← Tüm Haberler
EKONOMİ Habertürk · 24.06.2026 16:31 👁 15 görüntülenme

Elektrifikasyon, Türkiye'nin enerji stratejisinin merkezinde yer alacak

Türkiye, Londra İklim Eylemi Haftası'nda uluslararası yatırımcılara enerji dönüşüm yol haritasını sundu. 2035 yılına kadar %35 elektrifikasyon hedefi belirlenen stratejide, 120 gigavat rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesi ve 20 gigavat nükleer enerji hedefi yer alıyor. Enerji dönüşümü için 200 milyar dolar yatırıma ihtiyaç duyulan Türkiye, ulaştırma ve binalara kadar tüm sektörleri elektriklendirmeyi amaçlıyor.

Elektrifikasyon, Türkiye'nin enerji stratejisinin merkezinde yer alacak
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Bayraktar, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında Bloomberg ve Energy Shift Capital iş birliğiyle düzenlenen Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu'nda uluslararası yatırımcılara Türkiye'nin enerji stratejisini sundu. Türkiye, enerji arz güvenliği, enerjide bağımsızlık ve 2053 yılında karbon nötr ekonomiye ulaşma olmak üzere üç temel hedef belirlemiştir. Bayraktar, gelecek 30 yılda elektrik talebinin üç katına çıkabileceğini ve enerji ihtiyacının üçte ikisinin ithal kaynaklardan karşılandığını vurgulayarak, enerji ithalat faturasının cari açığın ana sebeplerinden biri olduğunu belirtti. Elektrifikasyon stratejisinin merkezinde yer alacağını açıklayan Bayraktar, COP31 kapsamında açıklanan 2035 yılına kadar %35 elektrifikasyon hedefine ulaştırılacağını söyledi. Ulaştırma, binalar ve tarım sektörü olmak üzere tüm alanlar elektriklendirilerek bu hedef gerçekleştirilecektir. Günümüzde ulaştırmada elektrifikasyon oranı %1'in altında iken, ticari konutlarda önemli ilerleme kaydedilmiştir. Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyeli yüksektir. Elektrik kurulu gücünde yenilenebilir kaynakların payı %62'ye ulaşmış olup, 2035 yılında bu oran %70'e çıkacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bakü'deki COP29 zirvesinde açıkladığı üzere, 2035 yılına kadar rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesi 120 gigavata çıkarılacak; bunun 5 gigavatı deniz üstü rüzgar enerjisinden oluşacaktır. Bu hedefe ulaşmak için yıllık 8-10 gigavat kapasite devreye alınması gerekecektir. 2026 yılı, deniz üstü rüzgar enerjisi sektörü için bir dönüm noktası olacaktır. Karbon nötr hedefinin nükleer enerji olmadan başarılamayacağını vurgulayan Bayraktar, 2050 yılına kadar en az 20 gigavat nükleer enerji kapasitesine ulaşılacağını açıkladı. Halihazırda inşa halindeki 4,8 gigavat Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne ek olarak Sinop ve Trakya bölgelerinde planlanmış santrallar ve 5 gigavat hedefiyle belirlenen küçük modüler reaktörler yer alacaktır. Elektrik üretiminde nükleer enerjinin payı %15'e çıkarılacaktır. Enerji dönüşüm hedeflerini gerçekleştirmek için 2035 yılına kadar iletim, dağıtım ve şebeke altyapısı dahil olmak üzere 80 milyar dolar yatırım gereklidir. Adil bir geçiş süreci için kömürden elektrik üretiminde reforma gidilecek ve geçiş yakıtı olarak doğal gaz kullanılacaktır. Türkiye'nin Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası günlük 9,5 milyon metreküp gaz üretmekte ve 4 milyon hanenin ihtiyacını karşılamaktadır. Yıl sonunda üretim ikiye katlanacak ve 2028'de dört katına çıkarak 17 milyon hanenin gaz talebini karşılayacaktır. Ayrıca farklı ülkelerdeki sahalarda gaz arama faaliyetleri devam etmektedir. Enerji dönüşümünün kritik minerallere olan bağımlılığını vurgulayan Bayraktar, 2020 yılında Beylikova'da keşfedilen dünyadaki en büyük nadir toprak elementi rezervlerinden birinin geliştirilmekte olduğunu belirtti. Toplamda 2035 yılına kadarki enerji dönüşüm hedeflerini gerçekleştirmek için 200 milyar dolar yatırıma ihtiyaç duyulmaktadır. Bölgede enerji arz güvenliğini sağlamak için çeşitli tedarik ve taşıma sistemlerine ihtiyaç vardır. Türkiye, Irak ve Katar gibi ülkelere yönelik uluslararası boru hattı projeleri önermiş olup, son dönemde Hürmüz Boğazı'ndan kaynaklanan enerji kriziyle bu projelerin öneminin arttığı ortaya konmuştur. Dünyada yaşanan enerji krizleri, bölgede daha enterkonnekte ve çeşitli enerji sistemlerine duyulan ihtiyacı göstermektedir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in