Katar: ABD-İran müzakerelerini sabote etmeye çalışan taraflar var
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin savaşı sona erdirmek için önemli bir temel oluşturduğunu ancak bu süreci sabote etmeye çalışan tarafların bulunduğunu belirtti. Al Sani, Katar'ın bölgedeki gerilimi azaltmak ve nihai bir anlaşmaya ulaşılmasını sağlamak için arabuluculuk çabalarını sürdüreceğini vurguladı. Ayrıca İsrail'in Lübnan işgalinin sona ermesi gerektiğini ve Körfez ülkeleri ile İran arasında güven temelli işbirliğinin önemine değindi.
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının savaşın sona erdirilmesi için önemli bir temel oluşturduğunu belirterek, müzakere sürecini sabote etmeye çalışan bazı tarafların bulunduğunu söyledi.
Al Sani, Al Jazeera televizyonuna yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pakistan ve bölgesel aktörlerin desteğiyle yoğun çaba harcanan mutabakat zaptının temel amacının savaşı durdurmak olduğunu ve bu konuda başarı sağlandığını kaydetti. Mutabakatın müzakerelerin yanı sıra teknik unsurları da içeren kurumsal bir çalışma zemini oluşturduğunu belirten Al Sani, tarafların düzenli olarak bir araya gelerek sorunları çözme taahhüdünü vurguladı.
Al Sani, kurumsal çerçevenin işlemekte olduğunu ve teknik görüşmelerin sürdüğünü ifade ederek, mevcut sürecin nihai bir anlaşmaya ulaşılması yönündeki çalışmaların başlangıcını temsil ettiğini belirtti. Ancak müzakereleri sabote etmek isteyen bazı tarafların bulunduğuna dikkat çekti. Lübnan ve Hürmüz Boğazı ile bağlantılı zorlukların müzakere sürecini etkilediğini aktaran Al Sani, bu başlıkları yönetmek ve süreci olumsuz etkileyebilecek gerilimleri önlemek amacıyla gerekli mekanizmaların oluşturulduğunu kaydetti.
Doha yönetiminin arabuluculuk çabaları kapsamında İslamabad ile çalışmayı sürdüreceğini belirten Al Sani, taraflar arasındaki uçurumu kapatacak çözümler bulmak için çalışacaklarını ifade etti. Katar devletinin önceliğinin bölgedeki gerilimi söndürmek ve barış aşamasına ulaşmak olduğunu vurgulayan Al Sani, krizin tırmanmasını ve kontrolden çıkmasını önlemek için çözümün diplomatik yollarla sağlanması gerektiğini söyledi.
Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerde birçok anlaşmazlık başlığının bulunduğunu hatırlatan Al Sani, Lübnan veya bölgenin başka bir noktasında yaşanabilecek herhangi bir gerilimin müzakere sürecini doğrudan etkileyebileceğini uyardı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tutumuna değinen Al Sani, Netanyahu'nun bölgede gerilime neden olduğu ilk sefer olmadığını belirterek, Lübnan topraklarında devam eden işgalin sona ermesi ve ülkenin egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. İsrail'in ateşkes sürecinde birkaç gün içerisinde yaklaşık 100 Lübnanlıyı öldürmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Al Sani, ABD'nin İsrail'in Lübnan'daki eylemleri karşısında doğru bir rol üstlendiğini söyledi.
Katar'ın müzakere kapasitesini kullanarak bu karmaşık durumun yönetilmesi konusunda kararlı olduğunu belirten Al Sani, bölgedeki gerilimi artıran eylemler olduğunu ve bu yangınları söndürmeye çalıştıklarını söyledi. Herhangi bir olayın meydana gelmeden önce ele almak ve bölgede olası bir gerilimi önlemek için bir mekanizma kurduklarını ifade etti.
İran'ın savaş dönemindeki tutumuna yönelik eleştirilerde bulunan Al Sani, savaş sırasında İran'ın Katar ve Körfez ülkelerine yönelik tutumunun kabul edilemez olduğunu belirtti. İran ile sorunların çözümüne yönelik diyalog süreci konusunda Körfez ülkeleri arasında ortak bir vizyon bulunduğunu vurgulayan Al Sani, İran'ın Körfez ülkeleriyle yüksek bir güven seviyesinde işbirliği yapmasını arzu ettiklerini söyledi. Gelecek süreçte bölgesel güvenliği görüşmek üzere Körfez toplantıları için hazırlıklar yapıldığını ifade etti.