaki iklim kaynaklı zararların yalnızca dörtte birinin sigorta kapsamında karşılanabildiğini, kalan yükün ise hane halkları, işletmeler ve kamu maliyesinin omuzlarına bindiğini açıkladı. Bu nedenle iklim direncini sağlamanın sadece çevresel bir hedef değil, toplumları iklim kaynaklı afetlere karşı korumanın bir araç olduğunu vurguladı. Geçen yıl Türkiye'de yaşanan şiddetli zirai don ve kuraklığın milyonlarca insanın geçimini doğrudan etkilediğini hatırlatan Şimşek, bu tür iklim şokları nedeniyle enflasyonun öngörüldüğünden daha yüksek çıktığını ifade etti. Buna göre, şoklara hazırlıklı ekonomilerin daha üretken, rekabetçi ve yatırımlar için daha cazip olduğunu belirtti. Bakan Şimşek, iklim şoklarına karşı dirençli bir ekonominin sağlam su yönetimi, iklim dostu tarım, sürdürülebilir arazi kullanımı, dayanıklı altyapı ve sağlıklı ekosistemlere yatırım yapılması gerektiğini dile getirdi. Dayanıklılığı artıran yatırımları sadece iklim politikası değil aynı zamanda sağlam ekonomi politikası olarak tanımlayan Şimşek, bu alanın hala iklim gündeminin en yetersiz finanse edilen alanlarından biri olduğunu açıkladı. Şimşek, küresel iklim hedeflerine 2030'a kadar ulaşabilmek için yıllık 6,3-6,7 trilyon dolar yatırım gerekli olduğunu, ancak mevcut toplam iklim finansmanının yalnızca 2 trilyon doları bulabildğini belirtti. Finansman açığının gelişmekte olan ülkeler için çok daha kritik olduğunu vurgulayan Şimşek, Çin haricindeki gelişmekte olan ülkelerin yıllık yaklaşık 2,4 trilyon dolar finansman ihtiyacına karşın halihazırda bu miktarın onda biri kadar finansmana erişebildiğini açıkladı. Sorunun sermaye yetersizliği değil, iklim önceliklerini yatırım yapılabilir fırsatlara dönüştürebilmek olduğunu vurgulayan Şimşek, finanse edilemeyen projeler ile cazip getiri arayan büyük sermaye miktarı arasında bir boşluk bulunduğunu belirtti. Bu boşluğu doldurmak amacıyla Türkiye'nin COP31 kapsamında İklim Uygulama Köprüsü projesini hayata geçireceğini açıklayan Şimşek, bu platform sayesinde ülkelerin iklim planlarını yatırım yapılabilir projelere ve finansman ihtiyaçlarını bankalar ve yatırımcılar açısından finanse edilebilir proje havuzlarına çevrilmesine yardımcı olmayı hedeflediklerini söyledi. Yeni bir kurum oluşturmaktan ziyade mevcut ekosistemde işbirliğini güçlendirmeyi ve finansmanın en fazla ihtiyaç duyulan alanlara ulaşmasını sağlamayı amaçladıklarını belirten Şimşek, bunun başarılabilmesi için iklim şoklarına karşı dayanıklılığı artıracak politikaların ekonomi politikalarının merkezine yerleşmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Şimşek, iklim direnci finansmanında kritik rol üstlenen çok taraflı kalkınma bankalarının finansman açığını tek başına kapatamayacağını, bu nedenle ihracat kredi kuruluşları, kredi derecelendirme kuruluşları, düzenleyici kurumlar ve yerel finans kuruluşlarının daha aktif rol alması gerektiğini ve geniş bir işbirliğine ihtiyaç olduğunu belirtti. Konuşmasını, Türkiye'nin tüm paydaşlarıyla birlikte çalışmaya hazır olduğunu belirterek tamamladı.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in