← Tüm Haberler
EKONOMİ Habertürk · 12.06.2026 17:12 👁 2 görüntülenme

''Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz''

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarını ve finansal istikrarı koruyacak şekilde tüm politika araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceklerini ifade etti

''Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz''
Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek in katılımıyla İstanbul Finans Merkezi ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu nda başladı.Toplantının açılışında konuşan Karahan, bankacılık sektörünün uygulanmakta olan dezenflasyon sürecinin en önemli aktörlerinden biri olduğunu ifade etti. Küresel ekonominin son dönemde jeopolitik gelişmelerin ve artan belirsizliklerin olduğu bir süreçten geçtiğini söyleyen Karahan, Özellikle enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, küresel ölçekte enflasyon görünümünü ve finansal koşulları etkileyebiliyor. Enerji fiyatlarında yukarı yönlü yaşanan baskının etkilerini ülkemizde de enflasyon ve dış denge görünümü üzerinde hissediyoruz. diye konuştu. Karahan, bugün gelinen noktada dezenflasyon sürecinin başlangıcına kıyasla daha etkili politika araçlarına, daha sağlam rezerv tamponlarına ve daha dengeli bir makroekonomik görünüme sahip olduklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı: Bu nedenle, doğru politika adımlarını attığımız sürece, jeopolitik gelişmeleri dezenflasyon sürecini tersine çevirecek değil ancak hızını ve kısa vadeli görünümünü etkileyebilecek unsurlar olarak değerlendiriyoruz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak temel önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamak. Dezenflasyon sürecinin devamlılığı açısından sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de para politikası kararlarımızı şekillendirirken enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları, özellikle de jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne yansımalarını dikkatle değerlendirmeye devam edeceğiz. Jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla diğer kurumlarla eşgüdüm içinde proaktif adımlar attıklarını bildiren Karahan, maliye politikası tarafında eşel mobil uygulamasının petrol fiyatlarının enflasyona etkisini sınırlandırdığını dile getirdi.Karahan, TCMB olarak ise üst banttan fonlama, NDF işlemleri ve likidite senedi uygulaması gibi araçlarla finansal koşulları sıkılaştırdıklarını belirterek, 2025 in son çeyreğinden itibaren hızlanan kredi büyümelerine yönelik bir dizi sıkılaştırıcı adım attıklarını kaydetti. Söz konusu proaktif adımlar ve güçlü tamponlar sayesinde makrofinansal istikrar korunurken, dezenflasyon süreci için gerekli koşulların devam etmesinin sağlandığını ifade eden Karahan, Enerji fiyatlarındaki hızlı artış ve bu gelişmenin dolaylı etkileri sebebiyle enflasyonun ana eğiliminde nisan ayında bir artış gerçekleşti. Yılın ilk aylarındaki yükselişin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar geriledi. Bu gerilemede eşel mobil uygulaması ve attığımız adımlar etkili oldu. diye konuştu. Karahan, 2026 da daha belirgin hale gelen iç talepteki dengelenmenin önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecine destek vermeye devam edeceğini değerlendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti: Sıkı para politikası duruşumuzla 2024 ten itibaren cari işlemler dengesinde de belirgin bir iyileşme sağlanmıştı. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde cari denge görünümü de makrofinansal istikrar açısından daha önemli hale geldi. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enerji maliyetlerindeki yükseliş dış ticaret dengesi ve cari açık üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Nisan ve mayıs aylarındaki veriler dış ticaret görünümünün enerji fiyatlarındaki artışa rağmen olumlu kalmaya devam ettiğini ima ediyor. Bu görünümün korunabilmesi için enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kalması ve cari açıkta iç talep kaynaklı ek bir baskı oluşmaması önemli. Mevcut tahminlerimiz cari açığın milli gelire oranının yıl sonunda tarihsel ortalamasının altında kalacağını ima ediyor. Özetle, yaşanan jeopolitik gelişmeler dezenflasyon süreci açısından kısa vadeli riskler yaratmış olsa da zamanlı politika adımlarımız sayesinde bu risklerin dezenflasyon sürecine etkilerini sınırladık. Sıkı para politikası duruşumuz, dengelenen iç talep, sağlıklı bir cari denge görünümü ve güçlü rezerv pozisyonumuz dezenflasyon sürecinin devamı açısından önemli bir güvence oluşturmakta. Sürdürülebilir yüksek büyümenin güçlü bir tasarruf tabanı, etkin bir finansal sistem ve uzun vadeli finansman imkanları gerektirdiğine değinen Karahan, bu unsurların sağlıklı şekilde gelişebildiği ortamın ise düşük ve istikrarlı enflasyon ortamı olduğunu söyledi. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz TCMB Başkanı Karahan, geçen 25 yıla bakıldığında düşük enflasyon döneminde bankacılık sektörü büyümesinin milli gelir büyümesinin belirgin üzerinde gerçekleştiğini gördüklerini belirterek, Bankacılık sektörü aktif büyüklüğünün milli gelire oranı 2003 te yüzde 53 düzeyindeyken, enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesiyle bu oran 2010 da yüzde 86 ya, 2015 ten itibaren ise yüzde 100 ün üzerine çıktı. Böylece finansal sistem içerisindeki tasarruflar arttı, tasarruf araçları çeşitlendi ve yurt dışından uzun vadeli kaynak temini hızlandı. diye konuştu. Söz konusu dönemde bankaların reel ekonomiye sağladığı kredi tutarının milli gelire oranının yüzde 70 e yaklaştığını, yurt dışı piyasalardan temin edilen finansmanın milli gelire oranının yüzde 20 nin üzerine çıktığını bildiren Karahan, son yıllarda enflasyonun yükselmesinin bankacılık sektörünün milli gelire oranla küçülmesine neden olduğunu dile getirdi. Karahan, banka aktiflerinin milli gelire oranının 2024 te yüzde 73 e düşerken, enflasyonun gerilemeye başlamasıyla birlikte 2025 te dört yıl aradan sonra yeniden artmaya başladığını anlatarak, şu ifadeleri kullandı: Bankacılık sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde büyümesinin yolu düşük ve istikrarlı enflasyondan geçiyor. Dolayısıyla dezenflasyon sürecinin devamı tüm ekonomik aktörler açısından olduğu gibi bankacılık sektörü açısından da kritik ön
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in