UAEA Başkanı İran'ın Nükleer Tesislerinde Denetim Sürecinin Başlayacağını Açıkladı
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, Trump ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan tarafından imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda İran'ın uranyum zenginleştirme tesislerinde nükleer denetim sürecinin kesinlikle başlayacağını duyurdu. Tahran yönetimi denetim planını reddederken, güvenlik uzmanları İran'ın 10 adet nükleer silah üretmeye yetecek miktarda yüzde 60 saflıkta uranyum bulundurduğunu tahmin ediyor. Ortadoğu'daki artan gerilimler ise hassas ateşkes ve nükleer anlaşmayı tehdit etmektedir.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, Japonya'daki Fukuşima Daiici nükleer güç santralinde düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetiminin tüm itirazlarına rağmen İran'ın uranyum zenginleştirme tesislerinde nükleer denetim sürecinin başlayacağını açıkladı. Grossi, geçen hafta Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalanan mutabakat zaptının nükleer denetim hususunda hiçbir belirsizlik içermediğini vurguladı. Resmi metinlerin nükleer denetim adımlarını bağlayıcı kıldığını belirten Grossi, siyasi açıklamalar ne olursa olsun imzalanan dokümanlara dayanacağını ifade etti.
İmzalanan anlaşma, askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sonlandırılmasını ve 60 günlük bir müzakere takvimini içermektedir. ABD yönetimi ekonomik yaptırımları kaldırmayı ve en az 300 milyar dolarlık bir yeniden yapılandırma fonu sağlamayı taahhüt ederken, İran ise hiçbir zaman nükleer silah üretmeyeceğini uluslararası kamuoyuna teyit etmektedir.
Tahran yönetimi denetim konusunda direnç göstermektedir. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bagayi, nükleer tesislere yönelik bir denetim planı bulunmadığını bildirmiştir. Bu açıklama, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in tesislerin denetleneceğine yönelik yapmış olduğu açıklamalarla tamamen çelişmektedir. İsrail'in Haziran 2025'te İran'a karşı başlattığı saldırıların ardından Tahran, UAEA müfettişlerinin zenginleştirme tesislerine girişini yasaklamıştı.
Güvenlik uzmanları, İran'ın nükleer üslerde 10 adet nükleer silah üretmeye yetecek miktarda yüzde 60 saflıkta uranyum bulundurduğunu tahmin etmektedir. Kapsamlı nükleer denetim süreçleri işletilmeden gerçek uranyum stok miktarını doğrulamak imkansız görünmektedir. UAEA yetkilileri, santrifüj kaskadlarını ve nükleer malzemeleri inceleyebilmek için denetim izinlerinin gecikmeksizin verilmesini talep etmektedir. Ajans, İsfahan'daki yer altı tünel kompleksinde düzenli araç hareketliliği tespit etmiş ve söz konusu askeri koridorlarda yüzde 20 ve 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoklarının saklandığını raporlamıştır. İran, dünyada askeri bir programı beyan etmeden uranyumu bu saflıkta zenginleştiren tek ülke konumundadır.
Ortadoğu'daki askeri hareketlilik nükleer denetim sürecini ve ateşkesi doğrudan tehdit etmektedir. İran, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaları gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı'nı kapadığını duyurmuş, ancak ABD ordusu deniz ticareti trafiğinin engellenmediğini reddeden açıklamalar yapmıştır. Hizbullah lideri Naim Kasım ateşkes müzakerelerini aşağılayıcı olarak nitelendirirken İsrail ordusunun Lübnan'dan tamamen çekilmesini şart koşmaktadır. Lübnan sınırındaki şiddet sarmalı, nükleer denetim adımlarını ve bölgedeki kalıcı barış arayışlarını zorlaştırmaya devam etmektedir.