← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 25.06.2026 00:00 👁 12 görüntülenme

Küresel Enerji Dönüşümünde Rüzgâr Enerjisinin Yükselişi

Küresel rüzgâr enerjisi sektörü 2025'te rekor büyümeye ulaşarak 165 GW yeni kapasite devreye almıştır. Türkiye, yüzde 15,53'lük artışla dünyanın en hızlı büyüyen rüzgâr enerjisi pazarlarından biri konumundadır. Enerji güvenliği kaygıları ve iklim hedefleri, rüzgâr enerjisine yönelik küresel yatırımları artırmaktadır.

Küresel Enerji Dönüşümünde Rüzgâr Enerjisinin Yükselişi
Küresel rüzgâr enerjisi sektörü son yıllar içinde önemli büyüme göstermiştir. Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi'nin 2026 raporuna göre, 2025'te dünyada 165 GW yeni rüzgâr enerjisi kapasitesi kurulmuş ve toplam kurulu güç 1.299 GW seviyesine ulaşmıştır. Çin, 120 GW'lik yeni kapasite ile sektörün açık ara lideridir. ABD, Almanya, Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler bunu takip ederken, Asya-Pasifik bölgesi küresel büyümenin merkez üssü haline gelmiştir. 2026'da ise 57 ülkede 28.395 rüzgâr türbini inşa edilerek devreye alınması beklenmektedir. Dünya genelinde artık 138 ülke rüzgâr enerjisinden yararlanmaktadır. Rüzgâr enerjisi, modern elektrik sisteminde giderek daha önemli bir teknoloji konumuna yükselmiştir. Enerji şebekelerini destekleyebilen düzeyde gelişen bu teknoloji, artan endüstriyel talepleri karşılayabilme yeteneğine ve kanıtlanmış ölçek, güvenilirlik ile coğrafi çok yönlülüğe sahiptir. Ortadoğu'daki gerilimler ve Hürmüz Boğazı risklerinin yanı sıra fosil yakıtlara bağımlılık, enerji sisteminin kırılganlığını açıkça göstermektedir. Fosil yakıt tedarik bölgelerindeki arz kesintileri, fiyat şokları ve ekonomik etkileri devam etmektedir. Rüzgâr enerjisinin 2025'teki gelişmesi yalnızca rekor kurulumların ötesinde bir anlama sahiptir. Uzun vadeli değer sağlayan, enerji güvenliğini güçlendiren ve sistem güvenilirliğini artıran bu teknoloji, hem yerleşik hem de gelişmekte olan pazarlarda endüstriyel büyümeyi desteklemektedir. Bu ilerleme, değişken fosil yakıt fiyatları, emtia baskıları ve dijital altyapı tarafından yönlendirilen zorlu bir ortamda gerçekleşmektedir. Rüzgâr enerjisine yönelik küresel yatırımları artıran başlıca faktörler arasında enerji güvenliği kaygıları, iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri ve teknolojik gelişmeler yer almaktadır. Türbin teknolojisindeki ilerlemeler, daha yüksek kuleler, daha uzun kanatlar ve daha verimli generatörler kullanılmasını sağlamıştır. Bu sayede, düşük rüzgâr hızlarına sahip bölgelerde dahi ekonomik elektrik üretimi mümkün hale gelmiştir. Özellikle deniz üstü rüzgâr santralleri, Avrupa ve Asya'da enerji dönüşümünün yeni odak noktalarından biri olmaktadır. Avrupa Birliği, enerji bağımsızlığını güçlendirmek ve karbon nötr hedeflerine ulaşmak amacıyla rüzgâr enerjisi yatırımlarını hızlandırmıştır. Almanya, İspanya, Hollanda ve Danimarka gibi ülkeler hem karasal hem de deniz üstü projelerde önemli kapasite artışları gerçekleştirmektedir. Avrupa'da 2025 yılında 19 GW üzeri yeni rüzgâr kapasitesi sisteme dahil edilmiş olup, Almanya kıtanın en büyük pazarını oluşturmaktadır. Türkiye, son yıllarda rüzgâr enerjisinde dikkat çekici bir büyüme performansı göstermektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, Mayıs 2026 itibarıyla ülke kurulu gücü 125.598 MW'a ulaşmış ve kurulu gücün yüzde 12'sini rüzgâr oluşturmaktadır. 2025'te elektrik üretiminin yüzde 10,9'u rüzgâr enerjisinden elde edilmiş ve Türkiye tarihinin en yüksek yıllık kapasite artışını kaydederek 2.141,55 MW'lık yeni tesis devreye almıştır. Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği verilerine göre, Ocak 2026 itibarıyla toplam kurulu rüzgâr enerjisi kapasitesi 15.934,05 MW'a ulaşmış ve bir önceki yıla göre yüzde 15,53'lük bir artış göstermiştir. Bu büyüme oranı, Türkiye'yi küresel ortalamanın üzerinde bir hızla ilerleten dünyanın en hızlı büyüyen rüzgâr enerjisi pazarlarından biri haline getirmiştir. Türkiye, güneş ve rüzgâr kurulu gücünü 2035 yılında 120 bin megavata çıkarma hedefiyle yenilenebilir enerji yatırımlarına verdiği önemi göstermektedir. Önümüzdeki dönemde Türkiye açısından en önemli fırsatlardan biri deniz üstü rüzgâr enerjisi projeleri olacaktır. Henüz yeteri kadar kullanılmayan deniz üstü rüzgâr potansiyeli, Türkiye için geliştirmeye açık bir alan konumundadır ve 2035 hedefleri arasında deniz üstü rüzgâr kapasitesinin 5 GW'a ulaşması yer almaktadır.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in