ABD Ekonomisinde Resesyon Uyarıları Artıyor: İstihdam Piyasası Zayıflıyor
Makro stratejist Henrik Zeberg, istihdam piyasasındaki önemli zayıflama sinyalleri nedeniyle ABD ekonomisinde resesyon riskinin arttığını uyarıyor. Tarım dışı istihdam oranı 2,2 seviyesine gerileyerek, 1970'li yıllardan bu yana görülen tüm ekonomik daralmaların başlangıcındaki seviyelerin altına düşmüştür. Uzun süreli iş yaratımındaki durgunluk, tüketici harcamaları ve kurumsal faaliyetleri tehdit ederken, piyasalar likidite balonunun son aşamasında bulunmaktadır.
Makro stratejist Henrik Zeberg, istihdam piyasasındaki zayıflama sinyalleri doğrultusunda ABD ekonomisinde resesyon riskinin önemli ölçüde arttığını bildirmiştir. Yapılan analizlere göre, iş yaratımındaki yavaşlama gayri safi yurt içi hasıla büyümesini ve hisse senedi piyasalarını doğrudan tehdit etmektedir.
Zeberg'in değerlendirmesi, tarım dışı istihdam artışı ile ekonomik çıktı arasındaki tarihsel ilişkiye dayanmaktadır. Veriler göstermektedir ki istihdam yaratımı ile yıllık büyüme oranları paralel hareket etmektedir. Özellikle tarım dışı istihdamın iş gücüne oranı 2,2 seviyesine gerilemiştir; bu oran 2022 yılında pandemi sonrası dönemde 7,0 seviyesinin üzerine çıkarak zirveye ulaşmıştı. Mevcut gösterge, 1970'li yılların başından bu yana meydana gelen tüm ekonomik daralmaların başlangıcındaki seviyelerin altında kalmaktadır.
Tarihsel karşılaştırmalar oldukça çarpıcıdır. Söz konusu düşüş eğilimi, 1973-75, 1980, 1981-82, 1990-91, 2001, 2008-09 ve 2020 resesyonlarının öncüllerini geri bırakmıştır. Analist, ABD ekonomisinin henüz resmi bir resesyona girmemiş olsa da, büyüme ivmesinin önemli ölçüde azaldığını vurgulamaktadır.
Zeberg ekonomik genişlemenin temel olarak yeni iş alanları yaratma kapasitesine bağlı olduğunu savunmaktadır. İstihdamdaki uzun süreli yavaşlama, tüketici harcamalarını ve kurumsal faaliyetleri aşağı çekmekte, ekonominin dayanıklılığını zayıflatmaktadır. Güncel veriler istihdam göstergelerindeki zayıflamaya rağmen, ABD ekonomisinin yıllık büyüme oranının yüzde 2,7 seviyesinde bulunduğunu göstermektedir. Ancak stratejist, iş yaratımının durması halinde ekonomik büyümenin de hız kaybedeceğini öngörmektedir.
Artan işsizlik maaşı başvuruları ve özel sektör istihdamındaki yavaşlama, piyasadaki kırılganlığı açıkça ortaya koymaktadır. Tüketiciler üzerindeki finansal baskılar, zirveye ulaşan hisse senedi piyasalarının arkasındaki riskleri artırmaktadır.
Zeberg, piyasaların likidite kaynaklı bir varlık balonunun son aşamasında bulunduğunu belirtmekte ve riskli varlıklarda son bir yükseliş dalgası beklemektedir. Bununla birlikte, istihdam koşullarındaki bozulma ABD ekonomisi için resesyon ihtimalini gündemde tutmaktadır. Zayıflayan konjonktür göstergeleri, yüksek borçluluk oranları ve artan değerlemeler, riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturarak sert bir düzeltme riskini artırmaktadır. ABD ekonomisi, makroekonomik dengeler açısından kritik bir dönemden geçmektedir.