Gebze'deki Bina Çökmesi: Kontrolsüz Dolgu Zemin Üzerine İnşa Edilmiş Yapı
29 Ekim 2025'te Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 7 katlı bir binanın çökmesi sonucu 4 kişi hayatını kaybetmiştir. Nihai bilirkişi raporu, çökmesinin temel nedeninin binanın eski bir dere yatağı üzerindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edilmesi olduğunu ortaya koymaktadır. Rapor, kamuoyunda sıkça gündeme gelen metro inşaatı iddiasını teknik bulgularla çürütmüş ve çatlakların metro çalışmaları tamamlandıktan sonra ortaya çıktığını belirtmiştir.
Gebze'de Meydana Gelen Bina Faciası
29 Ekim 2025 tarihinde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde dubleks dairelerden oluşan, alt katında eczane bulunan 7 katlı bir bina çökmüştür. Bu olayda Emine ve Levent Bilir çifti ile çocukları Muhammet Emir (12 yaşında) ve Hayrunnisa (14 yaşında) olmak üzere 4 kişi yaşamını yitirmiştir. Ailenin büyük kızı Dilara (18 yaşında) yaralı olarak kurtarılmıştır.
Nihai Bilirkişi Raporu Tamamlandı
Bina çökmesine ilişkin bilirkişi raporu savcılığa teslim edilmiştir. Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinden akademisyenlerin yer aldığı uzman heyetin hazırladığı raporda, çökmesinin temel nedenleri arasında bölgenin zemin yapısı, yer altı su hareketleri ve jeolojik özellikler öne çıkmaktadır. Raporda, metro inşaatının çökmede herhangi bir teknik etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır.
Zemin Yapısı Ön Plana Çıktı
Uzman heyetin yaptığı teknik incelemelerde, binanın bulunduğu alanın eski bir dere yatağı üzerinde yer aldığı tespit edilmiştir. Doğal yer altı su hareketleri ve gözenekli zemin yapısının zaman içerisinde zemini zayıflatabilecek özellikler taşıdığı değerlendirilmiştir. En önemli bulgu ise binanın kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edilmiş olmasıdır.
Metro Çalışmaları ile İlgili İddialar Çürütüldü
Kamuoyunda sıkça gündeme gelen "çökmesinin metro çalışmaları nedeniyle meydana geldiği" iddiası, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan teknik analiz sonucunda metro tüneli ile binanın altında oluşan boşluk arasında herhangi bir bağlantı tespit edilmemiştir. Tünelde çatlak, deformasyon veya çökme bulgusuna da rastlanmamıştır. Bu bulgular, daha önce hazırlanan iki teknik rapordaki değerlendirmeleri desteklemektedir.
Çatlaklar Metro Çalışmaları Tamamlandıktan Sonra Ortaya Çıktı
Raporda dikkate değer bir diğer tespit, olayın zamanlamasıyla ilgilidir. Bilirkişi heyeti, metro tünelinin inşaatı ve betonlama işlemlerinin olaydan uzun süre önce tamamlandığını belirtmiştir. Binada gözlenen çatlaklar ve zemin yumuşamasına ilişkin belirtiler ise daha sonraki dönemde ortaya çıkmıştır.
Kapsamlı Analiz Süreci
Nihai rapor, hidrolik, jeofizik, harita ve inşaat mühendisliği ile imar hukuku alanlarında uzman akademisyenlerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanmıştır. Heyet, kapsamlı saha incelemeleri ve teknik analizler sonucunda değerlendirmelerini savcılık dosyasına sunmuştur.
Bölgede Kentsel Dönüşüm Devam Ediyor
Raporda ayrıca Akse Sapağı bölgesinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına değinilmiştir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kayıtlarında bölgedeki bazı yapılar için kesinleşmiş riskli yapı tespitleri ve yıkım kararları bulunmaktadır. Jeolojik etütler ve imar çalışmalarının tamamlanmasının ardından bölgenin dönüşüm yol haritasının netleşeceği beklenmektedir. Teknik değerlendirmelerde riskli olduğu belirlenen 18 binanın önemli bölümü ise metro tüneli güzergâhı dışında yer almaktadır.