Küresel Piyasalarda Risk Algısı Artıyor: Fed Beklentileri ve Teknoloji Endişeleri Ön Planda
ABD Merkez Bankası'nın gelecek yıl da şahin para politikasını sürdüreceğine ilişkin beklentiler ve teknoloji şirketlerinin nakit ihtiyacı endişeleri küresel piyasalardaki risk algısını artırıyor. ABD-İran arasındaki diplomatik gelişmelere rağmen, faiz artırımı olasılıklarının güçlenmesi dolar ve tahvil getirilerini yükselterek hisse senetlerini baskılamaktadır. Yapay zeka sektöründe yaşanan gelişmeler ve savunma şirketlerine yönelik endişeler de piyasaları olumsuz etkilemektedir.
Küresel piyasalarda, ABD-İran arasındaki olumlu diplomatik gelişmelere karşın, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek yıl da şahin para politikasını sürdüreceğine ilişkin beklentiler ile teknoloji şirketlerinin nakit ihtiyacına dair endişeler fiyatlamaları zorlayarak risk algısını yükseltmektedir.
Orta Doğu'da barış sağlanması amacıyla ABD ve İran arasında görüşmeler devam etmektedir. Katar ve Pakistan'ın katılımıyla yapılan müzakerelerde, taraflar 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde mutabık kalmışlardır. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran petrolünün üretimi, teslimatı ve satışına izin veren 60 günlük geçici bir genel lisans yayımlandığını duyurmuştur. Ancak bu diplomatik yumuşama, piyasalarda yeterince etkili olmamıştır.
Risk algısının yükselmesinde en belirleyici faktör, savaşın enflasyon ve büyüme beklentilerini değiştirmesiyle Fed'in gelecekte daha sert para politikası izleyeceğine yönelik güçlenen öngörülerdir. Analistler, bu hafta açıklanacak ABD ilk çeyrek nihai büyüme verileri ve kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi verilerinin yatırımcıların odağında olacağını vurgulamaktadır. Fed'in geçen hafta alınan 'şahin' kararının ardından, söz konusu ekonomik veriler merkez bankasının gelecek adımlarına dair ipuçları sağlayacak olup, bu hafta açıklanacak sektörel Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de ekonomilerin durumunu gösterecektir.
Teknoloji alanında SpaceX'in Nasdaq'ta işlem görmeye başlamasının ardından ilk teminatsız kıdemli tahvil satışına başlayacağını ve gelirin mevcut köprü kredisi borçlarını kapatmak için kullanılacağını açıklaması, yapay zeka ve teknoloji şirketlerinde borçlanma baskısının artabileceğine dair endişeleri derinleştirmiştir.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 5 baz puan yükselişle yüzde 4,51'e çıkmıştır. Fed'e yönelik faiz artırımı beklentilerinin artmasıyla dolar endeksi 100 seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürüyor olup, dün yüzde 0,2 artışla 101 seviyesine ulaşarak yükselişini 4. işlem gününe taşımıştır. Yükselen tahvil faizi ve güçlenen dolar, altın fiyatlarında düşüşü hızlandırmış; altının ons fiyatı yüzde 1,7 düşüşle 4.120 dolardan işlem görmektedir. Brent petrol varil fiyatı ise yüzde 0,5 azalışla 77,3 dolara gerilerken seyrediyor.
Kurumsal sektörde yapay zeka alanındaki 'yete券 savaşları' da piyasaları etkilemektedir. Alphabet'in iki önemli araştırmacısını kaybetmesiyle hisseleri yüzde 5 gerilemiştir. Ayrıca, Trump'ın ülkenin mühimmat stoklarını görüşmek üzere savunma ana yüklenicilerini Beyaz Saray'a çağırması haberi sonrasında Lockheed Martin yüzde 3,4, L3Harris Technologies yüzde 3, Northrop Grumman yüzde 2,7, RTX Corp. yüzde 2 ve General Dynamics yüzde 1,9 gerilerken, S&P 500 endeksi yüzde 0,37 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,33 düşüş göstermiştir.
Avrupa borsaları ABD-İran müzakereleri ve İngiltere'deki siyasi belirsizliklerle karışık seyrediyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın istifası sonrasında FTSE 100 yüzde 0,72, DAX 40 yüzde 0,62 ve CAC 40 yüzde 0,25 gerilerken FTSE MIB 30 yatay seyretmiştir.
Asya piyasaları ise ABD ve Avrupa'dan taşınan risk algısıyla negatif seyretmektedir. Yapay zeka ve teknoloji odaklı Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 7,4 düşüş kaydederken, analistler bu gelişmelerin yatırımcıların kar alma güdüleriyle birleşerek piyasalar üzerinde baskı oluşturacağını değerlendirmektedir.