← Tüm Haberler
EKONOMİ Dünya Gazetesi · 23.06.2026 12:48 👁 13 görüntülenme

Petrol Fiyatlarında Düşüş Trendi: Wood Mackenzie 18 Aylık Senaryoyu Açıkladı

Wood Mackenzie araştırma şirketi, ABD-İran mutabakatı sonrasında petrol fiyatlarında 18 aylık düşüş trendini öngörmektedir. Brent petrol varil fiyatının bu yıl 92 dolar, 2027'de 78 dolar ve 2027'nin dördüncü çeyreğinde 70 dolar seviyesine düşebileceği tahmin edilmektedir. Hürmüz Boğazı'nın ağustosta normalleşmesi ve arz-talep dengesi bu projeksiyonun temelini oluşturmaktadır.

Petrol Fiyatlarında Düşüş Trendi: Wood Mackenzie 18 Aylık Senaryoyu Açıkladı
İskoçya merkezli araştırma ve danışmanlık şirketi Wood Mackenzie, petrol piyasasına ilişkin kapsamlı bir analiz yayımladı. Şirketin uzmanları Alan Gelder ve Andrew Harbourne, "Petrol fiyatlarındaki balon patladı mı?" başlıklı raporda, müzakerelerin başarılı olması durumunda aşağı yönlü bir trendin bekleneceğini ancak bu sürecin dalgalı geçebileceğini belirtmiştir. ABD ile İran arasında geçen hafta imzalanan mutabakat, küresel ekonomi açısından en olumsuz senaryonun önüne geçilmiş olabileceğine dair umudu artırmıştır. Wood Mackenzie'nin son tahminlerine göre, Brent petrolün varil fiyatı önümüzdeki 18 ay boyunca genel eğilim itibariyle düşüşe geçecektir. Brent petrolün ortalama fiyatı, mart-mayıs dönemindeki yüksek fiyatların etkisiyle 2024 yılında varil başına 92 dolar, 2027 yılında ise 78 dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu tahmin, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol geçişlerinin ağustosta normalleşeceği varsayımına dayanmaktadır. Uzmanlar, talep gelecek yıl günlük 105 milyon varil seviyesine yaklaşsa bile, piyasanın yeterli arz desteği alacağını öngörmektedir. Analiz sonuçlarına göre Brent fiyatı 2027'nin dördüncü çeyreğinde varil başına 70 dolar seviyesine kadar gerileyebilir. Ancak bu fiyat seviyelerine ulaşmak kolay olmayacaktır. Piyasa, talepteki toparlanma, yeniden oluşan stoklar ve arzın zamanlama uyumsuzluğu nedeniyle dengeleme arayışında kalacaktır. Bu nedenle yüksek ve düşük fiyat dönemleri arasında önemli dalgalanmalar yaşanması muhtemeldir. ABD ve İran arasındaki mutabakat, önümüzdeki 60 gün içinde kapsamlı bir anlaşmanın temelini oluşturmaktadır. Anlaşmaya kadar Brent petrolü son üç ayda zirveye çıkmış, mutabakatın duyurulmasından sonra geri çekilmiştir. Her iki taraf da Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması gerektiği konusunda anlaşmış olsa da, üç aylık yüksek enerji fiyatlarının ardından küresel ekonomi kırılganlığı devam etmektedir. Bu nedenle iki taraftan yapılacak herhangi bir açıklama, enerji sektörü başta olmak üzere birçok sektör için kritik önem taşımaktadır. Orta Doğu'daki gerilim kaynakları ise devam etmektedir. İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarına yönelik kısıtlamalar konusundaki anlaşmazlıklar ve Hürmüz Boğazı'nın ne zaman açılacağı sorusu tartışmalı kalmıştır. ABD yönetimi boğazın 2 hafta ile 30 gün içinde açılmasını umarken, İran devlet medyası boğazın "İran'ın kendi düzenlemeleri doğrultusunda" açılacağını bildirmiştir. İran'ın hafta içi günlük 7 saatte geçişi sınırlandırma niyeti, pazarlık gücünün hala elinde olduğunu göstermektedir. Uzmanlar, müzakerelerin uzaması veya başarısız olma riskini vurgulamaktadırlar. Başarılı olsalar dahi, Hürmüz Boğazı geçiş şartları savaş öncesi serbest gemi trafiğinden oldukça farklı olabilir. Anlaşmadan önce petrol piyasası kritik bir noktaya gelmiştir. Günlük 11 milyondan fazla varillik ham petrol üretimi devre dışı kalırken, fiyatları kontrol edebilmek için stokların tüketilmesine güveniliyordu. Hem ticari petrol stoklarının hem de Stratejik Petrol Rezervleri (SPR) azalması kriz işareti taşıyordu. ABD'nin Cushing bölgesindeki stoklar operasyonel asgari seviyeye yaklaşırken, Başkan Donald Trump 15 Haziran'da "yaklaşık 4 hafta içinde rezervlerimiz tükenir" açıklaması yapmıştı. Brent fiyatlarının anlaşma duyurulmasından sonra sert düşüş yaşaması, uzmanlar tarafından hem şaşırtıcı hem de tamamen haklı görülmemiştir. Mevcut arz-talep dengesi açısından bu düşüş tam olarak açıklanamamaktadır. Hürmüz Boğazı'ndan henüz fazla ek petrol akışının başlamaması, bu durumu açıklayabilir. Brent petroldeki fiyat değişimi, boğazın uzun kapalı kalması halinde 150 dolar üstüne çıkma riski ile boğazın açılma ihtimalinin bu "fiyat balonunu" patlatması arasında salınmaktadır. Yatırımcı pozisyonlarındaki değişim bu süreci net göstermektedir. 16 Haziran'a kadarki 4 haftalık dönemde, yüksek Brent fiyatlarına yönelik yatırımcı pozisyonları, krize ait 5 yılın zirvesine kıyasla yaklaşık yüzde 80 azalmıştır. Piyasanın tam normalleşmesi aylar alacağı öngörülmektedir. İlk kritik adım, gemi sahiplerinin, gemi operatörlerinin ve sigorta şirketlerinin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş konusunda ikna olmasıdır. Körfez'de haftalardır bekleyen gemilerin çıkışı daha cazip görülürken, içeri girmek isteyen gemi sahipleri boğazın tekrar kapanmayacağına dair riski almak zorundadırlar. Boğaz yeniden açıldığında talepte ciddi artış yaşanacak, rafineriler kapasite kullanım oranlarını yükseltmek isteyecek ve depolama tesisleri serbest kapasite sağlamak için harekete geçecektir.
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in