← Tüm Haberler
EKONOMİ Sabah · 12.06.2026 14:18 👁 2 görüntülenme

BDDK Başkanı Kavcıoğlu: Bankacılık sektöründe sorumluluk ve fırsatlar artacak

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, gelecek dönemin bankacılık sektörü için sorumluluğun da fırsatın da arttığı bir dönem olacağını, tasarrufu yatırıma, kaynağı üretime...Devamı için tıklayınız

BDDK Başkanı Kavcıoğlu: Bankacılık sektöründe sorumluluk ve fırsatlar artacak
Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda başladı. Toplantının açılışında konuşan BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu, küresel veya bölgesel tüm olumsuzluklara rağmen bankacılık sektörünün yapılan düzenlemeler, alınan tedbirler ve Türkiye ekonomisinin güçlü yapısıyla direncini koruduğunu belirterek, 'Sektörümüz güçlü sermayesi ve birikmiş risk yönetimi tecrübesiyle, ekonominin en önemli dayanaklarından biri olmaya devam etmiştir.' diye konuştu. Söz konusu sağlamlığı korumanın, rakamların iyi görünmesiyle yetinmeyi değil, zayıflayan noktaları zamanında görmeyi de gerektirdiğini kaydeden Kavcıoğlu, 'Gerek reel sektörün gerekse hane halkının finansal güçlüğe düşmesini önlemek ve gerektiğinde bu kesimlere destek olmak amacıyla gelişmeleri yakından izleyerek gerekli politika adımlarını atmayı sürdüreceğiz.' ifadelerini kullandı. Kavcıoğlu, gelecek döneme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: 'Gelecek dönem bankacılık sektörü için sorumluluğun da fırsatın da arttığı bir dönem olacak. Tasarrufu yatırıma, kaynağı üretime dönüştüren temel mekanizma bankacılık sistemidir. Ekonomimizin tüm kesimlerinin çıkarına olacak makroekonomik gelişmelerin desteklenmesi, sağlıklı ve güçlü bir bankacılık sektörünün varlığına bağlıdır. Sektörümüzün önümüzdeki yıllarda üstlenmesi gereken rol yalnızca fon sağlamak değil doğru projeyi, doğru üreticiyi ve verimli yatırımı önceleyen bir yönlendirme işlevi üstlenmektir. Önümüzdeki dönemde bankacılık sektörünün büyümeyi destekleyici ve istihdamı artırıcı alanlarda kredi kullandırması ayrı bir önem taşıyacaktır. Kaynağın üretime, ihracata ve verimlilik artışı sağlayan yatırımlara yönelmesi yalnızca büyüme açısından değil, bankacılık sektörünün aktif kalitesi açısından da belirleyici olacaktır. Özellikle üretim kapasitesini ve teknoloji dönüşümünü destekleyen finansman modelleri, ekonominin büyüme kapasitesini daha kalıcı biçimde güçlendirecek uzun vadeli finansmanda derinleşmek ise sanayinin dönüşümüne ve istihdama doğrudan katkı sağlayacaktır.' 'TEKNOLOJİK GELİŞİMİN OLASI TEDİRGİNLİKLERİ ORTADAN KALDIRMASI GEREKİR' BDDK Başkanı Kavcıoğlu, sektörün dönüşüm gündeminin ilk sırasında dijitalleşme ve yapay zekanın yer aldığına dikkati çekerek, yapay zekayı artık geleceğin konusu olarak değil, bankacılık sektörünün günlük işleyişinin bir parçası olarak değerlendirmek gerektiğini söyledi. Bankaların kredi süreçlerinden dolandırıcılık tespitine, müşteri deneyiminden risk analizine kadar birçok alanda bu teknolojiyi kullandığını dile gelen Kavcıoğlu, teknolojik gelişimin, bankacılıkta esas olan güven duygusunu artırması ve olası tedirginlikleri ortadan kaldırması gerektiğini kaydetti. Kavcıoğlu, 'Hız kazanırken alınan kararların nasıl verildiğini açıklayabilmek, veri güvenliğini korumak ve denetlenebilirliği kaybetmemek büyük önem taşımaktadır.' dedi. Finansal sektörde sürdürülebilirliğin de gelecek dönemin önemli gündemlerinden biri olmaya devam edeceğini belirten Kavcıoğlu, Avrupa Birliği'nin (AB) sınırda karbon düzenlemesinin bu yıl itibarıyla aşamalı olarak yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, ihracatının önemli bir bölümünü Avrupa pazarına yapan Türkiye için bunun soyut bir gündem değil, doğrudan rekabet gücü meselesi olduğunu ifade etti. 'BANKACILIK MEVZUATIMIZ BASEL STANDARTLARINA UYUMLU BULUNARAK ULUSLARARASI ALANDAKİ GÜVENİLİRLİĞİ TESCİL EDİLMİŞTİR' Kavcıoğlu, kurum olarak söz konusu dönüşümü ölçülebilir kılmak için gerekli adımları attıklarını dile getirerek, yürürlüğe koydukları Yeşil Varlık Oranı düzenlemesinden bahsetti. Türk bankacılık sektörünün uluslararası seviyede söz sahibi olduğunu dile getiren Kavcıoğlu, 'İstanbul Finans Merkezi vizyonu kapsamında başta Basel standartları olmak üzere mevzuatımızın uluslararası düzenlemelerle uyumunu önemsiyoruz. Geçtiğimiz dönemde yapılan değerlendirmede, bankacılık mevzuatımız Basel standartlarına uyumlu bulunarak uluslararası alandaki güvenilirliği tescil edilmiştir.' diye konuştu. Kavcıoğlu, hedeflerinin AB ile eş zamanlı ilerleyen bir uyum sürecini hayata geçirmeye devam etmek olduğunu, bu sürecin ilk bakışta sadece teknik düzenlemelerin gerçekleştirilmesi gibi görünebileceğini ancak bankaların itibarı, rekabet gücü ve dış finansmana erişimi açısından doğrudan karşılığı olan adamlardan söz ettiklerini anlattı. Sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavcıoğlu, şunları kaydetti: 'Türk bankacılık sektörü, geçmiş krizlerden çıkardığı derslerle bugün sağlam, dayanıklı ve uluslararası ölçekte saygın bir yapıya sahiptir. Önümüzdeki dönemde bu yapıyı korumak kadar, onu büyümenin ve kalkınmanın itici gücü haline getirmek de hepimizin ortak görevidir. Bankalarımızdan beklentimiz, ihtiyatlı risk yönetimini, reel ekonomiye verdikleri desteği, teknoloji ve insan kaynağına yaptıkları yatırımı aynı kararlılıkla sürdürmeleridir.' 'ARTAN TARİFELER VE KORUMACILIĞIN YÜKSELMESİ, KÜRESEL TİCARETTE YAVAŞLAMAYI BERABERİNDE GETİRMİŞTİR' Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Alpaslan Çakar, dünya ekonomisinin özellikle son yıllardaki makro görünümünü şekillendiren temel kavramın yüksek belirsizlik olduğuna işaret etti. Kovid-19 ile başlayan süreçte, jeopolitik gerginliklerin, dünyanın birçok yerinde meydana gelen çatışma ve savaşların belirsizliklerin yükselmesine sebep olduğunu dile getiren Çakar, 'Bunlara ilaveten, artan tarifeler ve korumacılığın yükselmesi, küresel ticarette yavaşlamayı beraberinde getirmiştir.' ifadelerini kullandı. Çakar, yaşananlar sonrası temel emtia fiyatlarında kalıcı bozulmalar ve tedarik zincirlerinde ciddi aksamalar olduğunu, ülkelerarası bloklaşmanın arttığını, güvenlik kaygılarının yükselmesi ile bütçe önceliklerinin değiştiğini, merkez bankalarının öngörülenden daha sıkı politikalar benimsediğini ve borçlanma maliyetlerinin arttığının görüldüğünü dile getirdi. Söz konusu olayların ekonomik sonuçlarına da değinen Çakar, dünya ekonomisinin son dönemde, iş yapış şekillerini etkileyecek yeni teknolojik gelişmelere tanıklık ettiğini ve yapay zeka alanında son dönemde ortaya çıkan yeniliklerin yaratacağı fırsatlar ve doğuracağı verimlilik artışını izlerken, bunun istihdam piyasası ve diğer risklere karşı oluşacaklarını yakından takip ettiklerini aktardı. 'POLİTİKALARI GÜÇLÜ ŞEKİLDE DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ' Çakar, dünya ekonomisindeki tüm gelişmelerin Türkiye ekonomisini de etkilediğini vurgulayarak, şöyle devam etti: 'Türkiye, Orta Vadeli Program ile finansal istikrarın sağlanmasına yönelik olarak çok kıymetli sonuçlar elde etmiştir. Geldiğimiz noktada ülkemiz ekonomisinin kırılganlıklarını azaltarak, şoklara karşı daha dirençli bir yapıya ulaştığını, enflasyonun düşme eğilimini sürdürdüğünü, rezerv görünümünün güçlendiğini ve daha uygun koşullarda kaynak teminini sağlayan risk primimizin iyileştiğini görmekteyiz. Son dönemde oluşan şoklar karşısında oldukça hızlı ve tam koordinasyon içinde reaksiyon veren ekonomi yönetimimiz, yerinde alınan önlemlerle ekonomi üzerinde kalıcı hasar oluşmadan sürecin atlatılmasını sağlamıştır. Buna karşın, önümüzdeki dönemde ülke olarak sürdürülebilir büyüme hedefimize ulaşma konusunda engelimizin hala yüksek enflasyon olduğunun bilincindeyiz. Bankacılık sektörü olarak, en önemli sorunumuz olan enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesine yönelik dezenflasyonist önlemleri, sürdürülebilir cari dengeyi, bütçe disiplinini ve yapısal dönüşümü hedefleyen politikaları güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz.' 'BİLANÇO BÜYÜKLÜĞÜMÜZ, 2026 NİSAN İTİBARIYLA 50 TRİLYON LİRAYI AŞTI' Çakar, bankacılık sektörünün; dengeli bilançosu, yetkin ve değişime açık insan kaynağı, ödeme sistemlerinin etkinliği, teknolojik gelişmelere hızlı adaptasyon kabiliyeti ve güçlü kurumsal yapısıyla Türkiye'de pozitif ayrışan ve bu anlamda birçok sektöre öncülük eden bir yapıda olduğuna dikkati çekti. Sektörün söz konusu nitelikleriyle tasarrufların en verimli şekilde değerlendirilmesini sağlayarak büyümenin finansmanına katkı verdiğini bildiren
📤 Bu haberi paylaş: 𝕏 f 💬 in